Temmuz 2008 Ayında Eklenen Konular


Bütün mevsimlerde yüzüm kırağı tutuyor sende benim gibi üşüyor musun? Seni nasıl sevdim biliyor musun? Milyonluk nüfusun içinde yapayalnızım, bir gölgelik ışık bile parlamıyor. Sende benim gibi korkuyor musun? Seni nasıl sevdim biliyor musun? Bıraktığın hatıralar kanıyor, yaralara gözyaşımı basıyorum. Sende benim gibi sızım sızım sızlıyor musun? Seni nasıl sevdim biliyor musun Seni senden, seni benden, seni onlardan, seni ağrıyan yanımdan bile çok sevdim. Yoksa sen gülüyor musun? Seni nasıl sevdim biliyor musun? Üstüne serpilecek topraktan da daha çok Sevgimden kefen biçip, aşkımdan tabut çaktım seni kalbime gömüyorum. Yoksa sen...
Bazen yalnız kalır insan Kalabalıkta yabancı yüzler içinde Bazen de yalnız kalmak ister insan yalnızlığın içinde Bir dost ararken Yalnızlık gelir oturur baş ucuna Dertleşir seninle dertleşirsin kendinle Hayat muhasebesi yaparsınız Nedense bilanco hep açık verir Kader dersin hep kendine yontmuş Sonra geçmişine bakarsın Görebildiğin; Bir kavanoz dibinde keşkelerden başka bir şey değil Üzülsende aslında ağlasanda bir şey değişmez Bazen kahkahalarda bulamadığın huzur Iki damla yaşla çıka gelir Sebahattin Mertaslan bazen insana sebebini bilmediği bi sıkıntı gelir yada gitmesini hiç istemediği bi yalnızlık hissi bazende boğulmak ister kahkahalara dostlar arasında tıpkı...
Ayrılık hasreti vurdu bağrıma Neden ayrı düştük, bilemiyorum! Sen yoksun sevdiğim, gönlüm virane Üzüntüm çoğalır, gülemiyorum! . Gönlüm ateş sanki, kor gibi yanan Hasret mızrak mızrak, vermiyor aman Derdimle baş başa kaldığım zaman Akar gözüm yaşı, silemiyorum.. Gittiğin gün dünya zındana döndü Ümidin, hayalin ziyası söndü İdrâk paramparça, duygu bölündü Bir türlü kendime gelemiyorum! . Hıçkırır yüreğim firkât yasında Gönlüm kürek çeker, gam deryasında Muhabbet düşünde, aşk rüyasında Arıyorum seni, bulamıyorum..
İnsan sevinçden keyf alır üzüntüden ağlar Benim hiç sevincim olmadı ı Bu yüzden göz yaşım kurumadı Elimden tutan da olmadı Düşe kalka yürüdüm Ben hiç yaşamadım cocukluğumu Benim oyuncam hiç olmadı Ağaçtan çubuktan at yapardım Binip üstüne dıgıdık dıgıdık diye Koşardım sağa sola Dualar ederek Allaha Ayağım da lastik ayakkabı Çıkartır kum doldur elimle itelerdim Rın rın diye kamyonculuk oynardım Kendi kendime Öküz otlatırdım sabahtan akşam kadar Azık belimde türkü dilimde Onlar nere ben oraya Bir sinek gelir ısırır kaçarlardı Koşar yetişemez ağlardım Okullar açılır ben sevinirdim Sıyah önlük beyaz yaka bezden...
Yerin seni çektiği kadar ağırsın, Kanatların çırpındığı kadar hafif.. Kalbinin attığı kadar canlısın, Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç... Sevdiklerin kadar iyisin, Nefret ettiklerin kadar kötü.. Ne renk olursa olsun kaşın gözün, Karşındakinin gördüğüdür rengin.. Yaşadıklarını kar sayma: Yaşadığın kadar yakınsın sonuna; ne kadar yaşarsan yaşa, Sevdiğin kadardır ömrün.. Gülebildiğin kadar mutlusun. Üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin Sakın bitti sanma her şeyi, Sevdiğin kadar sevileceksin. Güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer Ve karşındakine değer verdiğin kadar inansın. Bir gün yalan söyleyeceksen eğer; Bırak karşındaki sana güvendiği kadar...
