TULUMBANI AL GEL (Gülce-Gülistan)

Sen benimsin, gönlümün nur yüzlü ceylan gözlüsü
Sen gidersen, gözlerim hasret kokar ey sevdiğim.

Savrulup geldin papatyam, pembe düşler saklıma
Tüm şu zerrem sardı sevdan, bak solar ey sevdiğim
Karda açtın kardelensin, sen ki düşler harmanı
Sardı, sen güldün de, aşk bilmez yular ey sevdiğim
Yandı gönlüm, yandı bağrım, kar suyun var döksene
Bir gülüş görsem, yüzüm gül şen salar ey sevdiğim
Sende gül şen, sende hem şenlik dolan, şen gözlerin
Sende buldum aşkı, bak benlik yanar ey sevdiğim
*
Bir volkan gibi püskürdü, aşk dediğin budur işte
Bir kıvılcım bekler iken, bir gülüşünle ben yandı
Derdim değil tek dünyalık, tüm dünyalar için düşte
Hayalini bekler iken, bir gelişinle ten yandı
Her halin de güzellik var, gülünce daha bir güzel
Üç beş mısra ne ki gülüm, sen kitap dolusu gazel
Sen benim ebedime yar, hem beraberdik bir ezel
Senle umut dalgalarım, pembe düşlere boyandı
Sen deyip yaram kanarken, gel diyen dilim üşüyor
Harlanıp ruhum yanarken, söndürmek sana düşüyor
Gönlüm kavrulup yanarken, alevler yine coşuyor
Tulumbanı al gel gayri, bu yangın sona dayandı
Çatlayan toprağa yağan, yağmur misali sen yağsın
Ne kocaman bak şu bağban, meyvelerle dolmuş bağsın
Yakın olsan uzak olsan, ölsen fark etmez hep sağsın
Yoksa gönlüm hep kederde, gözerim çeşmi giryandı
Fâ i lâ tün Fâ i lâ tün Fâ i lâ tün Fâ u lün
Feyzullah Kırca
Akbaşlar Köyü / Dursunbey

20 Aralık 2010 tarihinde eklendi.

Etiketler:

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Sayfa başına git