Her Aşkın Seslendiği Yere Gitmek

Her aşkın seslendiği yere gitmek
Her kapıyı çalmak isminin yankılandığı
Sokaklarda o parça parça hayatını solurken
İstanbul’ un olmak, sevgimi sana sunmak
O çok sevdiğin şarkıyı sana söylerken
Tutkunun ateşiyle yaktığın sevgilin olmak
O egoistçe tavırlarınla ikilemlere konu olurken
Dört duvar ve bir yalnızlıktan kronikleşen
rutubetli kalbinin sahibi olmak,
Yokluğunun yer etmediği kafamda
gecelerin yaralarını saramazken
Ne yapsanda yüreğinden atamadığın olmak,
Bir gün terk ettiğin, hayatını paylaştığın
kalemini sözlerini, ruhunu bana verirken
Kimi zaman sıkıldığın, boğulduğun ama vazgeçemediğin olmak
Birlikte çocuklaştığımız, salıncaklarda gözlerimizin kilitlendiği
birlikte büyüdüğümüz o yaşantımızdan
Kendine sarılır gibi sarıldığın, kendinle konuşur gibi konuştuğun
Kendini öldürür gibi öldürdüğün olmak
İşte kader dediğimiz akışını, sonunu bilmediğimiz, bize giydirilen
rollerin hakkını verirken, onları bir türlü değiştiremediğimiz
o günlerde,
Kusursuz bir aşkın kaybetmeye mahkum kahramanı olmak,
Ara sıra başka diyarlara gitmek, başka öykülerin kahramanı
olmak istiyorsun, bunun adına özgürlük diyorsun
Ben hayatın o tatlı şurubundan, o menekşe kokusundan,
silahsız askeri olmaktan aşkın, neden vazgeçtim bunlardan
Neden mi çünkü seni çok seviyorum…İşte bu yüzden…

Hakan Aydemir


22 Aralık 2010 tarihinde eklendi.

Etiketler:

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Sayfa başına git