Kasım 2008 Ayında Eklenen Konular


Geceler,hey güzel geceler Karanlıklarında güzellikler gizleyen geceler Tüm kötülükleri ,kirli izleri Gizleyen yok eden geceler Benim gecelerim Acılarımı,hüzünlerimi paylaşan geceler En yakın dostum arkadaşım Sırdaşım geceler Neler gizlersin o kuytu karanlıklarında Nice sevgiler,hüzünler ayrılıklar Benim acılarım,göz yaşlarım Gizli senin sonsuz karanlığında Sonsuza kadar göm içine acılarımı Hiç ortaya çıkarma sırlarımı Sakla içinde o acı göz yaşlarımı Vefalı dostum; Tek arkadaşım geceler..
ben sevdanın oturduğu sokakta oturuyorum geceler hiç bitmiyor ben hiç uyumuyorum gecenin efkarı iniyor perde perde sevdanın hayali vuruyor arada bir içime ben sevdanın oturduğu sokakta oturuyorum hani su perdelerinde mavi kus resimleri olan ali bakkalın hemen yanında 17 numara o kırgın hayatin tam ortasında hani duvarlarında hala yazılar olan o sokakta biri gurbetin ,biri ihanetin, biride seni böyle sevmenin hikayesi sevdanın cami bana bakıyor ben cama ve bak sen su seren cama pencere önünde menekşeler ,hatmiler bide gece sefası ,bide haytalığı adamın abi b...
Hiç düşündün mü seni seven ne halde O her gece ağlıyor sessizce Seni arıyor gözleri her gittiği yerde Belki de haklısın kendince. O seni çok sevmişti hala seviyor İmkanı yok seni unutamıyor Anıları silip bir kenara atamıyor Belki de haklısın kendince. Sen onu bırakıp gittiğin halde O sevmeyi seçti yinede Hakettimi bunları o sence Belki de haklısın kendince. Biliyor musun o senden vazgeçemiyor Her tanıdığına her yakınına seni soruyor Kimseye söylemiyor ama o seni çok özlüyor Belki de haklısın kendince Hiç beklememişti bunu senden Acı çekmeyi seçmeni,...
Hatırlar mısın bilmiyorum? -Çünkü aklımdan hiç çıkmıyor; her şey bir bakış, bir uçuk gülüşünle başlamıştı... O birden bire, içeri teklifsiz dalan misafir gibi gözlerimden yüreğime yayılan.. beni çılgına çeviren... o ilk bakış, o ilk gülüş ve o ilk heyecan O nasıl bir bakıştı öyle? ve o nasıl bir gülüş? Kalbim adetâ fırlayacakmış gibi çarpıyor, çırpınıyordu heyecandan..! Hâlâ o ilk ân gibi telâşa kapılır heyecanlanırım, hatırladığım ân! -Sen nasıldın bilmiyorum!? - Hatırladım...!? ürkerek korkup kaçan ceylan gibiydin avcıdan! O ana kadar yıkılmaz, sarsılmaz olan irâdemi yerle bir eden, o ânı, ölene dek hatta öldükten sonra...
Yeşildi dünyam, maviydi.. birde kahverengiydi... Beni bir ürkek ceylanlar tanırdı, birde çingene serçeler... Yalnız kuşların sesi gelirken kulağıma, birde kavak yapraklarının... Sen; Durgunluğuma düştün... ve büyüdün içimde büyüdün, büyüdün; Sudaki halkalar gibi. Yeşildi dünyam, maviydi... Bir de kahverengiydi; Sen, bana düştüğünde!.. Bakışların, kendi ortasından büyüyen sıcak halkalar gibi iç içe yayıldı içimde... Hoşgeldin, dedim. Hoşgeldin sıcağım. Hoşgeldin salıncağım! Ve savruldu başım uzun bir iple dalına bağlanmış gibi.. Savruldum; Senden sana doğru! Beni, sadece ürkek ceylanlar tanırken birde çingene serçeler... Ve ben, yalnız kuşlarla, kavak yapraklarının sesini tanırken... Sen; Durgunluğuma...
