"Dört" ile Etiketlenen Konular


öyle bir zaman olurdu ki... yaz sıcağında içimi ürpertirdi kimi duygular.. yüzümden terler akarken..! öyle bir zaman olurdu ki... kış ayazında içimi ateşlerdi kimi duygular... üşümekten ellerim cebimi ararken..! öyle bir zaman olurdu ki.. baharın ilkinde yapraklar yeşermeden kimi duygular... düşmeye kalkarken...! öyle bir zaman olurdu ki... son baharın bitiminde yapraklar düşerken kimi duygular yeniden yeşerirken...! öyle bir zaman olurdu ki... bir anda, dört mevsimi kapsayan ben olurdum senin aşkını yaşarken...! Fikret Turhan-Yalova, 16.06.2013
Varlığın ömrümün dört mevsimi Gözlerin; bahar Her bakışında çiçeklendiğim yar Dudağına konan küçücük tebessüm Kalbime dolan Meltem esintisi Ilık bir Yaz. Umarsızlığınsa Sonbahar Umudum sararıp solar Ah yokluğun zemheri, kış Özlemin esaretinde Gecem, gündüzüm ayaz. 07 /12/2012 Zeynep Yağmur
aşk... baharda... erik çiçeklerinde... beyazlara... yaz başlarında... gelinciklerde... kırmızılara.... boyanıyordu.... aşk... güz günlerinde yapraklarda... sarılara.... kış ortasında... kardelenlerde... mavilere... boyanıyordu.... aşk.... her mevsim... renkten renge... giriyordu.... 01.01.2012 Yalova... Fikret Turhan
7nci koğuş 1142 Bu benim hikayem Yerde yatan anam kadar Bayrağına kan toprağına can Bir bacağı olmayan Şehit hasan şehit dedem kadar haklıyım Bir yanını yakmış ayrılık Güneşine zincir vurulmuş.. Yalnızlığın adıyım Güneyin yaktığı...
Dört Kalp Dört Aşk Ben içinde bir şarkı bulunan plak İçimdeki şarkıda sensin Ama farkında değilsin Çünkü sendeki plak bomboş Bilmiyor musun en kötü hapishanenin Boş bir plak olduğunu Eğer bu esaretten kurtulup Şarkı atmak istersen plak'ına Kesinlikle uzaklarda arama En güzel şarkı burada Şükrü Sarıkaya
Dört atlı Sarıgöl Boğazı' na devrildiler Rüzgârı burunlarıyla biçip arkalarına dökerek Kara sular gibi boşandı gecenin boşluklarından Köpek havlamaları Dört atlı Sarıgöl Boğazı' na devrildiler Omuzlarında çapraz tüfek , kalpaklı ve siyah çizmeliler Yıldız yıldız sıyrılıp akıyor Padişah karanlığında mahmuzları Hafız Ahmed' in değirmeninde ateşin başına oturdular Önce bir soğan kırdılar Dut pekmezi ve yoğurt sordular Bıyıkları tekmil ayaktaydı Müslüman ve hilâl biçiminde Sonra erkekçe yatsıyı kıldılar Çakal gözleri saattaydı, kulakları köpek seslerinde Acı tütün içilip, sonra bir vakit konuşuldu Cezveler sürülmüş ocaktaydı Atının dizginlerine olduğu kadar Her...
Sevgi bir günlük olur mu? Sevgiye sınır konur mu? Bugün hatırlayıp onu, Yarın unutmak olur mu? Bunca sevdiğimiz varken, Bir günle anmak olur mu? Üç yüz altmış beş gün varken, Bir günlük aşk, aşk olur mu? On dört şubatı kutlayıp, Sonra unutmak çok ayıp, Her fırsatta yollayalım, Sevgiden bir buket yapıp. Sevgimizi bu bir günden, Çarçur edip bitirmeden, Mutluluğa birçok neden, Vardır, yürekten istersen. Her gün on dört şubat olsun. Yüreğimiz aşkla dolsun. Kalbimizde aşk iksiri, Elimizde çiçek olsun.

Sayfa başına git