Siirler.Biz

Seninle Yaşıyorum

27.06.2010

Güneşin saldığı ilk ışıkla giriyorum
Pencerenden içeri…
Farkıma varmıyorsun.
Günaydın diyerek uyandırıyorum
Ve öperek yanağındaki gamzeleri,
Hissetmiyorsun.
Dünya oluyorum gözlerin açtığında,
Aslında hep beni görüyorsun.
Sonra pamuklu terliğin de benim;
Beni ezerek yürüyorsun lavaboya,
Bilmiyorsun.
Musluktan akan su oluyorum,
Okşuyorum yüzünü yıkadığında, yüzünü,
İçtiğinde biraz yaksam da genzini…
Yatağın, yorganın, yastığın oluyorum…
Özenle düzeltiyorsun beni,
Okşayarak, severek…
Ve katlayıp bir köşeye bırakıyorsun.
Oksijen oluyorum havada,
Sen sağlıklı ol diye…
Beni ciğerlerine çekiyorsun!
Elinde el işi oluyorum öğleye doğru,
Beni nakış nakış işliyorsun…
Düşlerinden de kovuyorum kendimden başkasını;
Hep beni düşlüyorsun…
Düşlüyorsun…
Nakış nakış işliyorsun…

Annen çağırıyor biraz sonra,
“Kızım, pazara çıkman lazım! ”
“Akşama ne pişiririz sonra? ”
”Babana güzel bir yemek lazım! ”
Sonra üşümemek için
Beni giyiyorsun çıkarken,
Ortalık serin çünkü…
Kabansız çıkmak için daha erken.
Dışarı çıkıyorsun,
Şehir oluyorum…
Sokaklarımda geziniyorsun…
Öylesine sade…
Öylesine alımlı…
Öylesine kadın!
Sana hayran kalıyorum!

Şimdi, şimdi hep yem attığın gölde
Bir balığım.
Bir balık,
Bir kadına sevdalıyım.
Sevdan kalbimde
Derin hastalık…
Bulut oluyorum gökyüzünde,
Bir tutamlık.
Ve yağmura gebe değilim üstelik.
Sana selâm duruyorum…
Meyve-sebze alıyorsun pazardan…
Ve bakkaldan temizlik malzemeleri;
Sabun, deterjan ve banyoya lif,
Hemen yardımına koşuyorum,
Ondan omzundaki yük bu kadar hafif!

Ağır ağır dünyayı kucaklarken karanlık,
Önüne çıkıveriyor birkaç tanıdık!
Hoşbeş ediyorsun…
Ediyorsun yarenlik.
Ve yola devam ediyoruz…
Yanlışlık olmuş gibi ziline basıp
Yan komşuyu rahatsız ediyoruz
İçimizde haylazlık!
Merdivenden çıkıyorsun,
Basamak basamak…
Ben; her adım attığında
Bir sonraki basamak.
Yorgun düşüp atıyorsun kendini kanepeye,
Sere serpe…
Ben utanıyorum, utanıyor kanepe!
Canın sıkılıyor sonra, televizyonu açıyorsun.
Yüzünde bir merak!
Dizi başlıyor,
Başrolde sen varsın,
Ve ben doğal olarak!
İşte başlıyor Asmalı Konak.
Sen beni Özcan Deniz sanıyorsun.
Kara tren türküsünü söylüyorum başka kanalda,
Zaping yapıyorsun reklam arasında,
Yavuz Bingöl zannediyorsun.
Ve işte uykun geldi, hantallaşıyorsun…
Kaldırıp seni yatağına yatırıyorum,
Yorgan olup üzerine atılıyorum!
Seni gece boyunca sımsıkı sarıyorum…
Beni sımsıkı sarıyorsun…
Ve tekrar ağarmaya başlıyor tan yeri,
Ve ben yine pencerenden giriyorum!

İlginizi Çekebilir  AŞK: ' Kalabalık Ağrılar Bırakır Geride...'

Mustafa Sürmeli

Etiketler:

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.