Karşına nerde, nasıl çıkar Aşk dediğin yaşamı bakar İçinde kopar fırtınalar Aşk bu insana birşey sormaz Olay seni çoktan aşmıştır...
siirler
Geçen kasırgalı, şu yaşamımda. Yenik düştü kalbim,senin aşkına. Sırtımdan vuruldum,zalim dünyada. Bir tek seni sevdim,ne olur anla. Dayanır yüreğim,her tür...
Seni diğerlerinden ayıran… O kadar çok şey varki… Hani çiçeklerin arasında… Gururlu,alımlı,boylu poslu… Bir kırmızı gül vardır ya… İşte o...
Anlat beni bütün dostlarına Aşkımdan yanıp eriyor de Deli mi diye soran olursa Uğrumda canını veriyor de Belki bir merak...
Hadi gel, aklımdan geçenleri oku, Cümlelerimi çal dilimden düşmeyen! İçimden ettiğim küfürler yüzünden azarla beni.. Hadi yıllardır kimsenin yapamadığını yap,...
Seni seven gönlüm hepten yanıyor Geceler karanlık, ışık seherde Yalnız bırakıp da terk etme beni Acılar içinde yaktın bedeni Göğsündeki...
Bır kadının bana gelecek olması Ruzgar onu duşununce Tenının kokusunu taşır bana Henuz selam vererek gelenım olmadı Yorgunluğunu sensız yaşadım...
Sen aşk şiiri yazamazsın Hasan Hüseyin Çünkü aşk şiirden önce gelir sende Oysa şiir önünde gitmelidir herşeyin Sen aşk şiiri...
Güzelim kaşların çatal karası İğne oyası gibi siyah kirpikler Gönlüme düşürdün yürek yarası Yüreğim senden bir umut bekler.. Saçların bukle...
Sen özgürce dolaşırken Tenha sokaklarında mahallenin Yüreğin atardı ta derinden Bir Çiçeğin kokusunda Ürperirken için için Beyaz akasyalar açardı Kentimde...
Ah iki gözüm! İlahi bir yağmur gibi Birbirimize sağnak sağnak dökülüşümüz Kurşuni sabahlara nur gibi doğuşumuz. Biraz nahiv, biraz ürkek...
‘Ya sen! ‘ der çoktan gitmiş eski sevgili, Kendi bahanelerinde boğulup dururken Elindeki ayna kırıklarının günahı ne? Halbuki Susturan benmiydim?...
Yeter gönül usandım Aşk elinden aşk elinden Saçlarım beyaz yaşlandım Aşk elinden aşk elinden Aşk elinden aşk elinden Hayırsız anla...
Yollarımız ayrı olsada Kalbimiz hasretle yansada Bir gün kavuşuruz vuslata Merak etme sen merak etme Bahar gelir leylaklar açar Kuşlar...
Ters yanına denk geldik hayatın, Ya da tersine çeviremedik akan zamanı. Ölümü gölge yapıp arkamıza inadına yürüdük Güneş’e Ve yaş...
Yıllardır sürgünde ah çığlıklarım Büyüyor ruhumdaki uzaklıkların Delirmiş sürüler içinde şaşkınım Bir şişe içinde sana yolculuğum Ya sar yârim şu...
Bir sarılışın bütün yasakları delip geçerdi Şimdi varlığında yokluğunu yaşamak Matem havasına bürüyor ruhumu Solmuş yaprak misali savuruyor Bilmediğim mekanlara...
Bir gün ben olmayacağım Duyguların yadırgayacak O gamlı gözlerin yaşlar döker mi? Bensiz dünyanın dar penceresinde, O mahmur gözlerin yollar...