Annem…! Bir Gülüşüne Güneşi Kurban Ederim


ey ölüm…!
sendin bildim…
öptüğüm

ey ölüm…!
sendin bildim…
boğazımdaki kördüğüm

ah ölüm…!
su dinginliğinde akıp giderken hayat…yüreği sıkıştı gülün
kanat çırpıp uçamadı kınalı güvercin…toprağa düştü bugün
.
Annem…!
canımın yarısı
göğümün güneşi…ömrümün sımsıcak umudu
hüzün yüklü gün görmemiş gözlerini…ebediyete yumdu bugün

Annem…!
ne zaman üşüsem…
ipek şal gibi sımsıcak sarıp-sarmalardı
ne zaman umutsuzluğa düşsem…
bahar çoşkusu gibi bitiveren…
dört mevsim yediveren mor çiçekli bir daldı
.
Annem…!
rengârenk masum düşleri olan dağlarca seven…
karbeyazı mukaddes bir gül-dü
şimdi…yakama iliştirdiğim…
siyah-beyaz bir fotoğraftan bakıyor ufka asmış gözlerini
sararmış yaprak gibi düştü toğrağın kucağına…öldü

Annem…!
nefesinde şifa bulduğum
ıhlamur kokulu şelâle saçlarından yıldız derip…
karanlıklarımda ışığına tutunduğum
ay yüzlüm mabedim
senin bir gülüşüne güneşi kurban ederim

Annem…!
o ferahfeza gözlerindeki ışıl ışıl nur sönmüş
gülüşünü yitirmiş o doyumsuz suz-i dilara yüzün…
segâh-ı ağır semai’ye dönmüş
kelebek kanadı ellerin sanki buz saçağı sarkıt…
mübarek zemzemle kutsasam da
yıllarca avuçlarımda saklasam da çözülmez…kaskatı donmuş

Annem…!
ne çok yoksun…bir bilsen…ne çok yoksun sen
merhem olmuyor ağıtlar…
her yanım sis her yanım pus…sanki cehennem
yıkık-dükük tarumar…viraneye döndü gönül çilehanem
.
ne sütün kadar beyaz kefenine sarılmalarım
ne alnına kondurduğum veda buselerim
ne de mübarek ayaklarınla bastığın yerlere yüz sürmelerim
içimdeki feryadı dindirmeye…hasret yangınını söndürmeye yetmedi
hayalinle avunurum sandım
şu cihandaki hiçbir çiçeğin kukusu…kokun gibi beni bahtiyar etmedi

Annem…!
bir bilsen…
yerine hiç kimseyi koyamadığımı…çıkıp geleceksin
açıversen o hüzzam bakışlı gözlerini…;
sanki güneşi içtiğimi…
kezzap kuyusuna düştüğümü…
Hiroşima gibi yanıp tutuştuğumu göreceksin

Annem…!
ses verirsen dualarıma…
giriverirsen rüyalarıma…
el vurursan kanayan yaralarıma
bir lahza…sana kavuştuğumu hissedip rahatlayacağım
bir kerecik “Gel” deyiverirsen…
pamuk şekeri bulmuş çocuklar gibi koşup…
o Firdevs-i Cennet kucağına atlayacağım

Annem…!
tek tesellim…
seni Yüce Yaradan’a teslemek
üşümeyeceksin artık…
güneşin kızıl göğsüne yaslamak
.
ebedi istirahatgâhın nur ile dolsun
Efendilerimiz komşun…
mekânın Cennetül-Adn’da kurulsun
Allah’ın rahmeti mağfireti üzerine olsun

..
.
Annem…!
gül yüzlüm… melekler gibi derin derin uyuyorsun
ve hep uyuyacaksın…bu öksüz yüreğin en müstesna yerinde
vuslata erene kadar…
özlemlerimi yağmur bulutlarına sarıp…her gün çisil çisil yağacağım kabrine
buselik göz yaşları ve suzinak dualar göndereceğim…
sonsuz uykunda baş yastığına tüy olsun diye

Annem…!
kimi yaraların kabuk bağlamadığını
ve ölümün taptaze bir başlangıç olduğunu bilsem de…
her dem…boyanmayı özleyeceğim o sıcacık sevginin rengine
hangi ateş sönmediki…hangi deli rüzgâr dinmediki…
sonunun ölüme varacağını bile bile

Annem…!
teri gül teni gül Annem…!
bütün güllerin kalbi kırık
hiçbir sözün teselli etme gücü yok…dile gelmiyor ayrılık
sen…anılar denizinde bir beyaz yunussun artık
.
durdu zaman…üfleyip söndürmüş olmalı ecel bana inat
teri gül teni gül Anem…! nur içinde yat!
nur içinde yat!
nur içinde yat!

..
.
Annem…!

*tahsin özmen bez bebekler de üşür çatım&baskı yay ank 2006

21 Ocak 2012 tarihinde eklendi, 1.994 kez okundu.

Etiketler:

Annem…! Bir Gülüşüne Güneşi Kurban Ederim Konusuna 2 Yorum Yapıldı
  1. öykü dedi ki:

    çok güzel

  2. öykü dedi ki:

    çok güzel şiir.ama biraz uzun.ama yinede tek keilmeyle muhtaşem

Sayfa başına git