"Rüzgar" ile Etiketlenen Konular


rüzgar esti.., kokun geldi... çiçeğin soldu, kokun bitti... koku dediğin neydi ki? salan saldı... alan aldı... rüzgar esti... ömür geçti... yaprak düştü.. ömür bitti... ömür dediğin neydi ki...? bilen bildi.. seven sevdi... Fikret Turhan-Yalova, 10.07.2013
dünyanın... elleri olsa... olsa da... döndükçe, rüzgara açsa... açsa da... göğün, soğuk ve karanlık yıldızlarını, birer birer toplasa... dünyanın, elleri olsa.... olsa da, topladığı yıldızları birer birer... güneşin, ta içine fırlatsa... Fikret Turhan-Yalova, 27.06.2013
deniz.., rüzgarı alınca... yüreğim.., aşkını tadınca kabarıyor... yelken.., rüzgarı alınca... yüreğim.., aşkın hızıyla gidiyor... bulut.., rüzgarı alınca... yüreğim.., aşkın bitince kararıyor.... karlar.., rüzgarı alınca... yüreğim.., hasreti tadınca savruluyor.. fikret turhan-yalova 07.04.2013
rüzgar.., başaklarda masallar anlatırdı eskilerden bana... rüzgar.. yapraklarda şarkılar söylerdi şimdilerde bana... rüzgar.., gelecekten kokular taşırdı saçlarından bana... rüzgar.., hep esmeliydi... senden bana durmazcasına... fikret turhan-yalova 10.01.2013 Fikret Turhan
rüzgar.., yağmurun ilk habercisiydi... bulutlar kararmadan çok önce... takılınca, yarimin saçlarına... sanki... damlalar düşecek gibiydi yanaklarına! ... yağmur.., rüzgarın, ilk bekleyeniydi... bulutlar gelmeden çok önce... düşünce, yarimin ellerine... sanki.. bulutlar düşecek gibiydi... gözlerine! ... fikret turhan-yalova 03.01.2013 Fikret Turhan
Es Rüzgar Durmadan Es Yağmur yağıyor şehre Sakarya İstanbul arası, Biraz sen kokuyor,biraz hüzün,yokluğun değilki üzüntüm... Yağmur yağıyor şehre biraz Sakarya Biraz sen kokuyor işte... Es diyorum rüzgarrr esss ben İstanbulda Yarim Sakarya`da... Es işte kokusunu getir O şehrin bu ucuna... Yarim Güneş gibi,Kızınca çatan kaşları geçilmez dağ misali,hoyrat bir rüzgar gibi Gülüşü, Ömre ömür katar kızışı,dağı taşı eritir can yakar...yaa Bir Ağustos ayında sevmiştim onu...sevmiştim Ağustosu İstanbulu o var diye...Hafif çatık kaşları,nur saçan...
güneş yakarken... rüzgarlar... ardından bulutlar beklenir.... bulutlar sıkarken... rüzgarlar... ardından da güneşler beklenir.... toprak yanarken... rüzgarlar...bulutlar.. ardından yağmurlar beklenir... yağmurlar sürüklerken.... rüzgarlar... ardından da güneşler beklenir... en güzeli... rüzgar olmak...ki... her eyleme katılmak.... 07.04.2012 Yalova Fikret Turhan
Rüzgar alıp gider benliğini, Hiç kimseye sormadan. Geride bırakır sevdiğini Ne yaptığını umursamadan Havalar sertleşti, Rüzgar yüzünü gösterdi, Ağaçlar savruldu, Çatılar uçtu. Okullar açıldı, Akarsular canlandı. Oyunlar bitti, Üzüldü çocuklar. Geldi sonbahar, Döküldü yapraklar. Açıldı şemsiyeler, Başladı yağmurlar. Uçtu çatılar, Evsiz kaldı çocuklar,anneler,babalar... Üzüldüm onlara, Evsiz kaldıklarında. Bazılarına bıkkınlık verir bulutlar, Bazıları huzur bulur onlarda...
Dağların çılgın kızını durdurma/Durduramazsın ay deli rüzgar/Yüreğimde serinden sıcağa giden /uzun bir yol var/Essen de essen de soğutamazsın..
