Haziran 2008 Ayında Eklenen Konular


Sen her sabah kıpkızıl tanyerinden uyanan Güneşimsin,ışığımsın benim sevdiceğim Işıltılı bir dünya değil tek istediğim Ömür boyu ateşim ol şu gönlümde yanan Sevdasız yaşantına gönül verdim kim ne der Sen yeterki aşkla okşayan sevgilerle gel Benden yana nazından başka yok hiç bir engel Sadece pamuk ellerini ellerime ver Kanatlanmak gerekse iki kalp arasına Sen bakışımın ucunda donakal öylece Bin asır geçsede çözülmesin bu bilmece Her gün her an aşkını aşkımda arasına
Ahenkli sözcükte buldum erinci Halka seslenen söz her dem birinci Bulgurdan ayırmak gerek pirinci Hece bana ben heceye aşığım Ben üzüldüm hiç kimseyi kırmadım Ayıbını hiç yüzüne vurmadım Doğru bildiğimden geri durmadım İnce bana ben inceye aşığım Döküldü yaprağım döndü gazele Geçmişi bırak sen günü tazele Kayıtsız kalmadım hiçbir güzele Nice bana ben niceye aşığım Çiçeğe sevdalı kuşlar böcekler Göremez çiçeğe açık kucaklar Geceleyin açar bütün çiçekler Gonca bana ben goncaya aşığım Saygısı olmayan aşıklar gülmez Emekle beslenen sevgiler ölmez Gizemli bir sırdır, hiç kimse bilmez Nice bana ben...
Mutluluk kuş değil, konmaz avuçlarına, Kaygısız kaldın aşka, haydi biraz sen yaklaş. Bir tereddüt yapışmış o kirpik uçlarına, Sevecen gönlümüzle daha tanışmadın ki. Uçarsın dallarımdan serçeler gibi ürkek, Ne niyetin bellidir, ne de tuttuğun dilek Dudakların sır vermez, ama gözlerin selek, Utangaç aşık gibi, kaçtın, konuşmadın ki. Kaşın çatıldığında şafaksız bir gecesin, Hülyalara dalınca çözülmez bilmecesin, Cevapsız sorusun sen ,bilinmezden öncesin, Sendeki aşk arayan kalbe danışmadın ki. Ne han olduğun belli,ne de yolcusun geçen, Yalnızlık enginine,meçhule yelken açan, Sensin yele kapılıp en uzak...
Yine yazıyorum sensizliği Gönlümün derin sularına bırakarak Kanat çırpıyor yine bu yürek Bir umuda,bir aydınlığa... Çekiyorum,hissettirmeden acısına katlanarak Yine yanıyor bu gözler,bu kalpler senin için Her anım ıstıraplarla dolu ebedi bir yolculuk gibi Gidiyor uçsuz bucaksız bir sevda uğruna. Unutturmuyor,saniyenin ızdırap veren sahneleri Canlanıyor,yüreğimin kuytu köşelerinde kalmış mazileri Yine yakıyor sensizlik, kalbimi titreterek Gerçeklerin yalan olduğu bu dünyada eritiyor içimi. Düşlüyorum,sensiz var olan hayatın anlamsızlığını Sevgiyi öğretecek olan yarimin yokluğunu Hiçbir tat almadan yaşanılacak olan duyguları Manasız bir şekilde düşünüyorum,yokluğundan. Gidemiyorum,sensizliği bırakıp uzaklara Silemiyorum,alın yazısı olan bu...
Durup durup bana sorma Bunu bilmek olay değil İnsan doğduk insan ama İnsan olmak kolay değil Kalpten başka bir yolu yok Aşktan başka bir dalı yok Kitabı yok okulu yok İnsan olmak kolay değil Yüreğinde sevgi yoksa Gözlerinde şefkat yoksa Dünyalar da senin olsa İnsan olmak kolay değil Neler gördük bu dünyada Neler verdik bu uğurda Sultan olmak kolaydı da İnsan olmak kolay değil
Görmek mi ah seni bir daha. Görmez olaydım keşke. Keşke tutmasaydın, Kanayan hayatımı o gün. Belki yaşamazdım, yaşattıklarını. Suç sende değil belki, Umutsuzluğumda. Eş, eş olabilseydi eğer. Ona verdiğim sevginin, Yarısını verseydi bana. Belki yaşanmazdı bunlar. Ah siz erkekler, çıkarcı menfaatçiler. Neden hep her bahçenin gülünü, Koklamak istersiniz. Bahçenizdeki gül, gül değimli? Sen gül kokladın, güldün belki, Ama ben gülmedim, gül de değilim artık. Sarardım, soldum, yapraklarımı döktüm. Yok artık kokumda, umutlarım da. Sanma sadece seni suçluyorum. Biliyorum asıl suçlu benim. Hani bir şarkı vardı: “ Sana bir ihanet borcum vardı ödedim...
Hasret denen acı şarap, Beni böyle etti harap, Ayrılığı yazan kitap, Olmaz olsun olmaz olsun… Elim titrer döner başım, İçim yanık dinmez yaşım, Gurbet elde mezar taşım, Olmaz olsun olmaz olsun… Sen sevdamsın canımda kan, Anıyorum seni her an, Sende bana doğmayan tan, Olmaz olsun olmaz olsun… Elde derya cilveyle naz, Şu yüzüme sen gül biraz, Sensiz gelen baharla yaz, Olmaz olsun olmaz olsun… Cantekin der; gurbet eza, Bu ayrılık bana ceza, Sılam sensiz toprak feza, Olmaz olsun olmaz olsun…
Bir gülü bir fidanι bir yapragι sev Bir ιsιgι bir ömrü bir avuç topragι sev Bir çocugu bir gerçegi bir düsmanι sev Beni sev beni seveni sev fakat Bir tanrι var onu herseyden çok sev Ümitsiz bakan gözlerin ne güzel Sabιrsιz sιcak askιn ne güzel Baharda baharι yasatan Askta su özlemi yaratan Sabιrsιz sιcak askιn ne güzel Ümitsiz bakan gözlerin ne güzel Sevkatsiz ömrün geçsede bu yolda Bir gülü bir fidanι bir yapragι sev Uyuyan gönlün küsmüsse bile Bir ιsιgι bir ömrü bir avuc...
