Ocak 2008 Ayında Eklenen Konular


Zamanın bir yerinde hiç bitmemesi dileği ile başladı her şey. Her şeyin bittiği gibi aşkta bitiyordu günün bir vaktinde. Bitmesin istedi, gitmemesini diledi, Yollar ikiye ayrılmasın dedi… Bir gün… Düştü yağmur gökten, yağmurun hasretiyle yanan toprağa. O karmakarışık, gürültülü sesler bir anda sessizliğe teslim oldu. Sadece toprakla yağmurun sesi vardı. Buluşmalarının sessiz ahengi… Bir daha düştü yağmur. Sessizliğin sesi etrafta yankılandı. Sessizlik… Tek sesleri sessizlikti… Yarenine kavuşan toprak sevincinden şaha kalktı. Havalandı bekleyemedi yerde… Yükseldi yağmuru...
Kalmak ağır geldiğinde gitmeli insan… Bırakıp ardında hayatın anlamlarını… Yol almalı kendi bilinmezliğine doğru, Hep ağır gelir ama doğruyu söyler yürek.. Güneş batmadan aşmalı bu yüzden,.. Hasretin yamaçlarını…. Vakti geldiğinde gitmeli insan … Unutup tüm amaçlarını… Kalmak ağır geldiğinde gitmeli insan, Uzanıp sevda kıyılarına sarılmalı güneşe… Günlerce yatmalı, günlerce kalmalı,.. Yıllarca yanmalı… Yakmalı hasretin her çeşidini. Savurup küllerini denize… Kaçmalı… Vakti geldiğinde gitmeli insan… Öte diyarlara uçmalı. Gelip oturmuş yüreğinin tam da ortasına.. Durup, gitmeSede , duymaz.. Duygu kimin?, sevda kimin? Ezilmiş altında kanayan yürek kimin?.. Durdurup, bak desen bakmaz. Kalmak ağır...
Sen Yokken Biraz Daha Ölüyorum Ben Sen yokken biraz daha ölüyorum ben Gönlüm sonbahar, yaprak yaprak dökülüyor Her mevsim kış, hergünüm gece Sonu yok yolların, yarını yok saatlerin Ve ben biraz daha ölüyorum sensizliğin ortasında Kokusu yok çiçeklerin, gök kuşağının rengi yok Ateşi yok sevmelerin, sigaramın dumanı yok Gözlerin her yerde, ne yana baksam gözlerin Ve ben biraz daha ölüyorum gözlerinin ortasında Alevi yok yangınların, suyu olmadığı gibi yağmurun Denizin mavisi yok, tıpkı gözlerin gibi Gözlerin her yerde, ne yana baksam gözlerin Ve...
Demek şimdi gidiyorsun; Yazdığımız son şiir öyle yarım kalacak! Demek şimdi gidiyorsun;Kuşlarımız acıkacak,saksılarımız artık sulanmayacak! Demek öykümüzü bir ruj lekesi gibi yapıştırıp aynanın sahtekâr yüzüne -Oy benim yaralım- Demek şimdi gidiyorsun; Beni böyle toz gibi dağıtıp merdivenlerin dibine! Her şey tamam diyorsun,git!... Beni viran bir şehir gibi terket... Haydi git! Dışarısı ispiyon...Dışarısı ihanet... Seni bir gören olmasın,dikkat et!.. Dostlukmuş...ölüme yürümekmiş... Üstüne titremekmiş...vefaymış!.. Aşk dediğin,zavallı bir kapıyı duvara çarpıp Çıkıncaya kadarmış!.. Bana komaz deyip Sancını bir kilo rakıya gömsen de gece yarıları, -Oy benim yaralım- Asıl sancı,uyandığında Bütün odaları boş görünce koyarmış!. Gitmek...
KAR DİLİYLE SEVİYORUM SENİ şimdi sokaklar kar diliyle konuşuyor;şairler de farkındayım aşksız yaşadığımın,fotoğraflarım bir kez daha sıyırıyor alnımı;şarkıların diline düşmüş gençliğim bazan yağmurun adını çağırıyor içimdeki mahpusluk bazan hayra yoruyorum hayatımı usta bir karanfil yakalıyor saçlarımdan-şehri gözetleyen dikbaşlı çocuklar sonra kar diliyle çorap söken kadınlar-hazan abla bir çay içimi molasında elma! elma! elma! benim de şakaklarımda bir çapkınlık günün ortasında mahşer sevinci-babam ve sanki sinema biletimdeki koltuk akşama heryer yarılmış düşlerin ve karıncaların yolu ayrılmış ve biliyorum şahlar da ölüyor-dişlerinin kısmetinde memleket havaları sevgilim bize kar diliyle bu yalnızlık ayrılmış bir...
