Anne


Yavaş, yavaş büyüyorum anne. oysa ne zor şeymiş büyümek. ne kadarda acı veriyormuş, pirinç unundan mama yapardın, zorla yedirmeye çalışırdın onu ” hadi ye de çabuk büyü” derdin. bende kanardım, büyümeyi marifet sanar hepsini bitiriverirdim. Erken uyu derdin. Ninni söylerdin, söyleme anne, ben uyumakta, büyümekte istemiyorum. Yeniden kucağında taşısan beni. o kundağın içinde yada karnında taşısan. canımı yakıyorlar şimdi anne. kaşığı ters elimle tutuyormuşum küçükken, sağ el sarımsak sol el soğan diye öğrettin sağımı solumu bana, şimdi kiliyorum tamda sol tarafımı acıtıyorlar, yeniden kucağında taşısan beni kimse acitamaz sol yanımı. ben büyümek istemiyorum anne. Şimdi soruyorlar sana beni, küçükken çok yaramazdı diye anlatıyorsun, Şairinde dediği gibi haklısın anne küçükken yaram azdı, yalnızca dizlerim kanardı. Şimdi sol yanımı kanatıyorlar, sızlatıyorlar. Büyümeseydim ve görmeseydim kişiliksiz insanları, çıkarcı şahsiyetleri. Aşk diye birşeyde varmış, oyuncaklarıma aşıktım ben. Onlar beni üzmezlerdi, acıtmazlardı canımı. Anlayamıyorum insanın kalbinin nasıl acıyabildiğini, içinin nasıl sızlayabildiğini anlayamıyorum anne, aşk denilen şeyin insanın canını nasılda bu denli yaktığını anlayamıyorum. Büyümek demek, zalimlikleri görmek, dizlerim kanamadan ağlamak, yapılan haksızlara boyun eğmek, hayal kuramamak, mutsuz olmak, acı çekmek demekse eğer ben büyümek istemiyorum anne….!

Canan Dokur

20 Mayıs 2013 tarihinde eklendi, 630 kez okundu.

Etiketler:

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Sayfa başına git