Sustuğuma…


Neden kıydın ki sensizliğime,

Ne zararı vardı sana düşlerimin,

Tamam içinde hep sen vardın!

…Konuşuyordun, yürüyordun, yemek yiyordun,

Hatta bana ellerinle taze sıkılmış portakal suyu bile içirmiştin.

Evet haklısın, birlikte piknikte yaptık,

Aynı koltuğun iki ayrı ucunda kitaplarda okuduk..

İnkar etmiyorum kucağında da yattım senin,

Saçlarımı okşar ve ninniler söylerdin bana,

Hatta alnımdan bile öptün!

Sayfalarca şiirler yazmıştın sana diye,

Ve her birini ayrı bir aşkla okumuştun gözlerime bakarak…

Gülüşün güneşten daha parlaktı evet,

Haliçte martılara simit bile atmıştık

Ve her zaman ki gibi kalan yarısını bana yedirmiştin..

Kızgın değilim hayır.!

Sen bana hep aşıktın ki..

En büyük aşk bizimkiydi,

Hatta bulutlar bile bizi konuşuyordu,..

Rüzgar hep bizi fısıldıyordu gittiği yerlere,

Bülbül bile Gülünü terk etmişti bizi görünce,

O kadar güzeldi ki her şey,..

Sanki sen sen değildin de bendim,

Senin sevdiğin her şeyi sevmeye başlamıştım,

Her şey seninle güzeldi..

Sen her şeyden daha güzeldin! ..

Mutluydum! Gök anlatamazdı mutluluğumu…

Evet biliyorum, hepsi hayaldi..

Ama benimdi!

…Aşık rolünü oynayanda bendim,

Maşuk olanda..

Hani küçük bir çocuğun haftalardır annesine yalvara yakara aldırdığı,

Ve oynamaya bile kıyamadığı oyuncağını,

Yaşça biraz daha büyük ve daha iri olan bir diğer çocuk

gelip kırar ya kıskançlığından,..

Ve kırılan oyuncağına bakıp, konuşmaya bile hali kalmaz ya o küçüğün..

İşte o masum gibi yetim ve suskun bıraktın beni,

Ne annemden yenisini istemeye gücüm kaldı,

Ne de o benimdi! Nasıl kırasın! ? diyecek cesaretim..

Bak bu sefer gökte anladı beni,

Suskunluğumu o dile getiriyor! .,

…Gürlüyor, ağlıyor, isyan ediyor olmayışına..

Helal olsun yağmura karışan gözyaşlarım..

Zaten ben hiç senin gözlerini görememiştim ki..

Kime ne zararı vardı küçük bir yalanın,

Kendi pembe panjurumda yaşıyordum işte,

Ağzın, burnun, mimiklerin..

Hiçbiri sana ait değildi ki,..

Hiçbirini sende görmemiştim ki çalayım,..

Beyaz atın yoktu evet,

Zaten bende beni uyandıracak prensimi beklemiyordum ki..

Ben hiç kokunu alacak kadar yaklaşmadım ki sana,..

Saç rengine bile bakacak cesaretim olmadı ki hiç benim..

Utangaç, pısırık çocuğu oynadım ben hep,

Başrol istememiştim ki zaten,

Senin oynadığın bir filmi en ücra köşeden izlemek bile yeterdi bana,..

Bak! yine bizi yazıyor fısıltı gazetesi,

Sustum işte,

Aşk küsmesin diye feda ettim sıraya dizilmiş kelimelerimi..

Bir kasırga kopsa yeridir şimdi!

Bülbül de ağlıyor bana,

O da ölümü seçti sevdasızlıktansa

Olsun be sevgili,

Sen zaten hiç benim olmamıştın ki..

Bu saatten sonra hayallerimi gömsem ne olacak ki,..

Hem bak sustu işte cümleler.

Harfler hazır ol komutasını terk ettiler işte,

Evet sonunda sustum! !

Caresizliğime, acizliğime, dinmek bilmeyen kalp ağrılarıma,..

Bülbülü terk etmiş bir Gül kadar sustum olmayışına,..

Ne gelir ki elden? ! ..

Suskunluğum, susturana hediyem olsun! .

Özlem Usta (13.11.2012)

9 Aralık 2012 tarihinde eklendi, 518 kez okundu.

Etiketler:

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Sayfa başına git