Giderken

Yazın kavuruculuğuna aldırmadan, yürümedik mi yalın ayak!
Kışın en sert halini ısıtmadık mı yumuşacık ellerinde,
Hele baharın tüm yeşilliğiyle, tomurcuklar altında söz vermedik mi sonsuzluğa!
Söyle sevdiğim yürümedik mi bu şehrin,
Buram buram nefret, duman, hüzün, aşk, para, silah kokan,
Sebepsiz gürültülerle dolu, zembereği yerinden oynamış oynak sokaklarında.
Söyle!
Kaç kere aşkla geçtin o sokaklardan,
Söyle sevdiğim kaç kere geçtim asice, ellerin yüreğimde.
Söyle sevdiğim söyle
Gidecek misin sen şimdi bu şehirden?
Eğer bir gün gidersen bu şehirden
Bil ki usul usul, hiçbir göze ilişmeden ben de giderim.
İstanbul değil sevmediğim,
Sen gideliden beri ben kendimi sevemedim.
Duy ki sevdiğim,
Bu yılgınlığım değil ki vazgeçtiğimden,
Öldü sanma yüreğimde yanan ateş.
Bilirsin!
Hayatın içine akıp giden su gibi,
Severim yaşamayı, kavgayı, direnmeyi,
İnan ki yapamam, bağlandı ellerim ve yüreğim.
Bu halim sensizliğimden…

Cafer Doğanay


10 Şubat 2011 tarihinde eklendi.

Etiketler:

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Sayfa başına git