"Ayrılık Şiirleri" ile Etiketlenen Konular


ZAMANSIZ VE VEDASIZ AYRILIK * Bir hafta önce öldün toprağa indirip Kendi ellerimle gömdüm seni, Anlatması bi hayli zor, Acın dinmeyen bir kor, Biz aynı yerdeyiz yine, Sensiz şimdi ne hallerdeyiz ,? Yalandır diye umutluyum, Birazda sana kırgın ve kızgınım, Onca yılın hatrına vedasız ayrılmak revamıy dı ? * Ah bir kalkıpta bakabilsen kabrin başında Hoca merhuma hakkınızı Helâl edermisiniz diye sorduğunda !! Sana,herkes helâl olsun, Bir değil bin defa helâl olsun, Helâl olsun dediğini Keşke bir duyabilseydin.! * Bize ve umutlara zamansız veda edişinin Neydi sebebi,ney idi oğul ? Kabriyin başında Bem-beyaz...
Arkama bakmadan yarınları bırakarak, Yüreğimi senden uzak şehirlere sürgün ederek, Gözlerindekizaman vurgunlarını silerek, Hasretini ceketimle omuzlayarak gidiyorum. Duygularımdaki özlemine mızrak saplayarak, Sözlerimdeki yalnızlığın cam kırıklarını toplayarak, Ayrılığın rüzgar uğultusunda yokluğuna varlığını saklayarak, Kavuşma sıcaklığını yanaklarımda saklayarak gidiyorum. Sensizliğin nihavet bestelerini bir bir silerek, Yaralarımın sızlamalarındaki polenlerini düne serperek, Hayallerimin mavisinin çalkantılarında sallanarak gidiyorum. Düşlerimdeki gülümsemelerin hıçkırıklarını alarak, Anılarımın sensizliğini gözyaşlarımla boğarak, Ellerimin titremesindeki sarılmaları bırakarak, Gecenin meltemine sensizliği salarak gidiyorum. ...
Ayrılıp gideli tatlıyla acı Yaşadığım sen bir eski anımsın Mutluluk mutsuzluk başımın tacı Yaşadığım sen bir eski anımsın Bazı yüz gülüşler bazı ağlama Ruhumda bayramlar yara bağlama Yaşam ile ölüm yürek dağlama Yaşadığım sen bir eski anımsın Ak kara bahtla gün yüreğimde köz Mektupta şiirde şarkılarda söz Hem kış hem ilkbahar hem yaz hemde güz Yaşadığım sen bir eski anımsın Cennetle cehennem virane bir yol Yapraklar misali yeşerip de sol Rüyalar resimler içinde bol bol Yaşadığım sen bir eski anımsın Sedat hünkar (Karamecnun)
Hiç Acımadın Senin İçin Yanan Seven Yüreğime, Kıydın Rabbimden Seni Dilediğim Dileğime. Dünyamı Tersine Çevirdin Acımadın Hayallerime, Gelde Anlat Şimdi Kalbime, Beni Bırakıp Gittin Ellere. Düşürmedim Dilimden Gittin Gideli Senin İsmini, Silmedim Silemedim Silemem Kalbimden Senin Sevgini. Acılara Bıraktın Seni Sevip Şimdi Sensiz Kalan Kalbimi, Gelde Anlat Şimdi Kalbime, Beni Bırakıp Gittin Ellere. Dertlerim Bitmiyor Sen Gittin Gideli Yüreğimden, Nasılda Yandım Kayıp Gittin Su Gibi Ellerimden. Neylerim Ben Şimdi Sensiz Farkım Yok Susuz Güllerden, Gelde Anlat Şimdi Kalbime, Beni Bırakıp Gittin...
Yıldızlar kayarken tek dileğimdin Güneş doğarken tek hayalimdin Dünya dönerken sevdiğimdin Sen gittin küskünüm Gökyüzüne oldum düşman Dünyamı sardı nefret Birgünü daha tükettim gitti Aklım sende kaldı bomboşum Sesime sessizliktin Söyleyemediğim sözüm oldun Bir günüm daha suskun bitti Aklım sende kaldı durgunum Yeter mi kalem anlatmaya derdimi Anlar mısın ki sen kalbimi Bir günüm daha sensiz bitti Aklım sende kaldı mutsuzum Unuttun beni belki bilmiyorum Her gün özlemini dinliyorum Bir günüm daha hasretle geçti Aklım sende kaldı yorgunum Gelmezsin anlıyorum artık Biliyorum yolcusun Başka kalplerde durdu kalbin Oralarda mutlusun Göklerde kaldı sevdam Kanadımı kırdın uçamam Bana...
