Yüreğim ve Ben

Bu dünyada yanmamaya inadım ne?
Hal bu ki yanmalıyım yüreğim ellerimde,
Evet, manevi ellerimle,
Yükselip bulutların sularıyla buluşturmalıyım,
Bu masum yüreğimi ve esir olduğu bedenimi.
“Ki bedenim buz kesmiş kap katı”
Yeryüzünde yüreğimin yumuşaklığını beklemekte.

O halde, evet o halde yüreğimle inmeliyim.
Yağmur sularıyla beraber, yerlerde sürünen bedenime.
Ki bedenim gökyüzüne hasret.
Haykırıyor yaralı bir halde, yüreğime.
Ak bana ve götür duygularınla geldiğin kutsal mekâna.
Bu Kuru ve küçük fidanı göğe doğru,
Yağ yüreğimin dağ gibi olmuş çöllüne.
Sakın, ateşle değil duygu sularınla yak bizi.

Ki yeşert bu fidanı ve fidanların bulunduğu yeryüzünü.
Ve yak, içten duygularınla..
Buluşalım ve el ele tutuşalım bulutlarda ve ötesinde.
Seyredelim bizi biz yapanı.
Sonra rahmet olalım yeryüzün deki dostlarımıza.
Taki bu bedenin öldüğü güne.
İşte böyle son bulursak ateşte yanmayız
Gökyüzünde ki bulutlar gibi uçarak, beraber rahmete kanarız.

Şüphesiz.

Emre Badıl Akbay


16 Mayıs 2010 tarihinde eklendi.

Etiketler:

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Sayfa başına git