Titreyen bir ben yaşlılıktan, Ağlayan gözlerim sensizlikten, Ve isyankar duygularım kaldı özlemekten. Yılların eskitemediği, Başkalarının hissedemediği, Gitmenin bile bitiremediği aşkını yaşıyorum hala.. Taaa ilk günkü gibi. Bizden kalan tek resmimize bakıyorum saatlerdir. Canımın sıkıntısına, yüzümde oluşan tebessüm, Yüzümde oluşan tebessüme, Gözlerimden akan yaşlar karışıyor tane tane. Nedeni sadece bana bakan gözlerin değil, Gözlerime bakan gözlerinle verdiğin özlemin, Gözlerime bakan gözlerinle verdiğin sözlerin, Söylesene hepsimi yalandı, hani nerde hislerin ? Bak işte! Ne sen, ne gözlerin, nede verdiğin sözlerin kaldı, Seni benden halimi görmez gözlerin aldı, Seni benden kendini...
Gidip de gelmeyenler arasına yaz beni… Şimdi gidiyorum ya senden; bir daha hiç dönmemecesine alış artık terk edişlere bana yapılanı yapıyorum sana darılma sakın... Varlığımda yokluğumu hissedeceksin artık buralarda… Başıboş dolaşırken sokakta gözlerin, başka gözlerde beni arayacaksın… Hadi durma sevgili, yüreğine sor beni, hasretine sar, yokluğuna kaz ismimi… Kılıçlarını kuşan, kavgalar edelim güzel barışmaların şerefine... Ey gözü yaşlı, gönlü yaslı adam… Yakıştırma yaşları gözlerine… Son kırıntısına kadar süpür benden kalan ne varsa haykır...
Ölüm kadar zordu gözlerin Ne benim oldular, ne aklımdan çıktılar. Son kadehlerim oldun bazen Bazen yeni bir sigarayı yakış sebebim Şimdi ellerinden uzak olduğum kadar uzağım kendimden, Hiç bitmemiş siyah beyaz bir puzzle gibi hayat Parçaları birleştirmeye korkuyorum Bitince sen çıkarsın diye titriyor ellerim. Ölüm kadar zordu ellerin Ne benim oldular, ne aklımdan çıktılar. Ayrılık şarkıları oldun bazen Bazen buralardan kaçış sebebim Şimdi beyazlar dans ediyor saçlarımda Seyretmediğim siyah beyaz bir film gibi hayat Seyretmeye korkuyorum Bitince sen çıkarsın diye dinmiyor gözlerim Ölüm kadar zordu gidişin Ne...
Hüzün mevsimine girdim yine, aylardan göz yaşı Bir yıldız kaydı yüregimden, o an gözlerim karardı Her sey bitmisti benim icin tek cagrem aglamaktı Bir yıldız kaydı yuregimden ne umudum, ne bir cagrem kaldı Sevda denizine yelken acmıs mutlulugu yakalamıstım Butun amaclarıma sevdalarıma umutlarımı seninle paylasmıstım Bazen gözyasını bazen mutlulugu yasamıstım Diyorumya hayatımın en güzel, en özel anlarını seninle yasamıstım Öyle bir cıktınkı hayatımdan felegimi sasırttın Gökyüzündan kayan bir yıldız misali Ömrümden, yüregimden kaydın Beni koskoca dünyada milyonlarca mutlu insan arasında Tum umutsuzluklarla,...
Uzaklardan bir ses olmanı isterdim, bir selam, bir nefes... "Üşüme" diye seslenmeni isterdim... Bir el olmanı isterdim, bir kol... "Özledim" deyip sarılmanı... En karanlık yerinde düşlerimin çıkıp gelmeni isterdim. Kınalı bir bahar gibi, umut ışığı olmanı isterdim hayatıma... Gelseydin ve yaslasaydım başımı omuzuna, ağlasaydım doya doya ... Geçerdi üşümesi yüreğimin, geçerdi üşümesi içimin, kirpiklerimde yağmurlar dumanlanmazdı biliyorum... Seninle suları yeşil bir ırmağın kıyısında buluşmak, saçlarının kokusundan öpmek, içime çekmek ve serin...
Sayfa başına git