Hüzün Ve Yalnızlığın Günü

Yine sıkıcı, hüzün dolu, yalnızlık dolu bir Pazar; yine sen yoksun be yâr.
Her Pazar biraz hüzün vardır bende. Bir o kadar da yalnızlık. Hüzün sen gittin gideli yapıştı yakama bırakmıyor. Bir yanım hüzün, diğer yanım yalnızlık oldu senden sonra. Her Pazar daha da bir ağırlık çöküyor üzerime. Hüzün ve yalnızlık dayanılmaz bir hâl alıyor. Sensizliğin hüznü burkuyor yüreğimi. İçim acıyor. Dayanamıyorum artık. Hüzne dayansam yalnızlık bastırıyor sağanak yağmurlar misali. Dolaşıyorum yalnızlığın ağırlığıyla içim titreyerekten. Sığınacak bir liman, çalacak bir kapı arıyorum bulamıyorum. Yalnızlığın ortasında hüznümle baş başa kalıyorum. Ne kadar mücadele etsem de nafile hep yenilen ben oluyorum.
Yine bugün Pazar, yalnızlık ve hüzün çökmeye başlar birazdan üzerime. Senle ilgili en güzel ama bir o kadarda acı verici, dayanılmaz ne kadar anı varsa tek, tek canlanır gözlerimde. Zehirli bir hançer gibi kara gözlerin saplanır yüreğime. Gamzelerin dikenli tel olur, sarar bedenimi. Gülüşün ateşten kor olur yüreğimi dağlar.
Ve en son gidişin gelir aklıma. Her şeye dayanan bu yürek, bu beden bir tek gidişine yenik düşer be yâr.

Yine sıkıcı, hüzün dolu, yalnızlık dolu bir Pazar; yine sen yoksun be yâr…

İbrahim Ballıcan


13 Kasım 2011 tarihinde eklendi.

Etiketler:

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Sayfa başına git