İşte karşımdasın. Başımı kaldırıp sana bakıyorum. Bakışıyoruz. Gözlerinin koyuluğuna vuruluyorum. Karanlığında apaydınlık oluyorum. İçime serinlik veriyor varlığın. Gözlerin anlamlı gözlerin ılık gözlerin taze gözlerin gözlerim oluyor gözlerim gözlerin. Bakışlarında tüm dünyanın güzelliği okunuyor. Bana tüm dünyanın güzelliğini verseler senin gözlerinin güzelliğine değişmem. Gülümsüyorsun. Dudaklarındaki tebessüm tüm yüzüne yansıyor. Gözlerine de tabii. Bu tebessümle yaşama tekrar doğduğumu hissediyorum. Susuyoruz bir zaman. Sana bakıyorum seni görüyorum. Vazgeçiyorum sözcüklerden. Sözcükler bu anı bozabilir diye korkuyorum. Konuşmuyorum. Seni seyrediyorum. Senin başını eğip te...
Özlüyorum seni. Gücüm yetmiyor unutmaya Özlüyorum elini tutmayi sesini duymayi Boynuna sarilip omuzunda aglamayi Nedensiz sevinçleri Hasret dolu sevgi dolu simsicak düslerimi Özlüyorum Gücüm yetmiyor unutmaya Seni aramazsam unuturum sanmistim Girmez sanmistim hayalin beynime Geceleri düslerimde Gündüz baktigim heryerde seni Özlüyorum.. Renkler gitmenle soldu Kirmizi kirmiziligini unuttu Mavi maviliginin farkinda degil Beyaz yanliz sen giydiginde güzelligini haykiriyormus Özlüyorum Bu özlem bu bekleyis hiç bitmiyecek Ruhumda sana açan eflatun renkli çiçekler solmayacak Olmasanda sensiz sensizligi yasatacagim Sensiz seninle olmayi basaracagim Sonun yaklastigini hissettigim gün Beyaz,bembeyaz mendilimi sallayarak Sensiz yasamin kahrediciligine veda ederek Seninle sonsuzluga kavusacagim SENİ...
Bir gün karsina deli gibi sevecegin biri çikarsa Sen onun için kahr olurken o aldirmazsa Seninle alay edip gururunla oynarsa İste o an benim nasil yasadigimi anlarsin O kisi önce sever görünüp sonra terk ederse Sen aci çekerken birde unut derse İste benim ne halde oldugumu O an anlarsin O unut dedikçe gönlün hayla severse Dostlarin düsmanlarin haline gülerse Severken terk ediilmek nedir İste o an anlarsin Hergün çaresizligi yudum yudum tadarsin Usanip bu hayattan yasamaya küsersen Dertlerini unutmak için ölmek istersen Bana neler yasattigini...
Bir garip düşünceler var kafamda hayalimde Sanki birini bekliyorum bana gönül verecek Anlatılması çok zor bir burukluk var gönlümde Sanki birini bekliyorum bana gönül verecek Parçalıyor içimi bu gariplik bu belirsis his Olmuyor geceler gündüzler birtürlü düşüncesiz Günlerimde geçiyor çaresiz vede neşesiz Sanki birini bekliyorum bana gönül verecek İstemiyorum eve gitmek soğuk soğuk geliyor Dostlar arkadaşlar nedir senin bu halin diyor Ancak beni yalnızlıkla düşünceler mutlu ediyor Sanki birini bekliyorum bana gönül verecek Neden birini bekliyorum böyle bütün günler Sorsam böylemi olmuştur aceba...