Ben seni sevdim mi? Sevdim, kime ne Tuttum, ta içime oturttum seni Aldım, okşadım saçlarını, öptüm İçtim yudum yudum güzelliğini Ben seni sevdim mi? Sevdim elbette Bendeydi özlemlerin en korkuncu Çıldırırdım sen ne kadar uzaksan, Aşk değil, hiç doymayan bir şeydi bu Ben seni sevdim mi? Sevdim doğrusu Sevdikçe tamamlandım, bütünlendim Biri vardı ağlayan gecelerce Biri vardı sana tutkun; o bendim Ben seni sevdim mi? Sevdim en büyük En solmayan güller açtı içimde Ömrümü değerli kılan bir şeydin Sen benim boz bulanık gençliğimde Ben seni sevdim...
Siyahlık taşar pembe duvarlardan içeri usulca Günahlar cirit atar beynimin zirvelerinde Karanlıklar güneş rolünde dans eder damarlarımda, İçim acır, dişlerim kilitlenir sensizlik şiirlerinde! Sıcak bir çay derinden ah çekerek soğur fincanımda, Paket olur beynim, sigara paketlerinde İçimi yakan her sigara, yavaşça söner avuçlarımda, Lanet ederek solurum sensizliği, lanetlerimle! Harfler çılgınca uçuşur kağıtların üstünde, Hasretini yazar, sana hasret kalemler, Zehir olur geceler, şehir olur düşünceler, İçimde halkın yaşar, seni ister tüm şiirler! Şarkılar sarhoş olup haykırırlar anlamsızca, Korkular sarar, pespembe duvarları, taşları, Bir duman bulutu...
Yollarımız burada ayrılıyor Artık birbirimize iki yabancıyız Her ne kadar acı olsa, ne kadar güç olsa Her şeyi evet her şeyi unutmalıyız Her kaderin tesellisi bulunur, üzülme İnsan ne kadar sevse unutabilir Mevsimler, gelir geçer, yıllar geçer Sen de unutursun bir gün gelir Hiç yaşamamışçasına, hiç sevmemişçesine Unutursun o günlerimizi, gecelerimizi O günlerce gecelerce sevişmelerimizi Her şeyi evet her şeyi unutabilirsin Hatta bütün yazdıklarımı satır satır Kalırsa, içinde bir derin sizi kalır
seni yakınken özledim ama neşanstırki bende ki göremedim tam vazgectim demiştim kendime kendimi kandırmışım senden başka diyar yok bana bana senin olmadıgın bir yer bir diyar söle oraya gidiyim söyle Bir iki dakada olsada göreyim seni belki selam verirsin belki iki laflarıs die göreyım seni suyum ısınsın biras korksun korku nedir bilmeyen yüregim şu yüregime su serpilsin sevgilim İki dakada olsa o eski yaraya o vurgun yemiş o kurşunlara gelmiş yüregimin sızısı dinsin iki dakada olsa olsun sevgilim bu yara öldürdü beni biliyorum seni sevmek iki nefes kadar kısa belki hata belki adamın kendini...
Karşına nerde, nasıl çıkar Aşk dediğin yaşamı bakar İçinde kopar fırtınalar Aşk bu insana birşey sormaz Olay seni çoktan aşmıştır Kalbinde heyacan artmıştır İstesende dönüşü yoktur Aşk bu insana birşey sormaz Ellerin, ayakların titrer Bütün hayatına o girer Aşk insanın gözünü kör eder Aşk bu insana birşey sormaz Girmiştir etki alanına Aşk bakmaz senin planına İşler damardaki kanına Aşk bu insana birşey sormaz Gecelerin uzarda, uzar Onsuz geceler olur mezar Şairse aşk şiiri yazar Aşk bu insana birşey sormaz Aşk insanı eder perişan Yatağa düşürür her an Varmı aşktan sağ kurtulan Aşk bu...
Sayfa başına git