"şiirlerimiz" ile Etiketlenen Konular


Merhaba kalbim , bugün bi güzele başladı bende takıntı... Düğünün var , kalbim senin için buldum altın bi takı Biliyorum olmaz , bende anı , sende takı , hayallerdedir uçan halı Eğlendi bizimle sofrasında büyük rakı Hayata inat , sensiz yaşarım sanıp Dünyanın beyninde de var belli kalıp Benden alır , senden alır , ondan alır Bana vermez , sana vermez , ondan alıp Şiirlerimi yazabiliyor muyum acaba içten ? Yüzüm...
Hey gidi Nevzat Dostluğu öğrendim be sende Dertlerle savaşmayı, yiğitliği öğrendim Sana söylemiştim ilk sevdiğim kızı Senle paylaşmıştım dilek tuttuğum yıldızı Kuru bir simidi, bir bardak çift şekerli çayı Aynı kafadan yaşamıştık biz hayatı Yakaladığımız bütün balıkları denize salmıştık Mahallenin kızlarını korumuş kimseye yan gözle bakmamıştık Biz seninle aynı kafadandık be Nevzat Gençliğimizi mertliğe adamıştık İkimizde liseden terktik Kariyerimiz yoktu ama yürekten sevdik Sevdik de sevdamızı söyleyemedik be Nevzat Biz papatyalara hiç zarar vermedik Hayata değer vermekti yaptığımız en büyük delilik Bıyık bırakmakla olmuyordu erkeklik Az mı...
Yar, yar, diye, diye yarelendim. Aşk, kalpte, merkezlendi. Pusulam Hak, Hak dedim. Kuşatmış, fezayı, Yönüm, Hak idi, yön sözlendim. Armak istedim, bulmak için, Ya, Hay, ya, Kayyum, kuşatmış meğer beni, arar iken, ben, bulundum, meğer, kayıp benmişim, kendimi, kendim buldum. Yar, yar, sinem yanar, Aşk Haktır, Hakkı arar. sevgi, bulunmayanda, Hak ne arar, Hak, aşktır, Nur, aşk ile yanar. Behçet Elcik
Saymadım kaç gün geçti Yokluğunda. Özledim. Ve bekledim geceler boyu. Adını çağırdım, duyarsın diye, Duymadın. Her sokağın başına gölgen düştü. Bir kıpırtıyla yüreğimde Koştum. Ama sen yoktun.. Öyle zordu ki yokluğun! Ağlamak geldi içimden, Sustum.
Gençliğini yıllar almış sevincini eller çalmış seni de bir zalim yakmış tükenmişsin benim gibi Ayrıldı bak yollarımız koptu gönül bağlarımız mutsuzluğun pençesinde ikimiz de yaralıyız Karanlığın ortasında ızdırabın kollarında boğuldum dert deryasında kaybolmuşum senin gibi Ali Uzgur
Kaldırıma oturup, yollarını bekledim Gelmeyeceksin diye hep endişe taşıdım, Her geçen dakikaya yenisini ekledim, Soğuktu İstanbul’un geceleri üşüdüm, Bu son gidişin var ya yüreğime tak etti, Bir gecede simsiyah saçlarımı ak etti, Kurduğum hayalleri düşlerimi yok etti, Soğuktu İstanbul’un geceleri üşüdüm, Bardağı taşıran son damlayı da bıraktın, Ele yakın olurken, neden bana ıraktın, Hani ben hep ustandım sen yanımda çıraktın Soğuktu İstanbul’un geceleri üşüdüm, Hasreti bu gecede gözlerime yükledim, Özlem mi bu öfkemi yüreğimi yokladım, Son bir sigaram kaldı gelişine sakladım, Soğuktu İstanbul’un geceleri üşüdüm, Artık...
YALANCI BAHAR Sen benim yalancı baharımdın Çalmadan kapıyı, girdin içeri. Vakitsiz cemreler düşürdün, Tarumar olmuş gönül bağıma. Dallarıma su yürümeden daha, Tomurcuğa durdum, tepeden tırnağa. Birdenbire değiştirdin iklimlerimi, Aşka inandırdın, yeniden yüreğimi. Beklenmediktin yaz yağmuru gibi, Islattın iliklerime kadar, sevginle beni. Sahte güneşinle ısıtırken ellerimi, Görmedin bile, titreyen mine çiçeğimi. Oysa öylesine inandırıcıydın ki, Her dem sürecek sandım, hevesini. Kara bulutlarını saldın üzerime sonra, Karanlıkta bıraktın, gün ortasında. Zemheri ayazında kestin soluğumu, Alıp gittin, bütün varımı yoğumu. Gri bir sabah, yokluğuna uyandım, Çiçeklerimi kırağı çaldı sarardım. Bıraktım artık masallarına inanmayı, Çünkü sen,...
