Yalnızlık Şiirleri


Kısa kollu bir yalnızlık bu Kollarından uzatmak isterken Düşürüyor yüzünü sarılmaların Bir omuz yalnızlık işte Yüklenmiş yüzünü Aklın kalabalık yollarından Kalbine uzanmışta Geceyi mesken tutarken uykular Gündüzün rüyalarında Nasılda sarılır yüzüne Masallarda artık uyutmuyor derken Zamanın yüzünü kısaltmak ister bakışlarında Oysa bu tezatlarda Dur derken yüzümde Durma der gibi gözlerimde Kısa kısa anlat derken En uzun cümleye demir atmak isteyen Kaç satır liman olur Nokta konulmaz seferlere Songül Biltekin
Her şarkı sensizliği hatırlatır, hüzün verir Gözlerimde büyük bir derya olur akmaya inat İçime akar, yüreğim boğulur, ağlayamam.. Unuttum sandım belkide kandırdım kendimi Gerçekler yalan geldi yalanlara sığındım, Kendime küstüm sana küstüm dünyayla barışırken, Günler geçmiyor sandım , zaman sensizliği vurdu... Hani hayallerimiz vardı hani hep beklediğimiz Sen (aradığım) bulduğumu sandığım, bense senin hayatın, Herşey yerli yerinde yine geçmişte bir zamanda , Umut kaldı şimdi geriye birde hayallerimiz... Hiçbir şey teselli etmiyor avutmuyor Sigara bitiyor ben bitiyorum, İçimde...
Yokluğunu sayamayacağım kadar çoğaldı günler. Çok çok uzun zamandır, Kokun kokuma karışmadı Gözyaşımı silmedin şevkatle. Aşkım; senden bunca uzakta, Bir koyu gece koynuna aldı beni. Suların buz tuttuğu, Ayak izlerimin taş kestiği, Yıldızsız ve sensiz bir gece. Bir odadayım, Hava soğuk Yatağım kimsesiz, hüzün yüklü. İmkansız aşkım; Ben sensiz Hep seninle Daima senin. Tülay Olcay
Teraziye koysak kaç kilo eder bu yalnızlık. Bin deve getirsek taşır mı hasretimi ? Kamyonlar yığsak sığar mı göz yaşım . Nasıl bir ölüm eşit olur ki susarak ayrılışının . Hangi radyo çeker kalbimin frekansını. Nerede bu yükü taşıyacak vinç . Nasıl olur da taşır bu beden seni . Yere batsın aşkın desem toprağa sığar mı ? Kalbime gömdüm taşır elbet bu günahı . Ne kadar alkol içsem unutturur sesini . Kaç sigara yaksam alamam artık kokunu . Nereye sersem...
Hülyalar içine bir mehtap dokunur yüreğime Karanlık dünyamda ışıldar, seslenir bir güzele; Nedir o tatlı dil, o gönül çekici sözler nedir? Söyledikçe bağlar beni sensiz geçen günlerime .... Hayaller yaşayan yüreğim gönül vermiş birine Acılar içinde seslenir esrarlı bir gönüle Nedir bu diyardan o diyara koşarsın sen, nedir? Görmedikçe bağlar beni sessiz geçen günlerime sezai polat 2004
Nokta II. Biraz önce kanadı adın geçince acım. Yine gözlerimin perdesine izin almadan çıktı, bir zamanlar yüzümü güldüren nazlı sesin. Herkes göğsünün ortasında sevdiceğini uyuturken, göğsümün ortasına havan topu gibi düşmüştü yokluğun. Tam da bu saatlerde kırık camların üzerinde darp etmiştin beni. Paramparça olmuştum yoklugunda, o kırıcı cümlelerinden başkası batmamıştı yüreğime.. Şimdi olta atıyorum kırıklarımın üstüne, sen acıyormu canın dediğinde kapanıyor bilincim.. Kapatamadı gözlerim seni bir türlü, silemedi kaybettiğim gözlerinin dosyasını....
kim bilir şimdi bir şiirdir penceresi kapalı şu dünyanın pervazına atılan bir taş... kimse yok mu? şimdi kaç insan yürek uzatır başını nerde sesin? telâşsız ve vakitsiz haberler herkes içerde ama herkes hep kapalı kim bilir şimdi bir sözdür gözleri açık uyuyan insanlığın üstüne düşen bir damla su ürperir mi yürekler? şimdi kaç ruh ayıktır kaç rüya gerçek... bekleyişler, özlemler herkes yalnız, ama herkes yalnızken... kim bilir şimdi bir rüzgardır kurumuş yaprakları alıp götüren sevdalar ülkesine kırışır mı pürüzsüz sevmekler? şimdi kaç yol dümdüz kaç yolcu dosdoğru...
