Siirler.Biz

Fikret Turhan

sen yakmıştın içimdeki o sevda ateşlerini çersiz çöpsüz çakmaksız orman yangını misali söndürmesi imkansız... sen bırakmıştın içimdeki o ateşin küllerini bacasız rüzgarsız manasız ocak başı misali eşelemesi imkansız... sen yazmıştın içimdeki o kara...
dumanında kaldım yar, ateşinde yandım yar of of yandım yar... nazarımda kaldın yar, yüreğimi yaktın yar of of yaktın yar... dumanım ol ört beni ateşim ol yak...
damlalar, buluttan kaçarcasına… yaşlar, gözlerimden koparcasına düşüyordu… tutanı yoktu !… damlalar, penceremin camında… yaşlar, yüreğimin kenarında acılarla dans ediyordu… göreni yoktu !… damlalar, saçlarımı okşarcasına... yaşlar, dudağımı yakarcasına dalgasını geçiyordu... anlayanı yoktu !... Fikret Turhan-Yalova 22 temmuz 2017
sen, duymak istediğim TEK SESTİN bulutların ötesinde rüzgarların berisinde olmalıydın yalnızca kulağımın TAM DİBİNDE !... sen, görmek istediğim TEK RENKTİN güneşlerin ötesinde çiçeklerin berisinde olmalıydın yalnızca gözlerimin TAM İÇİNDE !... sen, tutmak istediğim TEK...
gel güzelim gel sen denizim ol ben rüzgarın gel oynaşalım ay ışığında sen altta ben üstte dalga dalga... gel güzelim gel sen çiçeğim ol ben...
bakışımda hep sen ol gözlerime sererim seni bebeğimde hep sen ol beynime yazarım seni... nefesimde hep sen ol ciğerime alırım seni dumanım hep sen ol yüreğimde yakarım...
canıma can kanıma kandın alsam da versem de her nefesimde sen vardın... elime el dizime dizdin tutsam da dokunsam da her hareketimde sen vardın... özüme öz fikrime...
sen, öyle bir yangındın ki göğüs kafesimde... sana, her baktığımda yalımlar fışkırırdı gözlerimden sana , her dokunduğumda kor ateşler düşerdi ellerimden sana, her sokulduğumda bir bir kırılırdı çubuklar kafesimden... Fikret Turhan-Yalova...
ateşin; dumanı vardı alevi vardı... oysa senin; dumanın bakışında alevin soluğundaydı... yak yakabildiğin kadar !... ateşin; koru vardı çıtırtısı vardı... oysa senin; korun dudaklarında çıtırtın endamındaydı... kır kırabildiğin kadar !... ateşin; ocağı vardı maşası vardı... oysa senin; ocağın kucağında maşan kollarındaydı... sık...
yollar benimdi her durağında sen ne zaman durup dinlensem kucağımda sen... sarsam sen koklasam sen öpmeye kalksam dudağımda sen... bağlar benimdi her ocağında sen ne zaman bir çiçek...
gönlüm yelken rüzgarı sen uçar giderim ben sen ne kadar esersen... gönlüm deniz kumsalı sen üstünde yatarım ben sen ne kadar istersen... gönlüm liman gemisi sen açar dururum ben sen ne...
benimdi; elin yüzün o tatlı gülüşün ben bakmasam da !... benimdi; saçın kaşın o tatlı bakışın ben tutmasam da !... benimdi; sesin nefesin o tatlı sözlerin ben duymasam da !... benimdi; adın şanın o...
dudağımın ucunda bir damla su olsaydın sen dilimin ucuyla yakalardım seni usulca ben... gözümün ucunda bir damla yaş olsaydın sen parmağımın ucuyla yakalardım seni usulca ben... burnumun...
rüzgar, derin soluklu bir nefesti ne zaman ki ağaçlık bir alana geldi ona uğultu dendi... duymasını bil !... sevda, uzun soluklu bir nefesti ne zaman ki çıkmaz bir...
bulutlar, göle düşmüştü ki de sularla iç içe sanki yıllarca kardeş gibiydiler... yıldızlar, göle düşmüştü ki de suların üstünde sanki yıllarca kalacak gibiydiler... dağlar, göle düşmüştü ki de suların içinde sanki yıllarca saklanmış gibiydiler... işte benim...
sessiz eserdi hasret rüzgarları yine de dalga dalga kabartırdı duyguları ne bir gemi ne bir mendil olmasa bile dolup dolup taşırırdı sensiz limanları.. sessiz yanardı hasret...
nice güzel insanlar vardı onlar ki ana idiler baba idiler abla-kardeş idiler can idiler kan idiler dost idiler kaybolup gittiler! ... ne güzel sevdalar vardı onlar ki göz idiler...
bağa varsam gülümü unuturdum gül burnumda dursa bile koktuğunu unuturdum... aşka varsam adını unuturdum adın aklımda olsa bile duyduğunu unuturdum.. dağa varsam yolumu unuturdum yol önümde dursa bile olduğunu unuturdum... aşka varsam adını...