Pişmanım

Pişmanım
Lalelerin barut kokuyor Muş’um
Eteğe zil taktığıma pişmanım
Yata kalmış akan suya uymuşum
Murat ile aktığıma pişmanım

Boynu bükük mor menekşe sümbülüm
Dikene razıyım solmasın gülüm
Canım yanar içerim dilim, dilim
Bir maziyi yıktığıma pişmanım

O günden bu güne sızladı içim
Pişmanlık duygusu nefret o biçim
Terörle anılan vatanım için
Şu ömrümü söktüğüme pişmanım

Vicdanım almıyor bakın niyete
Varlıkları dahi borçlu devlete
Memleketten göç ederken gurbete
Geri dönüp baktığıma pişmanım

Çektiğim acılar tel, tel saçımda
Sevdası kalmadı söndü içimde
Memleketten gurbet ele göçümde
Gözümden yaş döktüğüme pişmanım

Terimi akıttım her safhasında
Emek verdim canımın pahasında
Dere tepe demeden tarlasında
Bir dal dahi ektiğime pişmanım

Çiçekle bezenir yamacı döşü
Yazın ortasında borandır başı
Süphana sevdalık bir gönül işi
Yaylasına çıktığıma pişmanım

Gündüzün güneşin geceler ayın
Boş ekmek peynirin demli bir çayın
Eşsiz güzel havasının suyunun
Hasretini çektiğime pişmanım

Maf olmuşum zülayha’mın derdinden
Ölüme razıyım oysaki dünden
Yar olmayan sevdiğimin ardından
Ceylan gibi sektiğime pişmanım

Aklımı alıyor bahsi konusu
İçimde taptaze yaşar anısı
Hatırlar mı? Mustafa’yı canı sı
Türkü yazıp yaktığıma pişmanım

Mustafa DENİZ

16 Ekim 2011 tarihinde eklendi, 634 kez okundu.

Etiketler:

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Sayfa başına git