Hoşçakal sesi çınladı.. Ağlak keman nağmesine terkedilmiş Issız bir gecede… Hoşçakal saklıydı Şarjörüne veda sürülmüş Hüzünlü birkaç hecede.. . Dönecekti birgün elbet Sözler verilmişti yaşanmışların her an’ına… Tutunmuştu sevdaları Bir tambur telinden dökülen Hüzzam makamına… Ve son kez Hoşçakal dı Gidişine sallanan ele bakarak. Sonrası mı? kayboldu ufukta Uğrunda atan bir kalbi daha Ardında bırakarak.
her ayrılık arifesinde başlar yüreğim sızlamaya hoşçakal sevdiğim deyişini bugün bile duyar gibiyim aradan on sekiz yıl geçmesine rağmen yıllardır yaşıyorum ben bu ayrılığın anatomisini bir daha kavuşamamakmış bizim de yazgımız :(( Yeşim Çayırlı
sen... bana... ''-git...'' dediğinde... boynumu bükmem... sana yetmez miydi? sevgilim... sen... bana... ''-git...'' dediğinde.. yutkunup... elveda bile diyememem... sana yetmez miydi? ... sevgilim.... sen... bana... ''-git...'' dediğinde... içimden kaderime... sövüp saymam bana yetmez miydi? ... sevgilim... sen.. bana... ''-git...'' dediğinde.... keşke ölebilseydim... bu bile bana yetmezdi inan ki sevgilim! .... Fikret Turhan- Yalova, 30.12.2014
her şey eskidi durduğu yerde kendiliğinden oturup denize karşı sustuk yenilmişliğimizle yutkunduk sonunda bu sözün ve ardından aşkın bitişi demekti karanlık bir kuyuya düşleri boğulmaya atmaktı canevinden haince vurulmaktı diğer adı teslim olmaktı bize sadece alışkanlıklar kaldı ve biriken tekrarları yaşananların umutlar masaya konulduğunda gitmeye hazır yüzükler çıktıysa parmaklardan bir hüz’nü yutkunmaktı güneşin batışıydı bildiğimiz derin bir bıçak yarasında kanamaktı hep dün ve yarınsız aşk gibi bakan gözlerinde bitmekti işte yapacak bir şey yok demekti çaresiz kalmaktı vurulup düşmekti canevinden tutunacak canelinden kopmaktı gitmekti işte bitmekti Mehmet Tektemur
Sen yoktun, Dolaştım gezdiğimiz yerlerde. Elimi tutacak biri yoktu, Çaresiz ellerimi cebime soktum. Boştu banklar, Dilediğime oturabilirdim, Ama ben en çok oturduğumuza oturdum. Tadı yoktu hiç bir şeyin, Anılara sordum, Şimdi o nerede diye? Ayrılık iki mevsim, İçim yanbohur, Dışım zemheri! Efkar dağlar kadar, Hasret desen katar katar! Günler şarap rengi, Savrulur güz yelinde. Dalgalar kızgın kayaya. Özlem orman yangınları gibi. Umudum uçmak istiyor, Kanadımın biri kırık ne çare! Eylül...
Resmi dairelerdeki yangında ilk kurtarılacak dosyalar gibi Ben de en küçük bir zorlukta senin kalbinden atılacaklar sınıfındayım biliyorum. İsyanlarımı yüreğime bastırıyorum, Tüm kalabalığıma rağmen yalnızım işte. Adı konulmamış bu halimin. Yoksul muyum yoksun mu o bile belli değil. İçime içime yağıyor söz yaşların. Cümle sağanağında gözlerim ıslanıyor. Bir ses bu kadar can acıtabilir mi diyorum. Soru kulaklarımda çınlıyor, yenilmişliğin yüzümde şaklıyor. Gecenin bu saati kime neyi anlatıyorum Allah aşkına, Bu...
sen giderken, bulutlar geliyordu arkan sıra yüzüme doğru kara kara... hep senden bana. sen giderken, yüreğim ağlıyordu peşin sıra içime doğru damla damla... hep benden sana. sen giderken, rüzgarlar esiyordu ara sıra yollara doğru baka baka... bir sana bir bana Fikret Turhan-Yalova, 31.07.2014
Ne arar ne sorsarsın hayır kalmadı bende Bu sevdadan hayır yok vedasız gidiyorum Hiç vicdanın yok imiş din iman yokmu sende ? Akılsız baştan saçı yolarak gidiyorum Kaderim kötüyümüş aşk’ta gülmüyor yüzüm, Boşa terk edip gittin oldumu kömür gözlüm ? Tattırmadın sevinci heryanım sardı hüzün Yüklediğin çileyi dolarak gidiyorum Amansız fırtınalar eserken dağlarıma Yüklendim tüm dertleri şelek edip sırtıma Yemin ettim and içtim dönüp bakmam ardıma Yenik düştüm hırsama kızarak gidiyorum Gazel döktü...
Sensiz geçen bir ömür Karanlık bir gece imiş, Karanlık,simsiyah Kapalı bir kutu gibi... Geldiğin gibi gittin geri Bir kapı bile çalmadan Sinir sitres bırakmadın, Öfkeden eser kalmadı Sonra hoşçakal bile çalmadan Geldiğin gibi gittin geri Sessiz,usul. Mecbur bıraktın beni sensizliğe... Senden geriye kalan Bir kaç parça eşya Acı tatlı hatıralar Bir kaç ta fotoğraf... Çalışıyorum seni unutmaya Deniyorum.. Hatta,günden güne unutuyorum Unutmam lazım diyorum Sonra vazgeçiyorum Beceremiyorum,unutamıyorum seni Büyülenmiş gibiyim...
Sayfa başına git