Siirler.Biz

siir

Heybemde umutlarım, Gözüm yolda, gönlüm yolda. Bir göcebeyim tutkunun sınırlarında Güneşe bağrımı açıyorum. Yeni rotalar bulurken, Biraz da kendimden kaciyorum.
Yaslı yüreğim Kaybetmekten değil Hiç bulamamış olmaktan Anılar yok Öpüşler… Eksik değil Anla beni İçime bak, gör Dokun yüreğime Avucunun içine al Sonra dön ve sor Ah bizsiz geçmiş zaman! Koca bir...
Burda çiçekler açmıyor, Kuşlar süzülüp uçmuyor, Yıldızlar ışık saçmıyor, Geçmiyor günler, geçmiyor. Avluda olta vururum; Kah düşünür, otururum, Türlü hayaller görürüm; Geçmiyor günler, geçmiyor. Gönülde eski sevdalar, Gözümde dereler,...
Ey gönül, kuşa benzerdin, Kafesler sana dar gelir; Bir yerde durmaz gezerdin, Hapislik sana zor gelir. Ey gönül, acaip huyun, Boğazından geçmez tayın, Acır testindeki suyun; Aklına...
Gerçi, kafamı vurdum duvarlara yeisle; Gerçi, benden kaçtığın zaman yanlış bir hisle, 'Niçin anlaşılmadım? ' diye çok inledimdi. Şimdi kalbim rahattır, şimdi başım...
Sevip sevip yarı ele kaptırmak Kara bahtın bana eski işidir. Ömrümdeki yıllar kadar yar sevdim Her biri bir başkasının eşidir. Canlar verdim her birinin...
Göklerde kartal gibiydim. Kanatlarımdan vuruldum; Mor çiçekli dal gibiydim, Bahar vaktinde kırıldım. Yar olmadı bana devir, Her günüm bir başka zehir; Hapishanelerde demir Parmaklıklara sarıldım. Coşkundum pınarlar gibi, Sarhoştum...
Öyle günler gördüm ki, aydın gökler kararıp Bahtım bir bulut gibi üstüme çöker oldu, Her gözümü yumunca tanıdık yüzler görüp, Hayaller alev alev...
Seneler sürer her günüm, Yalnız gitmekten yorgunum; Zannetme sana dargınım, Ben gene sana vurgunum. Başkalarına gülsem de, Senden uzakta kalsam da, Sevmediğini bilsem de Ben gene sana...
Arzularım muayyen bir haddi aşınca Ve kulaklar sözlerime sağırlaşınca Bir ihtiras duyup vahşi maceralara Çıkıyorum bulutları aşan dağlara. Tanrıların başı gibi başları diktir, Bu dağları...
Niçin bu derenin suları kara, Niçin böyle hırçın akıyor dere? .. Niçin deli gibi koşup kenara, Billurdan kancalar takıyor dere? .. Arzun tutunmaksa eğer...
Beni en güzel günümde Sebepsiz bir keder alır. Bütün ömrümün beynimde Acı bir tortusu kalır. Anlıyamam kederimi, Bir ateş yakar derimi, İçim dar bulur yerimi, Gönlüm dağlarda...
Göklerin yüzü güldü mü Dünyaya geldiğin zaman? Azgın sular duruldu mu Dünyaya geldiğin zaman? Güneşler gibi tek miydin? Ay ışığından ak mıydın? Böyle nazlı çiçek miydin? Dünyaya...
Hey bir zaman bakıp bakıp Seyrine doyamadığım! Şimdi gurbette bırakıp Sesini duyamadığım! Evde kapanıp kaldın mı? Seyrana çıkıp güldün mü? Başkalarının oldun mu? 'Benimsin!' diyemediğim! Akıtıp gözüm yaşını Hatırlarım...
geçmedi yare sözümüz yollarda kaldı gözümüz yere sürüldü yüzümüz böyleymiş karayazımız. çiçekler açılmaz oldu pınarlar içilmez oldu yar bize gülmez oldu böyleymiş kara yazımız. yalnız ona yar demiştik onda...
Başın öne eğilmesin Aldırma gönül aldırma Ağladığın duyulmasın Aldırma gönül, aldırma Dışarda deli dalgalar Gelip duvarları yalar Seni bu sesler oyalar Aldırma gönül, aldırma Görmesen bile denizi Yukarıya çevir...
Yanıyor beynimin kanı, Bilmem nerelere gitsem? İçime sığmayan canı Hangi rüzgara eş etsem? Akşam sular karardı mı Bir dağa versem ardımı, İçimi yakan derdimi Sağır göklere anlatsam... İçiliversem...
Ela gözünden akan Ateşli nazarların Acaba acımadan Kimi yakacak yarın? Dudakların acaba Kimlerle öpüşecek? Kimler yarın acaba, Tuzağına düşecek? Anlıyorum, bizlerden İntikam alıyorsun. Lakin ey kadın bilsen, Nasıl alçalıyorsun. (11.11.1926) Sabahattin Ali