Güllerin Perisi…


…Bir öyküydü Bulutların beyazında başlayan
Bir öyküydü asırlar boyu hatırlanan,anlatılan…

Bembeyazmış Gökyüzü,Bulutların amansız yolculuğunda
Ve Bir güzel Peri yaşarmış,Güllere karışan bu Gülistanda
Güzelmiş hayatı,severmiş Bulutları,yolculukları,ama ne fayda
Merak edermiş yeryüzünü,aşağıda dolaşan varlıkları daima

Birgün yol açmışlar Bulutlar yedi kat yukarılardan
Bir Melek,Güllerin Perisi,gökyüzünden inmiş aşağıya
Gül yapraklarından erişilmez kokusunu da yanına almış
Gül Güzelinin sıcaklığı,sevgisi dolmuş o an bütün dünyaya

Şöyle bir etrafına bakınmış,nasıl bir yerdir gerçekte diye
Görmüş gözleri,dopdolu bir sonsuzluklar bahçesini
Sevmiş buraları da Gökyüzü gibi,seveni,aşığı bol diye
Güzel demiş sevgiyi ona,dünyanın kulağına fısıldayan sesi

İçi bir hoş olurmuş oysa daima,bulutların üzerinde
Bembeyazmış dünyası,başımızın tam üstünde
Karmaşıkmış duyguları! Neresidir acaba burası
Varmıdır yaşadığım yerden daha üstünü,sevilir olanı

Çünkü güzelmiş Bulutlar,sanki yeni yağan karlar gibi
Doğarmış erkenden Güneş,ısıtırmış saçtığı ılık nefesi
Derken geceler serermiş üzerine yıldızlardan bir örtü
Bir rüyalar alemine yol alırmış bu şekilde bu öykü

Karmaşık hislere kapılmış bu yeni bulduğu dünyada
Zamanlar yol alırmış yine,hem aşağıda hem yukarıda
Geri dönüp gitsin mi tekrar bulutlara, bilememiş
Gül yapraklı yollarına varmış,durmuş,yine beklemiş

Sonsuzluğa daha yakın olsa da Bulutlar ve Gökyüzü
Birşeyler varmış dünyada,belki de severmiş onu gönlü
Derken Bulutlara giden Gül bahçelerinden,uzaklara yol almış
Güzeli daha güzel olan,tanımadık İllere ulaşmış

Bakmış ki insanlar yaşarlar sevgi dolu bir dünyada
Aşıkları bolmuş,hayatları sanki erişilmez rüyada
İliklerine kadar ısınmış görünce onların yaşantısını
Demiş,artık benim yerim bu dünyadır,onların yanı

Sevgi dünyalarına eklenmiş varlığıyla esas büyük sevgiler
Gül kokuları yayılmış Cihana,benzeri görülmeyen,bilinmeyenler
Gönül dağlarında asırlardır biriken tüm kocaman karlar erimiş
Güllerin güzel nefesi,efsanesi,sevgi vermiş,aşka burda erişmiş

Eridiğini hissetmiş kalbinde saklı duran aman vermez buzulların
Bulutlarmı aşkım mı demiş,anısı varmış oysa tüm hatıraların
Ne de olsa zormuş,alışkanlıklarından,dünyasından vazgeçmek
Bulutların beyazından yeryüzünün renkli cümbüşüne inmek

Fakat,yoklamış içinin bilinmeyen,saklı kalan derinliklerini
Yukarıda ki ıssız Cennetten evladır demiş ona o an kalbi
Karar vermiş artık sevgiyle dolu bu dünya da,yeryüzünde kalmaya
Gül kokusunu,sevgisini,sıcaklığını bu aleme daha çok yaymaya

Ve,gün gelmiş,Cihan artık onun sevgisiyle anılır olmuş
Gül bahçeleriyle dolmuş bütün sevgiye susamış çorak topraklar
Aradığı aşkını,yolların nihayetini, sonunda bir gönülde bulmuş
Gül Cennetine dönüşmüş artık bilinir,bilinmez,o bütün dünyalar

Ölümsüzlük iksiri içmiş gibi ebediyyet denmiş adına
Gülbahçelerin de anlatılmış hikayeleri,hep kuşaktan kuşağa
Yeni aşıklar adet edinmişler evvela Gül Bahçelerini ziyareti
Bizimde aşkımız ölümsüz olsun,yardım eylesin diye Peri

Ve,Bulutlardan inen gül yapraklı merdiven çekilmiş birgün yukarıya
Ölümsüz Güller Perisi,yurdunu vatanını Dünya demiş bundan sonra
Bugün dahi açarmış dünyanın her bir yerinde ondan hatıra olan Güller
Sonsuzluğun nefesinde gizliymiş adına okunan o sıcacık nağmeler

Güllerin güzel Perisi gerçek Cenneti bulmuş yeryüzünde,yurdu bilmiş
Oysa derler yaYedi kat Gökyüzü,işte hepsi sanki onun için varedilmiş
Birgün orada,birgün burada dolaşırmış olduk olmadık alemleri
Varedermiş tüm zamanlarda,kurumuş çorak topraklarda,o Sevgiyi,o Gülleri…

26.şubat.09.İzmir
Ali Efeoğlu

 

17 Mayıs 2013 tarihinde eklendi, 606 kez okundu.

Etiketler:

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Sayfa başına git