Sen gidersen güneş doğmayacak Sabah olmayacaktı sanki Dünyam başıma yıkılacaktı güya! Hani ne oldu? Ne dünyam yıkıldı ne ben Döner mi dönmez mi düşünmeden Sildim ben seni... Günlerce ağlayacak mıyım gidersen Ama bir saat bile dökülmedi gözyaşlarım Çünkü hakketmemiştin onları Saçının dökülen telleri kaldı ellerimde Ellerimi yıkadım günlerce, Senden bir zerre kalmasın diye Ve sonunda arındım senden.. Hani sensiz yaşamam ölürüm derdim ya Unut gitsin bak hala yaşıyorum Bunlar son sözlerim sana ; Artık ne dünyamı ne başımı döndüremezsin Gidişinle salladın belki Ama bilki beni asla deviremezsin...
Göğü kucaklayıp getirdim sana kokla açılırsın solmuşsun benzin sararmış yorgun bir işçinin yüzüne benziyor yüzün öyle bükük bakma bana çam kolonyası getirdim sana kentli dağlıların haklı sevdasını bolu ormanlarından çarpan bir koku sanki köroğlunun ter kokusu aman kokusu, billah kokusu canlarım, canım benim üzme kendini bu kadar sana umudu öğretmeyenlerin suçu mu var bak yeryüzü ne kadar geniş ne kadar dar Dur akıtma gönlüm yaşını gözünden öpecek bir yer bırak oy bana en yakın bana en uzak sevgili yar Hasretine vur beni Giyecek çamaşır getirdim sana adettir diye değil, sevdim diyedir bağışla, eski biraz bedenim uygundur diye...
Umutsuzca sev beni Bunu isterim sadece Görmesin o nurdan gözler Görmesin başkasını. Öyle umutsuzca sev ki Her doğan güneşle yeniden öl Yeniden öl benim için Ve bir daha,bir daha,bir daha... Anlamsız kılsın seni hayat Unutulmuş gör kendini Unutulmuş gör gözümde Günlerce, aylarca hatta yıllarca. Günlükler tutmaya kalkma Günyüzü göremezsin ki Nasıl bildiğimi sorma Ben umutsuzca sevdim seni.
Bugünlerde yine seni düşünüyorum... Yalnız,ıssız ve çaresiz gecelerde, Seni düşünüyorum sessiz çığlıkların arasında... Kalbim senin için çarparken, İçimden "seni seviyorum" diye haykırmak geliyor!.. Ama olmuyor, Ben yine de seni seviyorum haykıramasamda çığlık çığlığa, Bir kağıt parçasına,duvara haykırıyorum aşkımı, Seni sevdiğimi yazıyorum sadece !!! Seni düşünüyorum hep gecelerde, Belki hayalin yalnızlığıma katık olur diye... Seni düşünüyorum hep gecelerde, Belki hayalinle gelirsin diye... Seni düşünüyorum hep gecelerde, Belki seni hayalinde unuturum diye... Ama ne mümkün böyle bir şey. Gözümden uzaksında,gönlümden olmuyorsun işte, Çıkmıyorsun aklımdan... Hani istemiyordumda çıkmanı. Bir ümitle bekliyorum, Hani göçüp...
Yürekten sevenler hep üzülürler sonunda...aslında sevgiyi hak eden onlardır, ama muhtaç oldukları sevgi başkalarına verilir...bu ne biçim bir adalettir...Yaradan görmez mi onların isyanlarını haykırışlarını, çektiği acıları bilmez mi sanki...Bilse de görse de vermez sevdiğini sevene... Yürekten sevenler duygusal olurlar...Her an her şeye ağlarlar...Ağlamaları duygusallıklarından değildir...Nereye bakarlarsa baksınlar hep onu hatırlarlar...Onu hatırlamak acı verir...Çünkü o çoktan mazide kalmıştır artık...Önlerine bakmaya çalışırlar...Ama bir şey göremezler...Hep geri geri gider ayakları... Geçmişten kopmak istemezler...Çünkü aradıkları kişi...

Sayfa başına git