Dolandım dünyayı şehir,kasaba Her yer sensizlikti her yer kalaba Ne kervan buldum ne de bir araba Sana gidemedim yolların nerde Bağla yetinmedim gezdim çölleri Dur durak demeden bütün elleri Derlediğim kadar beyaz gülleri Sana veremedim ellerin nerde Aşkı taşıyarak geçen devirde Sayfalar doludur bir bak çevir de Bir gün sıhhatliydim bir gün revirde Geçmiş olsun diyen dillerin nerde İçimde heyecan öyle durgundu Aşkına sitemli sana kırgındı Yıllar yılı her gün yorgun argındı Bana sor bakalım yılların nerde Her düşte; gözlerin hep revnak halli, Tan yaylası gibi yanaklar...
Nehirler gibi geçtin şu uslanmaz gönlümden, Toprağımı götürdün,bir taş koymadan gittin. Yılları heba ettin, bu kısacık ömrümden, Mevsimleri,ayları ,günü saymadan gittin. Köprü olduğun yerde sular gibi aktığım, Gezindiğin yollarda gül yaprağı döktüğüm, Her akla gelişinde senin için yaktığım, Türkülerimi,sazı,sözü duymadan gittin. Dile düşmüş sevdanın şimdi süresi doldu; Bu ayrılığa sebep bir tatlı heves oldu; Kendimi anlatmaya sözler yetersiz kaldı, Senin için atan bu kalbi soymadan gittin. Gün oldu hasret çektim,umut bağladım; An geldi,yokluğunda çaresizce ağladım; Gönlün hoş olur diye, ırmak gibi çağladım, Her duyguyu yaşadın,aşka...
Sen bir zamanlar hatırlarmısın Bir kelebek kadar güzeldin Melekler kıskanırdı sanki seni Almıştın benim yüreğimi Neden bıraktım ben ellerini Koparıp ta bağrıma basmadım seni Biliyorum sende yüreğini Bende bırakmıştın o yüce sevgini Ve sonunda kopardılar seni ve beni Körpe bedeninden kaçan gelinliğini Giydiğinde açmadan solan kaderini Al al olan yanakların söylüyordu sanki Artık seninle soluyamazdım geri kalan Ve sensiz geçecek günlerimi Haydarpaşa garında buldum kendimi Soluyamazdım aynı yerde seninle nefesimi Trene binerken sanki senin benliğini Gitme dur der gibi diyen hayalini Bana bakan sevgi dolu gözlerini Ve sevgiyle titreyen...
Evlilik ■ Bütün Bildiklerini Karısına Söyleyen Koca, Az Şey Biliyor Demektir. THOMAS FULLER ■ Karılar; Gençlerin Sevgilisi, Orta Yaşlıların Arkadaşları, Yaşlılarında Dadısıdır. BACON ■ Kötü Kızdan İyi Karı Olmaz. FRANKLIN ■ Bütün Kocalar Aynıdır, Yüzleri Değişik Olmazsa Birbirinden Ayırt Edemezsiniz. ANONİM ■ İyi Bir Koca Sağır, İyi Bir Karıda Kör Olmalıdır. ANONİM ■ İyi Bir Koca Geceleyin İlk Uyuyan, Sabahleyin De Son Kalkan Kişi Olmamalıdır. BALZAC Komşu ■ Arkadaşsız Ederiz, Ama Komşusuz Edemeyiz. THOMAS FULLER ■ Komşunun Tarlası Daha...
Acı ■ İşi Çok Olanların Gözyaşları İçin Vakitleri Yoktur. LORD BYRON ■ Acı Çekmek, Ölmekten Daha Çok Cesaret İster. NAPOLEON ■ Tatlı Şeyler, Sonu İyi Biten Acılardır. AESKHYLOS ■ Hiçbir Şey, Acıdan Daha Hızlı Gelemez. BAİLEY ■ Dünkü Acılar, Bugünkü Sevinçlerin Kaynağını Oluşturur. POLLOK ■ Acı, Acıyı Bastırır. TÜRK ATASÖZÜ Açlık ■ Açlık, Kılıçtan Bile Keskindir. BEAUMONT İLE FLETCHER ■ Açlık, Dünyanın En Güzel Salçasıdır. CERVANTES ■ Aç Tavuk Düşünde Darı Ambarı Görür. TÜRK ATASÖZÜ Akrabalar ■ Akrabalarının Sevmediği İnsanı Kimse Sevmez....
Moda denilen şey o kadar çirkindir ki onu her altı ayda bir değiştirirler. (OSCAR WILDE) Bir tehlike anında gemiden uzaklaşan fareler, geminin batmamasını bir türlü affedemezler. (Wieslaw Brudzinski) Kurtlarla arkadaş ol, yalnız elinden baltayı bırakma. (Rus Atasözü ) Rüzgara tüküren, kendi yüzüne tükürür. (İtalyan atasözü ) Bir gün su içeceğin çeşmeye çamur sıçratma. (İsrail atasözü ) Evlilik bir kale gibidir. Dışardakiler oraya girmek için, içerdekiler de çıkmak için uğraşır dururlar. (Çin atasözü ) Boş bir çuvalın...
Sayfa başına git