Şehir Şiirleri


İSTANBUL AŞKI Avuçlarımdaki sana ait çizgilerde kaybolma seni yüzüme yansımış ışıltılarda yakaladım Epey sohbet ettik... Dedin ki bana: “Ne ben yiterim bu sevdada ne de sen…” İstanbul/dur! Bu aşk Bilir misin İstanbul Sevdasını Peygamber müjdesi o şehir de Kutsi bir koku vardır Muştusunu sahabelerden alır. Kol kola sana eşlik eder Dalga seslerine karışan hayaller Tüm dünyayı dolaşır Melek kanatlarıyla taşınır Bir öpücükle tüm bedenini esir alır Kurtulamazsın bu sevdadan İstesen...
Sen İstanbul olmalısın.. Gözlerin Marmara, bakışların Üsküdar.. Alnın Sultanahmette secde gibi nur Yanakların Mimar Sinan eseri, Mihrimah Sen İstanbul olmalısın.. Ayasofya gibi ufuk dolu Yüreğin Eyüp Sultan.. Yoksa sen İstanbul musun? Muhammet Hamdullah Doğan
SULAR  VE  PEYGAMBERLER Afrin ile Karasu , iki ırmak yavrusu , Kış ve bahar coşkulu , yazın durgun akan su . Hüseyinli , Kavaslı , Merin , Deliçay , Arsuz , Akdeniz ' e yolculuk , geçer günler uykusuz . . . Muratpaşa , Karalı ; Bedirge ' yle Sarısu , Tarla ve bahçeleri ; nasıl sular doğrusu . Onlar öyle akarken , tarihini düşündüm , Usumu kurcaladı , Hazreti Lût sorusu . . . Şehirde su mu Asi...
ISPARTA  GÜLLERİ   " Bir Bilen ' e saygılarla  . . . " Engin gül bahçeleri . . .  Yeşil üstü pembelik , Sabah ezanıyla kalk , gündoğumu iyilik , Isparta ' nın her yeri , gül kokusu sunarken , Demli çaylara mekân , çamlar altı serinlik . . . Gül uzmanı diyor ki  ; " Buraya özgü bu gül " Kokusu ve rengiyle , Rabbimden gelen ödül . . . Gözleme ve demli çay , büyük nimet...
BİR  KAÇ  SEVDALI   DERE . . . Hadim - Ermenek suyu , İçel ' e gelin olmuş , Birkaç sevdalı dere , peşi sıra tutkunmuş , Gün be gün erimişler , Göksu ' da tükenmişler , Elden gelen nedir ki ; Tanrı böyle buyurmuş . . . Kadıncık ' la Cehennem , yakışan iki isim , İki dere kızınca , Tarsus Çayı ne etsin ? Yaz - Kış coşkunca akar , sanki O bir gemsiz at , Eğitimle...
İstanbul'da olmalı seninle İstanbul'da sonu varoşlarda bitsede İstanbul'da gazete yapraklarında yesekte ekmeğimizi İstanbul'da sevmeli,okşamalı,bedenini İstanbul'da olmalı seninle, Düşlerin en güzel şehrinde.... Devrim DOKDERE
İstanbul yine bildiğin gibi Gülüyor bu sabahta dünyaya Martılara, denizlere, bulutlara... Bir kadın gibi alımlı Yine elbise beğenemiyor kendine Kâh rüzgârlı, kâh bulutlu, kâh sıcak... Düşünmeden âşıklarını, umursamadan hayranlarını Kendini düşünüyor sadece Zaman ilerledikçe Simsiyah şalını bırakıyor omzuna Ağır bir akşam yemeği için süsleniyor gibi Yine takıp takıştırıyor yıldızlarını Ayda bir taktığı gümüş kolyesini de unutmamış Salına salına vuruyor eteği sahillere Eşsiz bir müzik bırakıyor şanslı kumlara Bense özlemle bekliyorum ufacık bir gülüşünü Unuttuğu kalbinin tam ortasında Umut Cörüt
İstanbul şarkısı ne zaman istanbul şarkısı dinlesem sen vuruyorsun aklımın istanbul kıyısına. bir şehir olmaktan çıkıyor işte o anda, benim için ölüm yada kalım meselesi oluyor ömrümün baharı denilecek zamanda. ne yapsam ne etsem bilmiyorum. ama istanbul olup çıkıyor hayalinin en güzel yeri, saçlarının her teli taş oluyor ilk önce gözlerin bir üçüncü boğaz köprüsü oluyor onlarla geçiyorum ömrümün en suskun anına. sözlerin şimşek gibi çakmadan önce biraz gürülüyor ellerin istanbul sırılsıklam oluyor ben hala sana ıslak öyle sergüzeşt bir sevda. ne zaman istanbul şarkısı dinlesem sen vuruyorsun aklımın istanbul...
Aşığım Sana İzmir Saat kulesinden randevu aldım Sallandım kordon boyuna Denizin mavisine çalmış gözlerim Sus düştü dudaklarıma Karşı yakadan süzülüp gelir vapur Yol alır konağa güzel yalıya Âşıklar kol kola girmiş Dolaşır sahil boyunda Denize nazır bir çay içtim Bir çay bir çay içtim daha Veda ederken güneş kızıllaşır Meşk eder dans eden dalgalara Yakamozlar ayın doğmasını bekler İzmir e kavuşmak ister sabırsızca Şimdi bir martı olsaydım Uçsaydım süzülseydim semada İzmir i seyredip İzmir i dinleseydim orada Neresine taht kurayım bu güzel şehrin Hangi köşesine gitsem huzur bulurum Aşığım sana İzmir...
İstanbul Bütün güzellikleri toplamışsın sinenede Cennetten bir köşedir,senin yedi tepen de Bir anda aşık olur,seni ilk kez gören de Dünyada aşıkların yurdu sensin İstanabul Marmara sevgi ile okşar her sahilini Nurdan bir kemer gibi Boğaz sarmış belini Haliç uzanmış sana,öpmek için elini Dünyada bir tek eşin,varmı senin İstanbul Tanrının yarattığı,sen en güzel beldesin Bütün cihan aşık sana,sen her zaman dildesin Senin koynunda can vermek,Tanrım nasip eylesin Cennete açılan kapı,sende canım İstanbul Orhan Altinbasak
Sayfa başına git