Aşkın Mahşer Günü…


katran karası gecelerde yalnızlığı seviyorum sanma
odama çekilip hırçırıklara boğulmak istemiyorum
gece yokluğunun bir yarısı
hoşlanmıyorum sessizlikten,
dört duvarla uzun uzun sohbetlerden
biri görse deli diyecek biliyorum
acıyla bakacak gözlerime
sen herşeyden habersiz kendi aleminde
umurunda mı, yokluğun ne berbat bir zaman

aslında hata bende
kapılmamalıydım sana birkez daha
ama sevmek böyle birşey sevgilim
canının acıyacağını bilerek dikene dokunmak gibi
gözlerimde yaş, yüreğimde telaş
ne yapacağımı bilemiyorum
hani, unutmak kolay olsa
yaşamımın senli tarafından hatıraları sileceğim
o hiç olmadı, o yoktu diyeceğim
ama olmuyor işte…
ne yaptın ki bana, nasıl aklımı aldın başından
tüm zamanım sen olmuştun düne kadar
aklımı böylesi meşgul etmeye hakkın var mı senin
beni çareler arasında çaresiz bıraktın
ümitler içinde ümitsiz
şimdi geceler
Sen yoksun yine, zaman durdu
güneş şafaktan süzülmez bu sabah
yerler gecenin yağmurundan ıslak
kimse duymaz mı çakan şimşekleri benden başka
bir benim ışığım açık, herkes uykuda
ben kendimle başbaşa onlar kim bilir kaçıncı rüyada?

offf sevgili offff! …
bilsen nasıl yanar yüreğim
kor olmuş sevdan dağlar yüreğimi
yokluğunun her anına oklar batar bedenime
içimde kızılca kıyametler kopmakta
bu aşkının mahşer günü
ve sen hesaba çekilecek günahkar
ya da… bu aşkta tanrı kim?

Fatma Akar

16 Ekim 2012 tarihinde eklendi, 782 kez okundu.

Etiketler:

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Sayfa başına git