Sitem Şiirleri


Sırra kadem bastımBundan sonra sustumNe olursun dostumBeni yalnız bırak. Kalbim sanki çorakGit ol benden ırakAğlarım şimdi bakBeni yalnız bırak. Çaresizce kaldımBak her şeyi saldımİyice bunaldımBeni yalnız bırak. Bittim aşk uğrundaBak kimin umrunda?Canım ta burnumdaBeni yalnız bırak. Bunu hayra yor azDokunma hiç dur azSeviyorsan birazBeni yalnız bırak. İSMAİL MALATYA
Yollar dolanarak uzayıp giderİşte bu sebebten çıldırmam yakınGönlüm sevgi dolu nefreti nider!İşte bu sebebten çıldırmam yakın*Yollarımı keser durur haramiKaybettim sahrada gözü karamıMerhem yok’ki tabib sara yaramıİşte bu sebebten çıldırmam yakın*Bu dert beni içten yedi bitirdiOlmaz dedim başa neler getirdiEcelimden evvel vadem yetirdiİşte bu sebebten çıldırmam yakın*Seviyonmu dedim onu geç dediArayıp sorman’mı dedim hiç dediBana Yâr’im demek sana suç dediİşte bu sebebten çıldırmam yakın*Şimdi can bedene geliyor ağırParala kendini çağır ha...
Ne çok istemişim meğer birazcık anlaşılmayı Darda kaldığım zaman, seni yanımda bulmayı Canım yandığında şefkatle kucaklanmayı Kim ister ki muhtaçken yüzüstü bırakılmayı Oysa ben görev bilmiştim kendime, hep arkanda durmayı Yükün en çoğunu, tek başıma almayı Sahip olduklarımı, severek paylaşmayı Mazluma omuz verip , düşeni kaldırmayı Ne çok isterdim bilsen, aşkından kavrulup yanmayı Sevgiyle ,muhabbetle, dostlukla kaynaşmayı Aynı nağmelerle coşup, aynı frekansta olmayı Ve sen istemesen bile, hep yanında kalmayı Normal görüyorlar artık, arkadan taşlanmayı Ey insafsız ! bu kaçıncı bozuşun yapılan anlaşmayı Tükendim...
Sanadır bütün haykırışlarım sana Dağları eriten bir alev gibi Dururken dik mağrur; Neden ağlarsın gözlerim neden? Sevdaya dair ne varsa yakmadın mı? Karanlık gecelerin sabahında Ve bir damla suya muhtaçken bedenin Kana kana içmedin mi? yalnızlığı Doyarak kalkmadın mı? sofradan Dilim dilim kangrene dönmüşken kalbin Bir bıçakla söküp atmadın mı? Neden ağlarsın gözlerin neden? Sanadır bütün haykırışlarım sana Benden köşe bucak kaçarken Bilmezmisin? Ben sendeyim sen bende Pınar Özkan
yaşıyorum ne olduğum ne olacağım bellisiz, dünya değil mi hep bi telaş hep bi acı içinde, YORULDUM,diyemedim dünyalar güzeli, hiç bir sevinç hiç bir mutluluk söndümedi İçimde yanan o kor gibi ateşi. Sorsalar anlatamıyorum derdimi, Bak bak… yine yoksun dünya güzeli, destek olacak bir sol yanım bile yok, hep hep yazdım bir yerlerlere, neden biliyomusun güzel, anlatamadım kimseye dilim tutuldu, konuşamadım. yüreğimde ateş fırtınaları eserken, konuşmadı dilim. TUTUKLU KALDI GÜZEL TUTUKLU KALDI…
Bu kara bulutlar üstüme geliyor her zaman Bir kere bile peşimi bırakmıyor Beni takip ediyor yeter artık anne Bu kara bulut neden peşimi bırakmıyor HERKESİN YÜZÜ ASKIN Ne oluyor böyle anne senin bile yüzün askın Bana resmen kara bulutlar saldırıyor anne Çok korkuyorum neden herkesin yüzü askın Yeter artık bu kara bulut bıraksın peşimi Rüyalarımda bile kara bulut görüyorum ABDULBAKİ
Bu nasıl bir döngüdür. Hayat denen çark oyunu . Ölümün doğum günüdür . Mutsuz yaşar insan oğlu . Bazılarının kuru sevinci . Çoğunun üzüntüsü olur . Bu kaçıncı ölüm üçüncü , beşinci ? Bir çocuk ölür zaman durur. Heceleri ölçmeden yazarız . Hangi roman tam olarak anlatır zulümü. Yaşına bakmadan mezar kazarız. Bu günde vahşetin doğum günü . Yirmi birinci yüzyıla sığar mı? Kalbime bir ok değmiş . Küçücük ellerini açıp susar mı ? Ağlama çocuk insan çiğ süt emmiş . Aynı gökyüzüne...
Her dostum diyerek yüze gülene Güvenme gardaşım kuş eder seni Cihanda yenilmez pehlivan olsan Havada uçurup tuş eder seni * Sakın mız mız olma aç o gözünü Esirgeme dobra söyle sözünü Doğruluktan şaşıp açma özünü Bir çift yalan ile puş eder seni * İnsanlar çıkarcı seni aldatır Tatlı Aş’larına zehir damlatır Sen zayıf düşünce seni yalvartır Bir virane bağ’da taş eder seni * Yılışık durana olmayın yakın Böyle insanlardan kendini sakın Özü,sözü doğru olana bakın İki gözün çeşme yaş eder seni * Hoş görülü insan dert ile dolar Sararır gül benzi...
Zift kokan pecelerden Karanlık gecelerden Anlamsız hecelerden Bıktım usandım artık * Arsızlar geçti seri Giden gelmiyor geri Doğduğum günden beri Bıktım usandım artık * Hasretim tatlı söze Sis duman çöktü göze Kederler doldu öze Bıktım usandım artık * Gerçekten dostum sandım Güzel düşlere daldım Varken Yağ ile Baldım Bıktım usandım artık * Dost’a bir haber saldım Keşke salmaz olaydım Şimdi arada kaldım Bıktım usandım artık * Sahtedir iltifatlar Dider canı kargalar Tükenmiyor kavgalar Bıktım usandım artık * Biçti umudu rüzgâr Ne Yaz kaldı ne Bahar Saklar canı ince zar Bıktım usandım artık * Görmem Kar’dan Baran’dan Islah etsin yaradan Çekilin şu aradan Bıktım usandım artık * Durak YİĞİT Gönüllerin Şairi KOCAELİ
sen yakmıştın içimdeki o sevda ateşlerini çersiz çöpsüz çakmaksız orman yangını misali söndürmesi imkansız... sen bırakmıştın içimdeki o ateşin küllerini bacasız rüzgarsız manasız ocak başı misali eşelemesi imkansız... sen yazmıştın içimdeki o kara kederleri deftersiz kalemsiz kitapsız alın yazısı misali silinmesi imkansız... Fikret Turhan-Yalova 26 temmuz 2017
Sayfa başına git