Gel


gel, bedenini evinde bırak da gel
ruhunu da istemem, yüzünden bir tebessüm alıp da gel
saçlarını görmesin hiçbir göz, zülfünü boynuma dola da gel
kimseler duymasın, hatta sen bile bilme
sadece bir an bir boşluk hisset aynanda
ve ardından aynen yaşansın her şey o ana kadar nasılsa
sonra anla ki kaptırıvermişsin gönlünü bana bir anda
işte hüzün gözlüm bana böyle gel
görüyorsun ya çaresiz değil derdim
üstelik merhem ne saçların, ne ruhun, ne de gözlerin

gel, üzerime bütün vahametiyle batan bu kaçıncı güneş
her doğuşundan ne medetler umduğum bu kaçıncı kamer
ayazında donarken de, yağmurunda ıslanırken de,
sıcağın da korlar misali yanarken de seni hissettiğim bu kaçıncı mevsim
yetmedi mi piştiğim bunca zaman gönül çilehanem de
kan çanağı gözümden döktüğüm onca yaş yetmedi mi
daha ne istersin benden, aklımı dahi sana vermedim mi
ondan değil midir şimdi ortalıkta deli misali gezişim
seni anarken kulaklar sağır eden serzenişlerim
sana gel, gel derken benim benden gidişlerim ondan değil mi

gel, kimsenin gelmeye cesaret edemediği türden gel
yollar yansın, hatta şehirler batsın, yerlere gölgeni düşürmeden gel
annen hissetmesin yokluğunu, babanın içine sızılar düşmesin
kardeşlerin bilmesin benimle aşk diyarında vecd ile meşk ettiğini
gözleri kandırsın onları, hepsi sansın ki sen yanı başlarındasın
oysa sen benimle olmuş ol, dert değil bir onlar görse de yüzünü
yeter ki bana söyleyebilsin sen kokan rüzgârlar sevincini ve hüznünü
duy yar, irşadı vazife saydım gel diyerek bin kere çağırdım seni
pervane olmak var iken sana, ateşten ateşlere atma beni
bilirsin, güneş bile yakmazmış mum ışığına aşıksa kelebeği

19.10.2011 Hamburg-Fulsbüttel-Nord

Seyfettin Çabuk

6 Kasım 2011 tarihinde eklendi, 554 kez okundu.
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Sayfa başına git