ölüm

uyku.., kısmi bir ayrılıktı… gözünden,dilinden,ellerinden… rüyan’dı seni.., gözüne,diline,ellerine döndüren…! ölüm.., geçici bir ayrılıktı… bir şey sandığın bedeninden.. ruhun’du seni.., yepyeni...
Geziyorsun gölge oldun ardımda Dolanarak gezme ölüm sabreyle Biraz sabırlı ol inan yadımda Dolanarak gezme ölüm sabreyle Dönderirsin beni kader...
ellerim yoktu…tutasım çoktu..! gözlerim yoktu…bakasım çoktu..! sevdiğim….hepsi senindi…, geri almaya niyetim yoktu…! sözlerim yoktu….diyesim çoktu…! nefesim yoktu….çekesim çoktu…! sevdiğim…hepsi sendeydi..,...
Mezar taşı bakma yüzüme öyle Bana bir şeyler söyle Ölüler mezarda dipdiri de Seni görüyor halini soruyor de Yan yan...
Ölüm gelmişti şaire beklenmedik anda Masada defteri Defterinde Yarım kalmış mısra Yarım kalmış şiir Elini daha çabuk tutardı Ölümü bilseydi şair...
Ey sevgili Rüyalarına yıldırımlar düşsün Tutuşsun yastığın, döşeğin Yüreğime Bir güzergâh daha döşeyiver Şiir yazıver Şöyle çiçek dilli Şöyle çiçek...
Sen/den istediğim bir/tek beni sev Yâr ölüm fermanım senin elinde Sen varken yanımda gönül sanki dev Yâr ölüm fermanım senin...
Sana sevgilim diyorum Hala bu cümleyi kurmamak için bile ölmek isterdim Adın dudaklarımda yok olmadan Tenin tenimde henüz solmadan Birbirimize...
Hayat yordu artik beni Karsilik veremiyorum eskisi gibi Savasamiyorum engellere artik.. Kalbime saplaniyor agrilar, yeniliyorum. Bende bir zamanlar gulucukler sactim...
Sesizliğin Ölüm gibi… Ben her yağmur yağışında, Sana susuzluğumu yıkıyorum, Kış ayında karlar yağdırıyorum sessizliğine, Bir sesin çözüyor tüm buzlarımı...
korkutmuyor beni ölüm korkum beni unutmandır gülüm aşım,ekmeğim kesilince bu dünyadan evine,yüreğine düşecek feryat,figan biliyorum önce sesimi sonra hayalimi aşındıracak...
Ölüm dediğin nedir ki be gülüm! Sevgiliyle kavuşmak değil midir Yalan dünyayı isteyene bırakıp Vuslata yapışmak değil midir Ölüm dediğin...
Kalleşçe öldürdüler Bahriye Üçok’u,Turan Dursun’u Muammer Aksoy’u,Uğur Mumcu’yu,Necip Hablemitoğlu’nu Kim yaptırdı size bunu Cennetten aldınız mı tapunuzu! Herkes sustu Susmayanlar...
  ÖLÜM VAR Sen bunu bilmeyi, istemesen de Ölüm var herkesin, yanı başında Gelecek kapıya, beklemesen de Kim bilir ne...
Zaman hızla geçiyor bugün dünden farklı görüyorum Yaşıyoruz belki yanlış belki doğru bilemiyorum Gidiyoruz bir meçhule sonumuz nedir bilmeden Biz...
Yaşamak zavallıca, Ürpertilerin esaret zincirinde Mutluluğu göğüs kafesine atıp, Kaçarcasına sevgi girdaplarından, Gözyaşlarına sığınıp duvar diplerinde Sarhoş olup sayıklamak adını…...
Hani ölüm Kapımı çalsa.. Yarın… İnan olmaz Yarından Bir zararım… Ne umudum var geleceğe… Nede bu gun için Bir kararım…(Kederli...
Ölüm, Bir nefsi terk ediştir, bedensiz BEN’liğe varmak için… Aslında ölüm AŞK’tır ruhun özgürleştiği. Ruh iki türlü özgürleşir birincisi AŞIK...
12