Adını Siz Koyun


Onunla henüz tanışmadıysanız eğer,hayatınızda birşeylerin eksik olduğunun farkında da olmazsınız zaten…
Ve siz,bu yaşınıza ve şimdi bu satırları okuduğunuz şu ana kadar hayatı nasıl yaşamışsanız,hayattan nasıl zevk …alıyor,neye üzülüyor neye seviniyor,nelerden mutlu oluyorsanız.Yarın da aynı hayatı yaşamaya devam edecek,aynı şeylerle üzülüp aynı şeylerle sevinecek ve aynı şeylerle mutlu olacaksınız..Bugüne kadar hayatı ne denli yaşıyorsanız,mutlu yada mutsuz,öylede devam edecek…Çünkü,sizin görüp bildiğiniz bunlardır…Farzet ki siz bu hayattan mutlusunuzdur da…Onun eksikliği sizin mutlu olmanıza engel değildir…Düşünün, dünyada onu tanımayan milyonlarca insan var…Hatta tanıyan hiç yok gibi…Ama,insanlar yinede mutlu…Neden…? Çünkü,onun yokluğu değil, varlığıdır sizin hayatınızı değiştiren…Ancak onu tanıyınca ondan öncesi ondan sonrası vardır…

Eğer siz kulaktan dolma bilgilerle onun varlığından haberdar olursanız,sakın olaki onu aramaya çıkmayınız.Bulamazsınız çünkü.Bu yolda servetinizi harçayıp ömrünüzü tüketseniz yinede onu bulamazsınız…Çünkü, aradığınızın sadece adını biliyorsunuzdur ama neye benzediğini bilmediğiniz için bulsanız bile onu tanıyamaz onunla tanışamazsınız..Belki siz onun yanından geçip gidersiniz,belki o sizi görmeden yanınızdan geçip gider…O ancak kendi istediği zaman gelir sizi bulur..Ama tabi onun istediği siz iseniz..Sen neyi aradığını bilemezsin ama,o neyi kimi aradığını çok iyi bilir..Ve istediği yüreğe sahibine bile haber vermeden sessiz sedasız yerleşiverir…Sen bile çok sonra anlarsın…Ve işte o zaman,içinde birşeyler kıpırdadığı zaman, yüreğindeki yabancının kim olduğunu öğrenirsin…Hayır hayır bu kadar çabuk öğrenemezsin…Önce hayatın değişecek…Hani onu tanımadan önce yaşadığın bir hayat vardıya..O hayat baştan sona yalan olacak..hani üstelik sen o hayattan memnundunda mutluydun da…Ama yalan oldu işte….O güne kadar ne varsa hayatında seni mutlu eden,hepsinin yerini tek başına o aldı artık…O ki mutluluğun en yüce katı,o ki mutluluğun doruk noktası, şahikası.Ki ondan güzel birşeyde yoktur artık…Ve artık onun tarfide yoktur,ona benzeterek anlatacağın birşeyde yoktur .Çünkü,onun dünyada eşi benzeri yoktur…

