masal gibi üç gün üç gece İSTANBUL… gündüzleri, çok kalabalıktın insanların, geceleri çok aydınlıktın gölgelerin BENİ kovalıyordu… masal gibi üç...
istanbul şiirleri
İstanbul, tepeleriyle güzeldi… tepelere çıkan yollarıyla denize inen sokaklarıyla güzeldi… İstanbul, minareleriyle güzeldi… göklere çıkan ezanlarıyla gönle giren huzurlarıyla güzeldi…...
bu İstanbul… nasıl bir İSTANBUL? … mavisi çok…grisi çok… insanı çok…meleği yok..! bu İstanbul… nasıl bir İSTANBUL? … göğü çok…bulutu...
şehr-i istanbul’u… akşamın bu saatlerinde, bir teleş kaplıyordu…. karaköy’den eminönü’ne… beşiktaş’tan kadıköy’e…. yani ki… avrupa’dan asya’ya doğru… şehr-i istanbul’un… bu...
İki bin dokuzdu, Şubattı ve soğuktu. Lakin tüm sıcaklığınla açtın gönlünü… Kalbini… Bilmem kaç milyona yaptığın gibi. Çağlar kapatıp çağlar...
Listana diye bir yer çıkmaz sokaklarla dolu her tabelada senin ismin sen inşa etmişsin burayı öyle dediler şimdi bu yerde...
İSTANBUL AŞKI Avuçlarımdaki sana ait çizgilerde kaybolma seni yüzüme yansımış ışıltılarda yakaladım Epey sohbet ettik… Dedin ki bana: “Ne ben...
Çok uzaklardan yazıyorum sana bu mektubu Uzun yıllar oldu, bağrından kopalı Nasılsın sevdam Bıraktığım gibimisin? Yine oturuyor mu, âşıklar salacakta...
Memleketten aldın bizi dirhem dirhem çaldın bizi ey İstanbul koca şehir kuruş kuruş sattın bizi padişahken viranede sayende bir garip...
Bu şehir kan kırmızı Kanayan yüreklerden artan Bu şehir kan kırmızı Gözlerimden arta kalan… Bu şehir bir duman Bu şehir...
Göç olur her sene topraklarına Yerim yok demezsin koca istanbul Saymadım içinde kaç millet yaşar Manav Remzi’nin yuvası şehir Yakamoz...
Dünyada güzeldir yeri İstanbul bir cennet şehir Mescitleri, camileri İstanbul bir cennet şehir Yedi tepe üzerinde Eyüp Sultan yatır onda...
Sana hasret yaşıyorum, senden uzakta Her semtin ayrı bir şarkı, ayrı bir şiir Anlatılan hep sensin dilde, dudakta Güzel şehir,...