Gözlerim sözünden caydı cayacak/Sanki üstüme yıkılacak bu gar/ Çözüldü çözülecek dizlerimin bağı/Ne olur gitmeme yardım et rüzgar/ Olmuyor sevsek de olmuyor işte/Biz yapsak da hayat koymuyor işte/ Bir yanım sarıl da kal diyor işte/Ne olur gitmeme yardım et rüzgar/ Saklaya saklaya titreyen elimi/Dayanmalıyım bir sigara içimi/ Alnıma koyarken veda busemi/Ne olur gitmeme yardım et rüzgar/ Olmuyor sevsek de olmuyor işte/Biz yapsak da hayat koymuyor işte/ Bir yanım sarıl da kal diyor işte/Ne olur gitmeme yardım et rüzgar/ SinanDEVRİM
Bir rüzgar olsam Çiçek çiçek dolaşsam Topladığım tüm kokuları Saçlarına bıraksam Gerdanına bulaşsam Bir anafor yapsam Bedenine sarılsam... Bir rüzgar olsam Hep saçlarında.. Hep gerdanında.. Hep bedeninde kalsam Bir rüzgar olsam Deniz deniz dolaşsam Gördüğüm tüm renkleri Gözlerine boyasam Durup durup baksam Bir anafor yapsam Bedenine sarılsam Bir rüzgar olsam Hep gözlerinde.. Hep bakışlarında.. Hep bebeklerinde oynaşsam Fikret Turhan
Sor koca çınara Neler görmüş, neler geçirmiş. Koyu gölgelerinde akşamlayan sevgililerin Masum olmayan çılgın hatıralarını Güçlü dallarında sabahlayan Acemi - çaylak, aşk ve sevgi kuşlarını. Sor deli rüzgar sor! Yorgun çınarın savaşlarını, Vurgun yemişlere kucak açışlarını Adaletin keskin kılıcı gibi Her zaman dik, her zaman gururlu, En azgın fırtına ve rüzgarlara karşı, Hep mutlu, hep zinde, ve de mağrur duruşunu Ona sor deli rüzgar ona! ... Zaman geçişinin zalimliğini Deli – dolu, azgın süreçlerin geçişini Kimden öğrenmiş bu ilahi sabrın sırrını, Nasıl dayanmış yeşil yaprakların çığlığına Ona...
Önümden çekilirsen İstanbul görünecek Nerede olduğumu bileceğim Sisler utanacak eğilecek Ağzının ucundan öpeceğim Saçına kalbimi takacağım Avcunda bir şiir büyüyecek Nerede olduğumu bileceğim Bu çıplak geceler yok mu Bu plak böyle ağlamıyor mu Camları kırmak işten değil Delirecek miyim neyim Kirpiklerimden mısra dökülüyor Kenya'da simsiyah yalnızım Yoksul bir şilepte gemiciyim Malezya'da yük bekliyorum Önümden çekilirsen İstanbul görünecek Nerede olduğumu bileceğim Gözlerini söndürme muhtacım Ben senin aydınlığına muhtacım Yepyeni bir ilkbahar harcayıp Bir yaz boğup bir sonbahar harcayıp Rüzgar gülünü arayacağım Oran'da Pernanbouc'ta Tombuktu'da Vinçler yine akşamları indirecekler Yine karanlığa bulaşacağım Gözlerin rüzgarda savrulacak İkimiz iki sap...
bugün pazartesi senin galiba beş dersin olacak yine salondaki aynada taradın saçlarını istemediğin bir şeyi yapmış olmanın öfkesi yine karartmış alnını fakat acele etmek lazım geç kalırsan tramvay kaçacak ve bir yasak levhası gibi asacak suratını o suratsız müdire hanım bugün pazartesi dün pazardı belki evde kalıp balerin resimleri yaptın kulağında uzak bir piyano sesi belki neşeliydin belki düşüncen vardı belki de yağmur gibi inerken hatıralar herhangi bir köşe başında bana rastladın ben senin hayatına muhalif bir rüzgar gibi girdim ATTİLA İLHAN
Sayfa başına git