Gün ışığı doğmaz bu gecemede, Biliyorum bu sabahta sen olmayacaksın Ne yanımda ne sağımda nede solumda… Sensizlik başıma vuracak yine,...
Yalnızlık Şiirleri
Umursamaz ruhunda sevgi kırıntıları var, Varsayımlarda dolaşıyorsun hala neden? Tenine giydiğin mimiklerin bile dalgın Gözlerinde solgun bir sen varsın neden?...
Sensizliğin acısını, gel de gönlüme bir sor. An gelir buz kesilirim, bazense olurum kor. “Ayrılık ölümden beter” derler gönlümün sultanı....
Ağırdır yaşanmışlıkların ya sırtında, Yine de korkmadan, bir bahane daha Arar durursun soluk soluğa, Bir nefesi daha yetiştirebilmek için yarına…...
Hayat dediğin şey; Yalnızlıktan gelen evlenme teklifine, Başın önünde evet demektir bazen… Katolik nikahı kıymış gibi..… Ölene dek yalnız.… Ölene...
Yazılmayı bekleyen kaç şiir var ve kaçıncı şiirsin sen bilmiyorum. Kalemim kırık, nice cümleler beklerken yazılmayı ve susarken ellerim şiire,...
Karanlığı seçtim Aydınlığı değil… Yalnızlığı seçtim Seni değil… Ağlamayı sevdim Gülmeyi değil… Kahkahaya yabancıyım Susmalara da aşinayım… Sen gittiğinden beri...
Nasıl olduğuna bakmadan,yüreğine öyle masum ve içtendi sevgim.. Nasıl bebeğin ellerini tuttuysam Bir o kadar incitmekten korktuysam Öyle tutkulu sade...
Ne olur sevdiğim yalnız bırakma beni,, korku dolu gecelerde uykum oluyor firari,, sesizlik, sensizlik ürkütüyor beni,, zamansız sevdalar yakalar yüreğimi...
Ben küsünce aşka, aşkta bana küsmüş Sakız etmem kendimi el âlem diline Ümidim kalmasa ve de mecalim Bu aşkı ben...
Ne önemi var gündüzlerin, gecelerin, Mehtabın, yıldızların, Sen yoksan eğer ben de yokum… İnsafına bırakma beni, Yokluğunla sınama, İçimdeki “sen’in”...
Yalnızlık şehre doğunca Bir susku iklimi kaplar alemi Gün susar.. dağ susar.. yaprak susar.. Gökyüzü soluk bir tuvaldir pencere önlerinde...
Hiç aklına geldim mi? Rüyalarına girdim mi? Hiç uyandın mı ağlayarak uykunda Ağladın mı benim yokluğumda Döküldü mü gözyaşların Pembe...
sensizlik…. güneşin doğmaması… çiçeklerin açmaması gibi… işte… öyle bir şeydi…. sensizlik… gözlerin görmemesi… ellerin tutmaması gibi… işte… öyle bir şeydi…...
sen ve sana dair tüm bildiklerim ve sessizliğin, dalıp gittiğim karakalemlerle çizilmiş o resim… sen ve sana dair tüm sebeplerim...
Habersizce çıkıp gelsen, Sıkıca sarsan belimden, Tenim yansa teninde Bırakmam elini elimden Aşka harlı yandığımda, Biran seyre daldığımda, Bizi buldum...
Şimdi içerimde, hasret sızısı, Perişan haldeyim, artık gelsene,, Çok karamış şu anlımın, yazısı, Perişan haldeyim, artık gelsene,, En sevdigim insan,...
Bugün de sensizim Ruhum sende bense bedensizim Seni sevmemeye neden yok, nedensizim Sen olmayınca ben yokum, bensizim… Ertuğrul Doğaner