'Kuyruklu Yıldız...' Elinde mi kalacaktı gülüşün Bir selam, Bir merhaba çok mu…? Sence bu aleme gelişin Sevgiden, aşktan yana Bir hikmeti yok mu? Küs müsün aynaya Cesaretin mi yok Zamanla saklambaç oynamaya? İstersen bir bak yeni doğan aya Parlak mı eskisi kadar Ya yıldızlar Niye gecelerine Göz kırpmıyorlar? Sen bilmezsin Canım! Toprak damlı evlerin tepesinde yatmadın Sabah kahvaltılarında nasıl da kokardı otlu ekmek Belki de hiç tatmadın! Sanırım kuyruklu yıldız lafını sadece kitaplarda okudun Bense her gece yıldızları saydım Damdaki yatağımda büzülürken korkudan “Çarpacak bir gün bize Yarabbim! Sen koru azabından…” Diye dualar...
Hiç sevmedim kimseye senin kadar Yokluğunda bile varlığını sevdim senin Sevince, yıldızlar gecenin anahtarıydı Işığa koşmakmış meğer çok sevmek Adını sevdim, ben seni seninle sevdim Halimden dağlar bile eğildi yol verdi Kuşlar haber getirdi, sevdiğimden Gizemli bir dokunuştu sevmek, acıydı Sensizliğe dayanmak sensiz olmak Hiç yaşadım saymamki sensiz yıllara Gecelerde gözlerim yıldızlarla ağladı Yanında kalamadığım tek tanemsin Seni görünce, içimde kuş çırpınıyordu Başımda mavi kelebekler uçuyordu Seni sevdim hiç pişman değilim Bütün kapılar Allah'a ve sana çıkıyordu Aysel Kapı
İnsan.... Hem kolaydır... Hem zordur..... Önce sever... Sonra da...gider..... Aşk da öyle.... Ya...ağlar durur... Ya...yakar durur... Ya da...şıpsevdi olur.... Uçar gider.... İnsan.... Hem kolaydır.... Hem zordur... Bazen köpük olur.... örter.... Bazen dalga olur...geçer.... Aşk da öyle..... Ya istridyede.... Kumu bekler durur... Ya dürdane olur... Seni bekler durur.... Fikret Turhan
Anlamsız olur her şey, konuşamam Boğazım düğüm düğüm, içim kanar Düşlerim bir yer, sıcak ve rahat, ana kucağı kadar Hızır gibi yetişirsin imdadıma, sanki gerersin kanat Tatlı bir şefkat sözcüğün patlatır beni canım Anladım sensin benim meleğim, sensin aşkım Bizi nasıl ayıracak ölüm, bu volkan nereye akacak o zaman Kime dertleneceğim, kim ile neyi konuşacağım Hatıraları nereye saklayacağım, yerine ne koyacağım Kim beni göğsüne yatıracak, sevgiyle saracak yar Gurbeti, çaresizliği, hüznü kiminle paylaşacağım Gönlüm nerede nasıl teskin olacak bu kalbi ne...
Seni sevmek bir kaynak suyundan kana kana içmek Seni sevmek çisil çisil bir yağmurda ıslanmak Seni sevmek aşıklar yolunda kol kola yürümek Seni sevmek rüzgar olup saçlarını okşamak Seni sevmek okyanusların maviliklerinde dolaşmak Seni sevmek kömür karası gözlerine dalıp gitmek Seni sevmek yağmurda ıslanmadan birlikte gezmek Seni sevmek gözlerinde sonsuzluğu görmek Seni sevmek seninle yaşayıp seninle ölmek Seni sevmek bir sevgi şelalesinde arınmak Seni sevmek bir nefes gibi sevgini solumak Seni sevmek aşkların en güzeli sevgini hissetmek Seni sevmek doğayı,kuşları güzel olan...
Ne zaman düşünsem seni İki elinin arasında bulurum Sema ya döndüğüm yüzümü Sanki kalın bir kitabın ilk sayfasını açtım. Kitabın adı yine beyaz… Okudukça bütün hissediyorum yaşamla kendimi Oysa unutmuştum hissetmeyi Sen başkasın benim için… Bir arkeolog oluyorum seni düşününce İnce bir fırça elimde Kazılarından seni çıkarırken kendimle birlikte, Üzerindeki bir damla kumun müptelası oluyorum. İlk defa ellerimi bu kadar narin hissediyorum Kırılmaktan korkan ben kırmaya korkuyorum. Sen başkasın benim için… Bir ney sesi gibi incesin ruhumun derinlerinde Bir yerde sanki seni hep tanımışım gibi Hep varmışsın...
Yalnızlığın karanlığa sürüklediği bu gecede Yanımda sadece senin olmanı istiyorum İstemek başarmanın yarısıdır ya Bu yüzden bedenin benimle olmasa da Ruhunun benimle olduğuna inanıyorum Seni çok ama çok seviyorum... Mehmet Çakıroğlu
Sayfa başına git