"ölüm" ile Etiketlenen Konular


uyku.., kısmi bir ayrılıktı... gözünden,dilinden,ellerinden... rüyan'dı seni.., gözüne,diline,ellerine döndüren...! ölüm.., geçici bir ayrılıktı... bir şey sandığın bedeninden.. ruhun'du seni.., yepyeni bir bedene götüren...! .. Fikret TURHAN-Yalova, 08.04.2013
Geziyorsun gölge oldun ardımda Dolanarak gezme ölüm sabreyle Biraz sabırlı ol inan yadımda Dolanarak gezme ölüm sabreyle Dönderirsin beni kader çarkında Çağlayıp akmadım sevda arkında Sanmaki değilim senin farkında Dolanarak gezme ölüm sabreyle Ağlarım ağlarım yaşımı silmez Bir hayırsız sevdim halimden bilmez Çağırırım çıkıp yanıma gelmez Dolanarak gezme ölüm sabreyle Şeyda bülbül gibi kurumuş gülde Ararım Leyla’mı sahrada çölde Benimle yüzersin o susuz gölde Dolanarak gezme ölüm sabreyle Ne yorulur nede bir kez teklersin Çokta inatçısın anı beklersin Ne kısaltır ne’de zaman eklersin Dolanarak gezme ölüm sabreyle Ömür değil Bâki...
ellerim yoktu...tutasım çoktu..! gözlerim yoktu...bakasım çoktu..! sevdiğim....hepsi senindi..., geri almaya niyetim yoktu...! sözlerim yoktu....diyesim çoktu...! nefesim yoktu....çekesim çoktu...! sevdiğim...hepsi sendeydi.., geri almaya mecalim yoktu..! sabahlarım yoktu...uyanasım çoktu...! gecelerim yoktu...uyuyasım çoktu...! sevdiğim...hepsi senindi..., geri almaya zamanım yoktu..! fikret turhan-yalova 16.03.2013 Fikret Turhan
Mezar taşı bakma yüzüme öyle Bana bir şeyler söyle Ölüler mezarda dipdiri de Seni görüyor halini soruyor de Yan yan ölünün derdine Ufalan ufalan bittiğini göreyim Yahut uyan mezarın tıkırtısıyla Sabahlara kadar uykusuz kaldığını göreyim Başı karlı mezar taşı...
Ölüm gelmişti şaire beklenmedik anda Masada defteri Defterinde Yarım kalmış mısra Yarım kalmış şiir Elini daha çabuk tutardı Ölümü bilseydi şair Makineleri durmuş bir fabrika Çok mu önemli bir şairden Neden hiç üzülen yok Kılı kıpırdamıyor dünyanın Defterini dürdügüm dünya baksana şair ölmüş Hamdi Oruç
Ey sevgili Rüyalarına yıldırımlar düşsün Tutuşsun yastığın, döşeğin Yüreğime Bir güzergâh daha döşeyiver Şiir yazıver Şöyle çiçek dilli Şöyle çiçek rengi Şöyle çiçek dallı Alnımızda yazılıysa “düğün” Yaşam ağlatmadan bizi saklasa Kedi merdivenli aşklar Gıpta etsin bize Girdisiyle çıktısıyla Nazire yapanlar Böyle bir çeteleme sevdasında Böyle delik deşik kösnül kemerleri Böyle çentik atanlar var Tanrım, tutsak yaşamaktansa Kollarını açıp da ölüm bizi beklese Ölüm en çok kime yakışır? Çok sevimli...
