Değilmiş


Söylenen bunca söz kalmış öğütte
vefa; semtin adı “bile” değilmiş…
Balık çıkmış, güneşlenir söğütte
İnen yağmur küle,  “göle” değilmiş…

Hani insan donup kalır ya bazen
Dört mevsim gözünde tüllenir hazan
Ne dinleyen anlar, ne mutlu yazan
Yolculuk gönülden “dile” değilmiş…

Öğütür zamanı, akrep-yelkovan
Bize mekân dünya, arıya kovan
Temelsiz bir ömür, besbelli yavan
Kâinat bir gurbet, “sıla” değilmiş…

Yanılt beni, zannımdan geri çevir
İşte bu beklenen, yakışan tavır:
Fikrine yapışan putları devir
Her ter ve gözyaşı, “çile” değilmiş…

Kimi din satıyor, tezgâhında din!
Kin doldurur kimi, heybesine kin!
Kandan beslenenin, hüsranı yakin
Saplanan her çivi, “nala” değilmiş…

Rekabetle, husumet bir tutulur,
Sözler yara açar, öz uyutulur
Sunulan mı?… ne yenir, ne yutulur
Bütünlük görüntü “ile” değilmiş…

İnsan var darası özünden ağır
Bencil, poliyüzlü, ukalâ, sağır
Gir sen de şiire, bağır ha bağır:
Bunca naz ve endam “güle” değilmiş…

İnsana yatırım yapıp da kes ye (!)
Kazandığın, helâl midir keseye?
Dilerseniz, yazalım dört köşeye :
Ölmüşüz, okunan “sâlâ” değilmiş…

Ali Rıza MALKOÇ  22/05/2010 Bursa

15 Aralık 2011 tarihinde eklendi.

Etiketler:

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Sayfa başına git