Ne çok istemişim meğer


Ne çok istemişim meğer birazcık anlaşılmayı
Darda kaldığım zaman, seni yanımda bulmayı
Canım yandığında şefkatle kucaklanmayı
Kim ister ki muhtaçken yüzüstü bırakılmayı

Oysa ben görev bilmiştim kendime, hep arkanda durmayı
Yükün en çoğunu, tek başıma almayı
Sahip olduklarımı, severek paylaşmayı
Mazluma omuz verip , düşeni kaldırmayı

Ne çok isterdim bilsen, aşkından kavrulup yanmayı
Sevgiyle ,muhabbetle, dostlukla kaynaşmayı
Aynı nağmelerle coşup, aynı frekansta olmayı
Ve sen istemesen bile, hep yanında kalmayı

Normal görüyorlar artık, arkadan taşlanmayı
Ey insafsız ! bu kaçıncı bozuşun yapılan anlaşmayı
Tükendim bıktım artık, istemem yeniden başlamayı
Tiksinir oldum böylesinden, bırakın hoşlanmayı

Dost sanıp verdiğim sırlar, hep önüme geliyor
Ancak işi düşenler hatırımı soruyor
Artık parası olan, adam yerine konuyor
Vıcdanları körelmiş, herkes çıkarını koruyor

Nerde vefalı eş, sadakat nerde
Nefisler esir alınmış, gözlerde perde
Hırs bürümüş gözünü, yenilmiş ihtiras denilen derde
Kim insanmış, kim değil, belli olur mahşerde

En kolay yaptığın şey; durmadan eleştirmek
Taktir etmek ise sence, boşa verilmiş emek
En çok sevdiğin şey kendinle övünüp, diğerlerini yermek
Zor değil senin için, yetimin, yoksulun hakkını yemek

Herkes her konuda bir yarışa giriyor
Düzenbazlık, yolsuzluk aldı başını gidiyor
Korkar oldum herkesten, kimse güven vermiyor
Makam, servet sevdasına ne dümenler dönüyor

Marifet mi sanırsın arkamızdan atmayı
Nasıl becerirsin bilmem, birine bin katmayı
Her fırsatta koşarak kuyumuzu kazmayı
Bırak artık hiç uğruna insanları satmayı

Fatma Erciyes

7 Mayıs 2018 tarihinde eklendi.

Etiketler:

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Sayfa başına git