Bir Ayrılık Hikayesi

Havada tatlı bir meltem vardı.
Denize karşı oturup çay içiyorlardı,
Martıları dinler gibi sessizdi ikisi de.
Kimse ilk sözü söylemeye cesaret edemiyordu.
Yol boyunca susmuşlardı,
Ayakları getirmişti en sevdikleri bu yere.
İkisi de sigara üstüne sigara yakıp,
Küllerle oynuyorlardı.

Birbirlerinin gözlerine bile bakamıyorlardı.
Oysa ne çok severlerdi,
Göz göze bakışıp,
El ele tutuşmayı.
Hala seviyorlardı belki de…
Ama ne olduysa, nasıl olduysa…
Şimdi burada ve konuşamıyorlardı.

Offff, dedi kadın.
Ne oldu bize?
Garsonu arandı adam, birer çay daha isteyecekti.
Kafasını kaldırıp gözlerine baktı adamın.
Gözlerini kaçırdı adam.
İçi acıdı, yüreği sıkıştı kadının.
İşte bu, dedi. İşte bu…

Artık susmak istemiyordu.
Ne olacaksa olmalıydı.
Neden? Diye sordu.
Neden…

Hiç mi sevmedin beni, dedi.
Bu kadar mıydı gözünde değerim.
Sevgimize neden sahip çıkamadın.
Neden arkasında duramadın sevdamızın.
Neden özelin olamadım.
Tek benim olamadın, neden?

Değer miydi beni yok saymana.
Beni saklamana değer mi?
Yasak aşk değil ki bizimki.
Sana çevrenden vazgeç demedim ki,
Beni de al, dedim.
Neden alamadın,
Kıskançlıkla yaktın yüreğimi.

Benden mi utandın yoksa beni sevmekten mi?
Sevgisini söylemeyen insan,
Korkağın biridir,
Ya da sevmiyordur.
Ya sen? Sen hangisisin…
Bu kadar kolay mı harcanır sevgiler senin için…
Geçici sohbetler, dostluklar değişilir mi sevgiye,
Sevene…

Ben senin için her şeye, herkese karşı durmuşken,
Sen şu yalan dünyada arkasında bile duramadın sevgimizin.
Hoşuna gitti belki,
Belki de gururun okşandı beğenildiğin için
Sahip çıkılmasına sesin çıkmadı bile.
Bak nasıl hoşuna gidiyor insanın sahiplenilmek,
Kendini özel hissetmek…
Peki, neden seni bu kadar seven yüreğe sahip çıkamadın…
Neden bana özel hissettiremedin kendimi.

Değdi mi söyler misin bana…
Değdi mi?

İlginizi Çekebilir  Sakın Şımarma!

Sigarasından derin bir nefes çekti kadın ve soluklandı.
İçi yanıyordu.
Söyleyecek çok şeyi vardı daha ama…
Baktı kafasını kaldırmadan duran adama,
Yıllarca söylediğim hiçbir şey ulaşmamış ki, diye düşündü.
Şimdi ne söylesem nafile…

Hep beni aldatma dayanamam, sende kalamam demişti adama.
Ama duymamıştı demek bunu sevdiği.
Onun için farklıydı aldatma,
Ama kadın için,
Kendine eş koşulması, yok sayılması bile aldatmaydı.

Sevdiğinin omzuna dokundu ve kendine bakmasını sağladı.
Beni kendi dünyana hiç almadın,
Hep benim dünyamda yaşadın beni, dedi.
Artık seni kendi dünyana,
Gururunu okşayan o kadınlara bırakıyorum.
Seni sahiplenebilirler artık,
Ben olmayacağım hayatında.
Sen de olmayacaksın benim hayatımda.

Ve anlıyorum ki…
Gidişimi durdurmak için bile bir şey yapmayacak,
Bir şey söylemeyeceksin.
Canın sağ olsun,
Ben seni gerçekten sevmiştim,
Ve inanmış, inanmak istemiştim sevdiğine…
Yanılmışım, hem de çok.
Belki bir gün sevmeyi,
Sevdiğine ve sevgine sahip çıkmayı,
Emek harcamayı öğrenirsin.
Ama ben bunu göremeyeceğim…

Seni ve anıları da elbet sileceğim bir gün.
Bana acı veren her şeyden kurtulup,
Yeniden başlayacağım hayata…
Canın sağ olsun, yine de sağ ol,
“Mutlu olmanı dilerim”, dedi kadın.
Sadece son bir şeyi istiyorum senden,
“Hayat sevginin temelidir, yalan dostlar gider ama sevgi kalır”
Bunu sakın unutma ve…
Bir başka yüreği benim yüreğim gibi yakma.

Gözündeki damlayamayan yaşları sildi kadın,
Ve kalktı ayağa…
Hoşça kal diyerek uzattı elini adama.

Omuzları daha bir çöktü adamın,
Kaldıramadı kafasını, kalkamadı bile.
Yoktu ki kendini savunacak bir şeyi
Haklıydı kadın…
Yapamamıştı,
Sevdiği hep yanında kalacak sanıp,
Başka kadınların onu sahiplenmesine,
Gururlarını okşamalarına izin vermiş,
Kadının neler hissedeceğini düşünmemişti.

Ne diyecek, nasıl durduracaktı ki kadını.
Aynı şeyi kadın yapsa bu kadar bile kalmazdı ki yanında…
Gitme demek için,
Zamanı geri alıp o hataları yapmamak için,
Neler vermezdi şimdi.
Ama yararı yoktu artık.
Sevdiğini çok yaralamıştı,
Ne yapsa, ne söylese bu yara kapanmazdı.

İlginizi Çekebilir  Eski gönül oyunu

Bir daha asla böyle sevilmeyecekti,
Hiçbir kadın,
Böyle emek harcamayacaktı ona…
Ne yaptım ben, dedi.
Ne yaptım…

İşte gidiyordu kadın,
Ve elinden bir şey gelmiyordu.
Masaya tutunarak kalktı.
Yüzüne bakamıyordu kadının.
Elini uzattı,
Hoşça kal, dedi.

Hakkını helal et, dedi kadın.
Sen de diyebildi sadece…

Artık gözyaşlarını saklamıyordu kadın.
Arkasını döndü ve uzaklaştı masadan.
İki adım attı adama döndü,
Ben bunu hak etmedim, dedi.
Hiç hak etmedim…
Ve döndü, yürümeye devam etti.

Arkasından bakakaldı adam.
Kendisinin bile duyamayacağı,
Fısıltı gibi bir sesle,
Gitme, dedi.
Gitme benden.
Sensiz ben ölürüm, gitme…
Seni sevdim ben, sevdim…

04.03.2010

Belgin Yazar

6 Mart 2010 tarihinde eklendi.


Etiketler:

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Sayfa başına git