Çocuk Şiirleri


Bir zamanlar hepimiz de hayatın yükünden habersizce yaşayıp giden masum çocuklardık,sokakları ayakta tutan, sokağı sokak yapan masumlardık. Saklambaç oynayıp saklandık, kovalamaca oynayıp yakalandık, sulu şakalar yapıp ıslandık, bizler sokakları cıvıl cıvıl eden, hani kiminin rahatsız olduğu kiminin de huzur bulduğu çocuklardık! Şimdi sokaklar çocuklara,çocuklar sokaklara küs, sokaklar sadece kirletilmek, yakılıp yıkılmak için kullanılıyor, Sokaklar biz eski çocukları özlüyor, köşe başları yollarımızı gözlüyor... Sizi ıssız bıraktığımız için özür dileriz ama hayatın yükü sırtımızdan inmiyor, bu yük varkende bir adım öteye gidilmiyor! İsterdik ki bizim çocuklarımız doldursun sokakları ama onlarda sizi...
Bir çocuk oturmuş kaldırıma, Önünde boya sandığı, Elinde fırçası sandığa vuruyor, Yanık bir türkü tadında sesiyle, Bağırıyor, '' Boyyimmi abi boyyimmi'' Gözleri güneş gibi ışıl ışıl parlayan, Kendi küçük yüreği kocaman çocuk. Şakaklarından akan alın teri, Ellerinde emeğin boyası kiri, Yanı başında kirlenmiş şişede suyu, Arada bir ısırdığı yavan somunu, Bağırıyor hala, ''Boyyimmi abi boyyimmi'' Gözleri güneş gibi ışıl ışıl parlayan, Kendisi küçük yüreği kocaman çocuk... Songül Büyükpınar
Bir çocuk, Tertemiz yüreğine inat, Kir pas içinde ve yırtık üst baş, Elleri kir, toz, toprak, çamur, Şöyle başını kaldırdığında, göğe doğru, Okyanuslar, derin mavilikler ve dahası, Masmavi, Yok yok öyle değil, Gözleri boncuk boncuk çocuk, Thetis ve Poseiden'un çocuğu sanki, Deniz rengini ondan almış gibi, Helios'un Uranos'a baktığında çok uzaktan, Bize görünen gökyüzü gibi, Mavilerin anlam yitirdiği güzellik de, Hani bir an gözlerini ondan alabilsen de, Başka, başka şeylerde görebilsen, Hani Oda bir insan diyebilsen, Hani sevsen, Yada sevmeye yetebilsen, Bugün öylesine bir sokakta, Oyun oynayan bu çocuk, Neler derdi...
Çocuk değilsin artık Büyüdün Kuş avlamanın vakti geçti Evcilik oynamanın da Artık vaktidir şimdi Bir şeyler yapmanın Çocuklar için Kuş avlayabilsin Ve evcilik oynayabilsinler diye.
Dütdürü dünya gulu gulu vak vak diye haykırmak istiyorum çekinmeden sokaklarda. Seke seke insanların geçmek istiyorum aralarından. Saçlarını çekmek istiyor canım bir kızın. Miyavlaya miyavlaya koşmak istiyorum ortalarda. Kısaca, özgürlüğünü geri istiyorum çocukluğumun.
Dar bir sokakta geçti Dar çerçeveli, Dar bir evde… El bilmezdi kederimizi, Dilimiz söylemez. Küçüktük , Minicik odamızın Taze alevlerle yanan Sobasına üşüşürdük. İçin için yanar tutuşurduk. Ve uyurduk. Bilmediğimiz diyarların Işıl ışıl caddelerinde, süslü vitrinlerinde Gezer gezer dururduk. Uyandık bir gün O diyarı bulduk Deniz avucumuzdaydı Gökyüzü soluğumuzda. Kederimizi bilmez kimsecikler hala Ama Mutluluk Ne bugünümüzde Ne yarınımızda… ...
Ettin bize hediye en güzel bayramı. Egemenlik Ulusun dedin o gün Millete. Dünyada ilk bayram çocuklara hediye. Verdin bize coşkuyu yirmi üç nisan günü. Yarının büyükleri dedin ilk sen bizlere. Güvenin çocuklara görelim yarınları. Senin evlatlarında bize örnek oldular. Verdin bize coşkuyu yirmi üç nisan günü. Ülkü ve Sabiha sı güzel birer örnektir. Önümüzdeki yıllar devamları gelecek. Çizdiğin ufuklarda sonsuza gideceğiz. Verdin bize coşkuyu yirmi üç nisan günü. Saygıyla eğiliriz ulu ATAM önünde. Rahmetlerin bol olsun rahat uyu yerinde. Sana binlerce şükür Millet senin...
Yıllar nasılda geçti ne çabukta büyüdün, Bu gün on sekiz oldun,gururum canım oğlum... Daha dün bir bebektin ne arada yürüdün, Bu gün on sekiz oldun,gururum canım oğlum... On beş aylıkken kaldık ana oğul başbaşa, Senle gülüp ağladık haram katmadık aşa, Zorlu yıllar yaşadık girmeden biz ataşa, Bu gün on sekiz oldun,gururum canım oğlum.... Yaramaz çocukluğun bazen çok yordu beni, Annem Babam seferber farklı sevdiler seni, Geçmişi hiç unutma sana nasihat emi, Bu gün on sekiz oldun,gururum canım oğlum... Kara gözlü yiğidim anasının...
Küçük bir çocuğun rüyasıdır bu. Çiçeklerle kaplı bir dünya... Küçük elleri ile silahları Gömüyor toprağa. Küçük ir çocuğun rüyasıdır bu. El ele vermiş tüm insanlar, Yaşıyorlar kardeşlik içinde, Çiçekler sunuyorlar birbirlerine. Küçük bir çocuğun rüyasıdır bu. Kuşların kant çırpışlarını duyuyor kulaklatımda, Beyaz güvercinler taklalar atıyor havada. Papatyalardan çelenk yapıp Takıyor insanların boynuna.
Her işe besmeleyle başla, sonra da sabret, Tarihi zevkle oku,olaylardan al ibret, İnsanın yaratılış gayesindeki hikmet, Ne ise; araştır, sor, öğren ve bil çocuğum. Süslesin hayatını sevgi, saygı, adalet, Kötüye karşı, iyi ile mukabele et, Gıybet, fitne, fesat, kin, nefret, yalan ve haset, Gibi fena şeyleri, lügatten sil çocuğum. Amacın olmasın, ne para, ne mülk ne de mal. İlimsiz din kör ise, dinsiz ilim de topal. Buyruk o ki; Çin’de de olsa ilim, gidip al. İşte bu en güzel yol, ilimle...
Sayfa başına git