"--buse--" Tarafından Eklenen Konular


aşk ölüm gibidir aslında aşıksan ölmedin onun için yaşamalısın bn de aşığım bak şimdi ama hayatıma bn bu hayata aşığım sende sevgiline aşık ol hayat gibi yağmur gibi güneş gibi ol
kac yil oldu bilmem seni gørmeyeli. denize martiya selam vermeyeli. bu sabah sahile indim suyuna baktim. ne kadar bulanmis ben gørmeyeli dalgalar eskisi gibi vurmuyor. martilar eskisi gibi ucmuyor...
Bir kıyı meyhanesinde akşamüstü/Gemlik'te Anadolu'nun sıcağıyla/Körfezin maviliğinini karşıma aldım/Kırsal tarlalar,korkulu yıllar/Nasırlı güneş yanığı eller/Masamın öbür yanında/Benimle canlandılar/Beklenen yağmurlar gibi geldi/Yudumladığımız biralar/Bankonun iç yüzünde sıralanmış dalgalı sarı saçlı bir başla/Kırçıl bir baş bize arkadaş/Kimden,neden saklandıkları bilinmeyen/İçi çadır yamalı görünümlü barın hasır duvarlarında/Buluntu izlenimli bir lastik ayakkabı /Ve antik toprak testiler denizdibileşmişti/Ya yazgımızmış gibi yanıbaşımızdaki asılı yaba?!/Aradığmız neydi tastamam bilemediğimiz/Belki bir anıyı yenilemek/Belki bir özlemi alevlendirmek/Belki de bir güzeli doyasıya sevebilmek/Ya...
Taş olsaydım /Sana hiç ilgi duymasaydım/Gün düşer,taş ısınır/İnan benim anlamadığım bir şey var/Ya ben insan değilim/Ya da sen başa düşen bir taşsın.
En leziz meyvelerini sona saklayan ağaçlar gibisin,kırkından sonra yapıtlar vermeye başlayan olgun insan.En anlamlı tümcelerini son yapıtlarına saklamış gibisin yetkin yazar.En güzel dizelerini en sona saklamış gibisin coşkun ozan!En anlamlı davranışlarını sergiliyorsun dedeciğim,nineciğimEn güzel ,en melek halinlesin şimdi aramızda!Bebekken nasıl günahızsan, şimdi de benim gözümde saygıdeğersin.Tabi ki halk otobüslerinin en ön koltukları size ayrılacaktır. Ve bu yurt,bu ulus tabi ki sizlerin en kutsal katkılarrınızla bu hale geldi ey çalışkan insan!...
Güzün güzelliğini size bıraktım/İlkyazlı güller benim olsun yeter/Kardelen sabırsızlıkla bekler/Karın altında/İlkyazın heyecandan bembeyaz olmuş/İlk muştucusu/Sahi karı deler de mi çıkar?/Çiğdemin öncül ikiz kardei kardelen...
Bu diyarlar kasırga, boran, fırtına Tonlarca yük sarıyor sırtıma. Yükseliyor soylular! basarak omzuma Alışamadım kurtlar sofrasında olmaya Hadi yavrum evimize, köyümüze dönelim. Dünyayı dayayan sarı öküz misali Birkaç kez denedim tutup kaldırmayı Lakin içimde bir sarsıntı, sanki med-cezir Birden bire düşüyorum yılgıya Hadi yavrum evimize, köyümüze dönelim. Öksüzüm, ciğerim pare pare eziktir Ellerimde nasır, suratım çiziktir. Çalışırım sabahtan akşama, Aldığım ücretin sağında ki sıfırlar siliktir. Hadi yavrum evimize, köyümüze dönelim. NURANİ alın teri en asil tema Sense bu kalabalıklar içinde bir tenha...! Onur, erdem ya uzayda ya...
Gozlerine bakt1g1mda kendimi goruyorum. Sana bakt1g1mda seni seviyorum. Ben seni sadece i4ten degil. D16tan da gorune bilecek bir 6ekilde seviyorum.
