bazen, gökte rüzgarlar dalda yapraklar susar… doğa o kocaman gürültüsünde bile kendini dinler !… bazen, gönülde fırtınalar gözde dalgalar susar…...
Fikret Turhan
ne zaman seni düşünsem içimde hep sözcükler uçuşur ne zaman yazmak istesem kalemimde hep dizeler oluşur…. nefesimde gülümdün sen aç...
gökyüzünde bulut yok iken yağmurlar düşmez iken anla işte !… sırılsıklamdı her yerim senin yüzünden…. güneşler doğmaz iken güller açmaz...
saçının ucunda yağmur damlası kirpiğimin ucunda gönül yarası bulutlar ağlarken dağlara taşlara ben ağlıyordum yalnızca sana… kaşının ucunda ayın hilali...
elimde kalem olsa seni çizerdim kaş kaşa göz göze içine gizlenirdim… elimde kalem olsa seni yazardım sayfa sayfa mısra mısra...
sesin yüreğime akıyordu yüreğim gözlerimde senin için çarpıyordu seller sürüklüyordu beni tutunacak dalım yoktu… ne olursun yakala beni !… adın...
incir dalda sallanır yar yoluma yollanır ben yarimi beklerken yar dilimde ballanır… haydi yarim gel yarim gel dilimde gül yarim…....
akşam yağmurları damla damla seni anlatıyordu penceremin camında karanlık gölgeler altında anılar saklanıyordu birbiri ardına.. hasret yağmurları bulut bulut seni...
bekleme, geri dön demeyeceğim… ellerimi tut, gözlerime bak demeyeceğim… boşuna bekleme !.. lakin hep isteyeceğim hep bekleyeceğim sana söyleyemesem de...
sana, dönmek istiyorum hasret seni eylül yaprakları birer birer sarartırken ben üşüyordum… sana, dönmek istiyorum yağmurlar beni hasret anıları damla...
sen, kapı önünde veda ederken bana öyle bir anafor oluştu ki yüreğimin bir yerinde senle paylaştığımız ne var ne yok...
bu hayatta; o kadar çok şey vardı ki yapmak istediğim içinde sen yoksun diye yapamadığım !… ölsem bile… bu hayatta;...
gözlerim, seni bulmak istiyordu bedeninin her zerresinde ve en derininde inlercesine… dudaklarım, seninle olmak istiyordu yüreğinin her köşe bucağında ve...
gülümde, kokun yoktu dilimde, tadın yoktu suç, güneşin mi ? yoksa gülşenin miydi ? ne senin ne benimr hiç kimsenin...
gel, özledim seni gel, elimde kalem ol gel, masamda kağıt ol gel, doya doya yazayım seni… gel, kağıt tükenir kalem...
gözlerin hep bana baksın dilin hep bana aksın oyarım o gözleri keserim o dilini aramıza başkası girmesin sakın !… ellerin...
dayan yüreğim dayan dağları delemesem de çölleri geçemesem de şirinim sensin leylam sensin bırak türküler bizi söylesin… dayan yüreğim dayan...
anılar, sicim sicim düşüyordu gözlerimden sanki dizilmişlerdi görünmeyen bir ipe ağlatan sen ağlayan ben hangisini elime alsam hep sen vardın...