Sen/den istediğim bir/tek beni sev Yâr ölüm fermanım senin elinde Sen varken yanımda gönül sanki dev Yâr ölüm fermanım senin elinde Elâ gözlerinde bahar yaşarım Sığmam bedenime coştum taşarım Nasıl oldu bilmem hala şaşarım Yâr ölüm fermanım senin elinde Kaptırmadım gönlü kimseye böyle Ne/ise fikrini açıkça söyle Sen/den uzaklarda yaşanmaz böyle Yâr ölüm fermanım senin elinde Vuslatın ilactır özlemin acı Dinmez yürekteki tarifsiz sancı Tehir eylediğin söyle kaçıncı Yâr ölüm fermanım senin elinde Ben/den uzaklara gitme ne olur Yürek hasretinle yanar kor olur Gönülbağım sen/siz tarumar olur Yâr...
Sana sevgilim diyorum Hala bu cümleyi kurmamak için bile ölmek isterdim Adın dudaklarımda yok olmadan Tenin tenimde henüz solmadan Birbirimize böyle yabancı olmadan Gözlerine baktığımda erimeden Kendimin değil Bir başka aşkın aksini görmeden ölmek isterdim Ben seni böyle sevdim Ben seni böyle yaşadım Sana hasretim bitmez Yüreğim volkan sönmek bilmiyor Hayatımın en gizli öznesi Kalbimdeki en gizli sevdamsın Kalbine gizli girdim Affet beni gizli sevdan oldum O yaralı O sevdalı olmak isteyen bendim Affet beni Varlığınla hiç olmadın Sessiz sessiz yüreğime girdin Bu kadar zalim olma Sensiz bana hayat ölüm Ben seni gönülden...
Hayat yordu artik beni Karsilik veremiyorum eskisi gibi Savasamiyorum engellere artik.. Kalbime saplaniyor agrilar, yeniliyorum. Bende bir zamanlar gulucukler sactim Dunya da kotuluk yok sanardim Hayatin zorlugu erken caldi kapimi Hayatimin sayfalarini yirtip elimden aldi Olecek insan bunu onceden hissedermis Bende hissediyorum anlatmasi biraz zor Kalbim iyi biliyor istersen ona sor Atisi biraz degisik son gunlerini sayiyor Ben ölünce siz devam edin hayatiniza Fazla üzülmesin söyleyin anama Icimdeki sikintiyi da gomun topraklara Gonderin ruhsuz bedenimi anavatanima Gurbet te dogdum buyudum amma Bedenimi gomun kendi vatanima Bensiz de doner...
Sesizliğin Ölüm gibi... Ben her yağmur yağışında, Sana susuzluğumu yıkıyorum, Kış ayında karlar yağdırıyorum sessizliğine, Bir sesin çözüyor tüm buzlarımı tekrar tekrar aşka. Sensizliğin ne olduğunu çok iyi biliyorum, Sessizliğin ölüm gibi bir şey. Zaman duruyor adeta ben olmuyorum. Bana seni hatırlatan herşey, Kendini vuruyor sessizliğinde. Her damla gözyaşı bir anı gibi, Her anı sen sensizliğin ve sessizliğin; Bir tokat oluyor çekilemeyen bir acı misali. Seni her türlü kabul ediyorum,...
korkutmuyor beni ölüm korkum beni unutmandır gülüm aşım,ekmeğim kesilince bu dünyadan evine,yüreğine düşecek feryat,figan biliyorum önce sesimi sonra hayalimi aşındıracak zaman bir fakir arayacaksın elbiselerimi verecek bir köşe arayacaksın evde resimlerimi gizleyecek korkutmuyor korkutmuyor beni ölüm korkum beni unutmandır gülüm mahmut arıkan
Ölüm dediğin nedir ki be gülüm! Sevgiliyle kavuşmak değil midir Yalan dünyayı isteyene bırakıp Vuslata yapışmak değil midir Ölüm dediğin nedir ki be gülüm Sevgiliye kavuşmak değil mi maksat Ölüm denen saadet olmasaydı Nasıl gerçekleşirdi sevgiliyle vuslat Ölüm dediğin nedir ki be gülüm Kızılca şerbetini içmeseydi insan Ne anlamı kalırdı yaşamanın Hepsi birdi ha ocak ha nisan Halit Sarı
Sayfa başına git