Aşk Şiirleri

Kar tanesi oldum öyle sevdim seni Süzüle süzüle düştüm hilal kaşına Mutlu olursun sanmıştım Sanmıştım sende beni seversin Olmadı ey...
Sevmek seni bir ömür boyu Ve mutlu günlere birlikte ulaşmak Birlikte yürümek nikâh vaktine Üzerinde gelinliğin Öyle olsun isterim sonumuz...
Hani bülbül hangi yoldan geliyor Gülü sessiz sessiz onu bekliyor Her kapıdan onu gelir sanıyor Beklenilen özlenilen yar olsun Niceleri...
Gel umut bağıma gonca gülüm ol Yüreğimde sevgi sevgi beslerim Aşk güneşin olsun duygulara yol Sen çık gel de ölümüne...
Sen geliyorsun, toz bulanığı düş-üşlerimin sancısı, soğuk ellerime uzanıyor usulca, sonra toprağa … hiçbir zaman acelesi olmayan hüznü konduğu tahttan...
Aşığım uyku girmez gözüme, Geceler hicranım oldu benim. Aşk çekmek ağır gelir özüme, Geceler hicranım oldu benim. Yüzüm sarardı yüreğim...
dağlar eğilir önümde bu Tanrının lütfu yar ölmeden vuslat varmış ellerimizde kilit yar ne gülüşün değişmiş ne gözündeki bakışın doldun...
Akıp giden zaman gibi sevdim seni Kayan bir yıldız gibi Dağ başında bir ceylan Namlumun ucundaki bir düşman Ve sevgisiz...
AŞKIN SONBAHAR Rüzgar, esintisi işledi yüreğime, Güneş, sıcaklığı kaybolup gitti, Bulut, yükledi ab-ı, Yaprağın dökümüdür sonbahar.. Elem, mest etsin ruhunu,...
Ben aşık olamam Sevemem seni Titrer bedenim Seni her gördüğümde Siyahlanır gözlerim Ve göremem seni Yakınımdasın oysa Yaklaşamam Uzatsan dahi...
Aşk… Bir bahar günü Yola çıkmış… Önce… Güneşin ılıklığına sarılmış… Sonra da Çayırların yeşiline bulanmış… Aşk.. Bir bahar günü Yola...
Dün gece Yine rüyama girdin Yedi tepeli O güzel şehrin Eşsiz bir gününde Sarayburnu önlerinde… Bir gemi güvertesinde Bir sen…bir...
Bütün güzellikler sana benzer. Karanfil kokulu çay tadı, Ağlardaki gümüş pırıltılı lüferler, Bütün çocukların gülüşleri, Sonbahardan kırmızlar toplayan gürgen yaprakları,...
Alev alev yanan yüreğim Kemiklerim kalp ocağında Canım yanıyor sevdiğim Yüreğim yangın kucağında Yaşlarım düşerken kalbimin közüne Yandım elveda ederken...
Sözler tükendiği zaman Gözler konuşurmuş, Gözler bakıştığında Kalpler yol bulurmuş İki bedende, iki yürek, Coşar, çağlar, taşarmış, Söze hacet yok...
aşk şımarıklığı kaldırır ama evlilik asla devlet dairesi gibidir belkide eğitim kurumu aşksa eğlence mekanı ciddiyetsizliğin bedelini ağarmış saçlarınla kaybolan...
Sana geceyi sorsam, Bana; Beyoğlu’nun ışıklı akşamlarında Atılan birkaç kadehten sonra Üsküdar da kız kulesine karşı Lüks bir arabanın içinde...
Gel de artık gül leylam Hasretinle yanar bu can Hayalimdesin hergün her an Umrundamı sanki şimdi şu an Hasretin gök...