BİR YAPRAK AĞACA SIMSIKI SARILIR YADÜŞMEMEK İÇİN ÇABA GÖSTERİR AMA BİRGÜN DÜŞECEĞİNİ BİLİR HEP KORKUYLA TUTUNUR AĞACA AĞAC İSE HİÇ UMURSAMAZ NASIL OLSA YENİ YAPRAKLAR AÇACAĞINI BİLİR YAPRAKSA AĞAÇTAN DÜŞTÜĞÜ AN ÖLÜR .SEVMEKTE BUDUR İŞTE ...BİR TARAF ÇOK SEVER DİĞER TARAF İSE HİÇ BİR TARAF KAYBETMEKTEN HEP KORKAR , SIMSIKI SARILIR SEVDİĞİNE AMA KARŞI TARAF SEVMEYİ BİLMEZ... ÖYLE BİRİNİ...
GELİR Hayatın erince nice sırrına Kaderin kurbanı baş gibi gelir. Tada bakınca zakkumda zehrine Dertlerin dermanı aş gibi gelir. Özlemler son bulur gece rüyada Hazır ol güne akıbet Dünya’da Kuşlar gitti neler kaldı yuvada Dün hepsi buradaydı düş gibi gelir. Vara güvenme, her şeye muhtacı Seninle gitmez han, hamam, tacı Boşa geçen ömür senden davacı Baharda kar yağar kış gibi gelir. Garibe düşküne eyle yardımı Tek giden, yolun sonuna vardı...
GARİP Ne kadar acele gider menzile Ardında gittiğin zaman be garip Bu gün için varsın hayırlar dile Uyur uyanmaz gözün yuman be garip Bırak ana, ata, kardeşi eşi Tek başına yürür gider kişi Kalırda bu yerde gerçeği düşü Her şey uçar gider duman be garip Gel konuver ahir zaman eline Sahip ol ki fırsat verme diline Fırsatı ganimet bil de gönlüne Herkes sürüsüne çoban be garip Bu gününden ver de yarına karar Kuşlar bile kendine yuva kurar Gönül bir hanlık sultanını arar Akşamdan sabaha ferman be...
Ben, seni senden habersiz Sevdim. Hani şimdikiler diyor; ya *Platonik aşk* İşte ben,seni öyle sevdim. Göz, göze geldiğimiz anda! İlk karşılaştığımız, mekanda! Tam o sırada, tam o zamanda! İşte ben, seni o an sevdim. Hani çocuk iken, sorarlardı bize.? Beni nekadar *seviyorsun* diye! Bizde açardık, kollarımızı! Bu kadar derdik ya! İşte bende seni, o kadar sevdim. Açılan kollar kadar! Ağaçtaki, dallar kadar! Uzayıp giden, yollar kadar! Ben, seni sevdim. Dün...
Evet yine bir başlangıç yaptım sanırım seni tanıyarak Söz vermiştim hemde defalarca bir daha hayatımda kimse olmayacak.. Yediğim kaçıncı söz döndüğüm kaçıncı ölüm.. Bıktım be komşu kızı bu hayat nie hep bana zulüm..?? Olmadı yapamadım kime dokunduysam sen Belki yeniydik ama senden önceki hayatım hep matem Bu kaçıncı vedaydı peki ya bu kaçıncı göz yaşım Sormadım komşu kızı güvendiğim sen son anımsın Bilirmisin şu son bir hafta nie hep dertliyim Ne zaman bir söz söylesem kimine göre ben hep...
Ben güneşin batışını kızıl renkte gördüm Ayın gökyüzünde, ibrin gibi bana gülüdügünü Ben melekleri bulutlardan düşerken gördüm Ve garip bir dünyada ruhuma battı özlemler Rüzgar usulca sonsuzluğunu konuştuğunda Ve o gece dingin bir hava, içimde büyüdü Ben çok uzun ayrılığın bu yerlerinde kaldım Kapat gözlerini icik, sabah dogana kadar. Biz başka bir çağın ihtişamını yaşarken Şimdi burada amansız acı hissediyorum Biz sonsuz bir yıldızın ışığını takip edip Birlikteliğe kenetlenmeliydik oysa; ayrıyız.. Birlikte gitmek varken uçsuz-bucaksız mutluluğa ya da ölüm,e.. ... Sanki bütün saatler hala bizi...
Sayfa başına git