Gidiyorum bu akşam


Gidiyorum bu akşam
Alıp götürüyorum seni de
bütün eşyam
bir valiz
bir keman ve piyanom
ve bütün ağırlığnca İstanbul

gidiyorum bu akşam
kemanımın sesi benden önce
piyanomun tuşları ardımda adım adım
o gün arefesiydi
sancılı veda buluşmasının

böğürtlen yemiş yaramaz çocuk gibiydi dudakların
ah yine o koku
Funda kokulu saçların

sağ elimin avucuna bırak sol elini
sağ elinle omuzumdan tut
benim elimse senin belinde
yavaş yavaş dönmeye başla
dönelim

bu akşam gidiyorum
uçuyorum Parise
hani bir film vardı

‘Pariste son tango’

işte bu bizim son dansımız
birgün buluşacağız son istasyonda
ve sen bakacaksın sen nehri gözlerinle
ben boğazımda düğümlerle
gideceğim bu akşam

yaımda valizim sen
ve istanbul bütün ağılığıyla hatıralarıyla
farzet gitmemişim
İstanbuldayız
başbaşayız
Galatada kule dibinde
ya da kulenin tepesinde

tut elimi dönmeye başla
işte dans bunun adı
duyguların dansı bu
adı dans
adımlar yavaş yavaş
yavaş bir dans bu
şimdi sal omuzuma Funda kokan saçlarını
gözlerini gözlerimden ayırma
sen bilmeyeceksin ama
bu akşam gidiyorum
uçuyorum Parise

kendine iyi bak
İstanbula da
bizim için köprüye git arasıra
sahilde dolaş kuşlara yem at
simit te ye bizim için
kendie iyi bak
sei sana ve
istabul’u sana bıraktım
tüm hatıralarıyla
ağırlığınca

Yüksel Nimet Apel

26 Kasım 2010 tarihinde eklendi, 624 kez okundu.

Etiketler:

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Sayfa başına git