Yalnızmıyım Şu an yanımda kim var? Pencere açık,kapı açık… Göremediğim biri odamda gezinmekte. Sessizce yanıma yaklaşmakta, Ellerini yanağımda hissetmekteyim. Onu göremesem bile Kokusu üzerimde, Hissetmekteyim,şu an yanımda.. İşte o an,o an ne yakıcı Ne kalp kalıyor,ne de o geriye. Kalan tek şey var belkide Öldüğü… Yine ağlamaktayım Sensizliğin acısını bugün de yaşamak Yine yaşamak Hep yaşamak… Her gün aynı çile,aynı yokluk… Özlemekteyim, Sesini,kokunu,nefesini. Hissetmekteyim bir an bile yanımdan ayrılmayışını. Duymaktayım her dakika her saat Odamda biri gezinmekte, Ayak sesleri ona ait,farkındayım… Oysa sen yoksun Bedenin toprakla sevgili şu an. Kalk desem kalkabilsen yerinden. Sarardım sımsıkı,öperdim yeniden. Ben öperdim...
yollar benimdi her durağında sen ne zaman durup dinlensem kucağımda sen... sarsam sen koklasam sen öpmeye kalksam dudağımda sen... bağlar benimdi her ocağında sen ne zaman bir çiçek kessem kollarımda sen... toplasam sen derlesem sen koklamaya kalksam nefesimde sen... yıllar benimdi her anında sen ne zaman dalıp gitsem hülyalarımda sen... ansam sen anlatsam sen aynaya baksam gördüğüm sen... Fikret Turhan-Yalova 28 haziran 2017
Yok ki sabahlar ..... Seni gecelere taşısın Seni içimden çıkarsın Bana geçmişimi hatırlatsın Bana yaşadıklarımı anımsatsın Seni koklasın unutsun Seni başının üstünde tutsun Seni kollarında sevsin Seni kalbine eksin Yok ki bir sen daha... Senin gittiğin yerde sönsün Senin dokunduğun yerde ölsün Nevzat Baloğlu
Alışılmadık bir kentteyim şimdilerde.. Sessizliğimiz çarparken kaldırımlara, Vedalar bozdu suskunluğumuzu.. Sensizliğin başkenti buralar, Alışılmadık;soğuk,hissiz.. Giderken yanında götürdün herşeyi.. Sevince umuda dair ne varsa.. Okumadan yırttın attın bütün cümlelerimi, Susturdun ikimize dair ne varsa.. Yorgun yağmurlar düşüyor bu kente şimdilerde.. Sokaklar yorgun,soğuk,hissiz.. Bazen seni gördüğüm oluyor,hiç ummadığım bir yerde.. Uzun uzun izliyorum sana benzettiğim suretleri.. Giderken yanında götürdün bütün güneşlerimi.. Soğuk iklimler miras bıraktın bana.. Sensizliğin başkenti buralar, Alışılmadık;soğuk,hissiz.. Gülcan Turan
sessiz eserdi hasret rüzgarları yine de dalga dalga kabartırdı duyguları ne bir gemi ne bir mendil olmasa bile dolup dolup taşırırdı sensiz limanları.. sessiz yanardı hasret yangınları yine de duman duman boğardı duyguları ne bir maşa ne bir mangal olmasa bile kor kor yakardı sensiz bulutları... sessiz düşerdi aşkın göz yaşları yine de oluk oluk akıtırdı duyguları ne bir bıçak ne bir kalem olmasa bile derin derin çizerdi sensiz ruhları... Yalova 27 mayıs 2017 Fikret Turhan
Sayfa başına git