Sevgi deriz,sevmek deriz.Ama o sevgiyede benzemez…
Sevgi,sevmek tanrının bize bir lütfudur..Hepimiz severiz…Yüreği olan her canlı sevmesini bilir ve sever..Hem çok kolaydır sevmek…Annemizi severiz,annedir çünkü..onu sevmek için anne olması yeterlidir…Babamızı severiz babadır çünkü…Kardeşlerimizi,eşimizi çocuklarımızı severiz..Onları sevmek için eksra bir neden aramayız…Onlar sevgisiyle vardır zaten…Hısım akrabayı severiz,dostlarımız arkadaşlarımız vardır,onları severiz..Hatta sevgimiz sadece insan sevgisiyle sınırlı kalmaz…Doğayı severiz,ağacı kuşu,otu böceği çiçeği severiz..Severiz işte, gönül olurda sevmemek olurmu hiç…Ama o başkadır,onun sevgisi başkadır…Sevilecek en güzel şeyleri saydım,ama onu bunların içinde saymadım…Neden..?Bu saydıklarımın hiç birine hasretlik çekmezsiniz çünkü…Hadi uzakta bir kardeşiniz var,özleyince,yada aklınıza gelince hemen ararsınız onu, özleminizi giderirsiniz..Bir daha ya özlediğinizde yada aklınıza geldiğinde ararsınız…Ama o öylemi…Onu ne aklınıza geldiğinde nede özlediğinizde arayabilirsiniz,yada her saat arayın hiç farketmez..Onu aramak ne özleminizi giderir nede aklınızdan çıkarır…O her daim aklınızda ve özleminizdedir..Fakat,bunlar seni ne mutsuz eder nede hüzünlendirir..Çünkü o bunları yanlız sana yaşatmaz,madalyonun diğer yüzüde aynıdır…Zaten onun karakteridir bu, onu o yapan şeydir bu..Aynı anda iki yüreğe hükmetmek,iki yüreğe aynı anda aynı duyguları yaşatmak..Sadece dugularınamı ? düşüncelerine fikrine zikrine hatta bedenine davranışlarına…Düşünün bi, O tek taraflı olduğunda ; O duyguyu tek taraflı yaşayan kişi,her kapı çalındığında gelenin diğer kişi olduğunu ,her telefon zili çaldığında arayanın yine o olduğu düşüncesiyinle heyecanlanıp ayaklanır..Yüreği tir tir dir…Ama ne gelen odur nede arayan odur…Fakat,onu iki taraflı yaşayanlar..Yani gerçekten onu bulmuş olanların böyle bir kaygıları yoktur..Karşısından böyle bir beklentiye girmez..Ama,o sinyal yüreğine kapı yada telefon zilinden önce gelir…Önce gelir ki..Ben önce arayayım diye telefona uzandığında telefonun zili çalar ki ,arayan odur…
Eğer sizde onu tanıyorsanız ve yaşamışsanız,sizede aynı şeyler olmuş olabilir…Kalp kalbe karşıdır derler ya hani…Günlerce haftalarca onu aramayıp görüşmediğinde yada bir satır bir mektup yazmadığında,oda sizi aramamış yazmamışsa,bugün ona yazmaya yada onu aramaya veya ona gitmeye karar verdiğinizde,bir bakmışsınız aynı anda o size yazmış,yada o size gelmek için yola çıkmıştır…Çünkü, o dediğimiz şey iki yüreğe aynı anda komut verir..Zaten bu böyle yaşanmıyorsa o şey o değildir…

Artık ondan konuşma zamanı gelmiştir…Ondan önce ne idin ondan sonra ne oldun.Onunla tanıştıysan,hele bu tanışmanın ilk zamanlarını yaşıyorsan,önce şaşkın bir hale bürünürsün…Kendi kendine cevaplayamadığın sorular sorarsın…Yüzünde daha önce hiç hissetmediğin bir tebessüm belirir,dedimya kendi kendine şaşarsın…Ve o anı daha sonrada hiç unutamazsın…Artık sende bir başka sen oluşmuştur..Eski hayatın son bulmuş yeni bir hayata başlamışsındır..Bundan sonraki her halin her tavrın birbaşka insanmış gibi değişecektir,hemde çok güzel değişecektir..Önce hayatın daha güzel olduğunu farkedeceksin…Eskiden gözüne gönlüne hoş gelmeyen şeyleri daha güzel göreceksin…Hiç kimse seni üzemeyecek sende hiç kimseyi üzemeyeceksin…Çünkü sen artık herşeye gönül penceresinden bakacaksın.O pencereden hiçbişey çirkin görünmez zaten…Sen bunları yaşarken,onun sana verdiği enerjiyi mutluluğu içinde saklayamayacak taşacaksın….Etrafındaki herkes te bu güzellikten gönüllerine düşeni alacaktır….Bütün bunlara sebeb olan o dur…Belki sen eskiden de her güzel şeyi seviyordun ama,o sana öyle bir sevgi getirdiki tanrının yarattığı herşeyi güzel çirkin demeden ,daha doğrusu baktığın herşey sende bir başka güzelleştiğinden herşeyi sever olmuşsundur artık…Bu arada onun gelirken yanında getirdiği o güzel insanı unutmamak lazım…Ondan hiç bahsetmedim değil mi? Bir gün onuda anlatırım…Ama, gerek varmı bilmiyorum,siz söyleyin…

Sefer Keskin…01/11/2010

2 Şubat 2011 tarihinde eklendi.

Etiketler:

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Sayfa başına git