"yüzü" ile Etiketlenen Konular


Esiyor seherde meltem yelleri Yâr savurup gezer zülfün telleri Açılmış baharda gonca gülleri ,,,,,Şu deli gönlümün yüzü gülüyor ,,,,,Bahar geldiğini oda biliyor Al yeşil büründü dağlar ovalar Kuşlar birbirini dalda kovalar Bal yapar arılar dolar kovanlar ,,,,,Kovanda arının yüzü gülüyor ,,,,,Bahar geldiğini oda biliyor Gül ığranır bak salına salına Bülbül durmaz uçar gülün dalına Böyledir aşığın bakmaz halına ,,,,,Şeyda bülbülümün yüzü gülüyor ,,,,,Bahar geldiğini oda biliyor Çiçekten çiçeğe dolanır arı Herkes alsın sarsın sevdiği yarı Yanmasın sevdada kimsenin bağrı ,,,,,Bal yapan arının yüzü gülüyor ,,,,,Bahar geldiğini oda biliyor Çıkarıp sırtından...
Bazen öyle birisi çıkar ki karşınıza, öyle bir zamanda girerki hayatınıza, daha önceki ilişikilerinizde yaşadığınız tüm olumsuzlukları unutturur birden. Ne kadar korusanız da kendinizi birkez daha acı çekmemek için, karşı koyamazsınız duygularınıza. Çok fazla direnmez ve bütün kapılarınızı açarsınız ona. Ve hadi dersiniz “Gel içeri, gel ve aşkın ispatla bana ” Her şeye rağmen gerçekten sevmeye ve sevilmeye, aşkın varlığına tekrar inanabilmek için o kadar ihtiyacınız vardır ki. Bu kez...
Senin ellerinde Benim yüreğimde zincir İkimiz de biçare İkimiz de yorgun Doğaya teslim olmuş Kuru bir ağaçtan yoktur farkımız Ne gölgemiz gölgeden Ne çiçeğimiz çiçekten sayılır Kayalar arasında sıkışmış İki sarı yaprağız Yalnızlığın soğuk eli değmiş yüreğimize Üşüyoruz Med-cezir olmuş duygularımız Eksik sevmelere açılıyor kapılarımız Sen benden, ben senden uzakta Hayal olmuş kavuşmalarımız Geç kalmışız her şeye Ne vapur düdükleri Ne tren çuf çufları yol oluyor umutlarımıza Biz yalnız aşkın...
Aşkın öteki yüzü gözlerinde dururdu zaman baksan derdim baksan hiç ayırmadan... ki her seferinde çatlardı hırsından bendeki hükmünü yitirdiği an... o an ki bilinesi değil bir sonsuzluk başlardı ardından ve işte o zaman kızıl çığlıklı bir ölüm tenimi yakarak kopardı dudaklarımdan... hep dururdun o an hani az öncesi şafaktan -öylesi... yani yasak savar gibi hani/ zamanı baştan kurar gibi bakardın... ve bir düşü döşünden bıçaklar gibi susardın ve her seferinde beni boşluğuna asardın... oysa oysa dokunsan konuşsan bir daha bir daha doğardım sana/ yeni baştan... .../... şimdi yarı mecnun kurtardım diye kendimi aşk saydığın talanından öfkeler biriktirip heybende timsahlara öykünerek...
Vuran tutarsız çocuk korkusuyla, Zamanı alıp giden yıllar. Gelip geçici aşklarıyla yolunda oturup beklediğim yar, senin dolaştığın tüm yollardan sana döndüm, ama sen Sevdamı taşıyamayacak kadar korkak ve zavallısın... zavallılığına diyeceğim yokta yaralı gönlüme sözüm geçmez ne çare sen tutunacak dal ararken ben asil sevdamı gömüp yüreğime dinlenecek limanda son durakta olacağım. senden yana payıma düşen haksızlıkların bedelini ödeyeceğin zamana bıraktım aşkın iki yüzünü yüzsüzlüğe yüz süreceğin karma karışık aklına dayatacağım sevdamı sen inlerken ben huzura ereceğim terk etmediğimin tadıyla hasretin dudağından öpüşürken ben sen susadığın, kaçtığın geç kaldığın gerçeklerinle cebelleşip ihanetin gölgesinde kalacaksın... Sende...

Sayfa başına git