"Mustafa Deniz" Tarafından Eklenen Konular


Gel De Gör Sorma bana memleketin halini Biz kimiz ne oluyoruz gel de gör Anlayan yok bu milletin dilini Davul zurna çalıyoruz gel de gör Bugüne dek ötelendik ne hakla Yaşananlar sığmaz edebe akla Her şey bitmiyor vatandaş olmakla Zorla nefes alıyoruz gel de gör Bir halimiz var ki aman ha aman Zan altında yaşıyoruz her zaman Dilimize olsun diye tercüman Haktan yardım diliyoruz gel de gör Seneyi bitirmek imkânsız karla Uç ucuna getiriyoruz zorla On bir kardeş varı yoğu bir tarla Evlek, evlek bölüyoruz gel...
Gel Yar Oy Yar Oy Çekilmez sızısın turnam döşümde Anlatmaz derdimi dil yar oy yar oy Dün gece kalaba gördüm düşümde Bana bir haberin sal yar oy yar oy Kirpiğin ok gibi kaşların keman Dilim lal oluyor gördüğüm zaman Bende cesaret yok sende din iman Bende bırakmadın hal yar oy yar oy Çift örüklüm sevdan beni eritti Ferim aldı yerden yere sürüttü İliğimi emdi tenim kuruttu Sevdanı başımdan al yar oy yar oy Kaçıncı bahardır saydığın mı var Bir gün arayıp da sorduğun mu...
Pişmanım Lalelerin barut kokuyor Muş’um Eteğe zil taktığıma pişmanım Yata kalmış akan suya uymuşum Murat ile aktığıma pişmanım Boynu bükük mor menekşe sümbülüm Dikene razıyım solmasın gülüm Canım yanar içerim dilim, dilim Bir maziyi yıktığıma pişmanım O günden bu güne sızladı içim Pişmanlık duygusu nefret o biçim Terörle anılan vatanım için Şu ömrümü söktüğüme pişmanım Vicdanım almıyor bakın niyete Varlıkları dahi borçlu devlete Memleketten göç ederken gurbete Geri dönüp...
Sırtını dayamış dağa Söker gider bizim eller Seneler soluk soluğa Akar gider bizim eller Havası suyu iklimi Hayran bırakmaz ki kimi Alır başımdan aklımı Çeker gider bizim eller Kışın soğuğu ayazı Mosmor eder eli yüzü Sis kaplar görmez göz gözü Çöker gider bizim eller Yere göğe cemre düşer Karlar erir sular coşar Murat yatağından taşar Yıkar gider bizim eller Kış bahara dursun hele Kırlar bürünür güllere Mor menekşe sümbül lale Kokar gider bizim eller Leylekler döner yuvaya Can gelir dağa ovaya Koyun kuzusu yaylaya Çıkar gider bizim eller El ayağı iş tutanı Alır tatlı...
Sahi Hangi Çağdayız? Rezillik kepaze edepsizliğin Yalanın dolanın namussuzluğun Sınır tanımayan pervasızlığın Başladığı çağda yaşıyoruz biz İnsanı yücelten ulvi değerin Gözlerin dillerin canın ciğerin Düşüncenin ruhun aklın vicdanın Kışladığı çağda yaşıyoruz biz Başlara taç kılıyorlar yalanı Şahin diye yutturuyor yılanı İkiyüzlülerin doğru olanı Dışladığı çağda yaşıyoruz biz Paraya kul olmuş devrin insanı Beyhude tüketir ömrü zamanı Hacının hocanın dini imanı Boşladığı çağda yaşıyoruz biz Haramda arıyor derde dermanı Karı kız içkiyle dolu harmanı Hey vah hey vah şeytanın Müslüman’ı Taşladığı çağda yaşıyoruz biz Haram zadelerin topu alayı Darvin’den öğrenmiş çağdaş olmayı Hayvana özenip...
Dağlar Umudum yok belki çıkmam bahara Can dayanmaz gayri bu intizara Ahvalimi iletin nazlı yara Selamım götürün durmayın dağlar Ölesiye sevdiğimi iletin Kavli nedir gizli sırrına yetin Gülü çiçeğidir o memleketin Burnumda tütüyor sormayın dağlar Unutamam ayrıldığı o anı Sızım sızım sızlıyordu her yanı Mor sümbüllü dağın ela ceylanı Yaralı gönlünü kırmayın dağlar Ela gözlü yârime küstüğümü Şu bağrıma kara taş bastığımı Hasretiyle yanıp kan kustuğumu Nazlı yâre haber vermeyin dağlar Düşlerimde gördüm dilim ötüşür Hasta bedenimde ruhum tutuşur Belki gelir son nefeste yetişir Yoluna engeller kurmayın dağlar Mustafa’yım oldum derdinden...
Köye özlem Dünyaya geldiğim yerdir Bana çok emeği vardır Köyden ayrı kalmak zordur Hali özlenmez mi köyün Gurbet elde her bir anı Burnumda tüter insanı Tatlı sohbeti lisanı Dili özlenmez mi köyün Edeptir hayâdır ardır Elim ayağımdır bardır Sevda çektiğim ağ yardır Yolu özlenmez mi köyün Yeşildir sarıdır aldır Tarladır çayırdır bağdır Her bir yanı lalezardır Balı özlenmez mi köyün Tarla çayırı ot verir Danası vardır et verir Koyun kuzusu süt verir Malı özlenmez mi köyün Geçinirsin rahat rahat Ne süre var nede saat Havası var abu hayat Yeli özlenmez mi köyün Hayat veren bir...
Gülbaharım deşme benim yaramı Kanım damlar fiskelesen neremi Canımdan çok sevdiğim can paremi Alamadım alınmıyor gülbahar Zalim felek vermedi bir gün rahat Çile çekiyorum her gün her saat Sevmem mi suç sevilmem mi kabahat Bilemedim bilinmiyor gülbahar Sevdayı başıma sardı saralı Gönlüm pare pare sinem yaralı Yâd ellere gelin oldu olalı Gülemedim gülünmüyor gülbahar Açtığı yaralar döndü vereme Öldür beni onda kusur arama Tabip tabip ilaç gezdim yarama Bulamadım bulunmuyor gülbahar Ayrılığa urcah etti başımı Boynu bükük seyreyledim peşini Ardı sıra döktüğüm gözyaşımı Silemedim silinmiyor gülbahar Yârimin hasreti boğar boğmalar Boğazımda...
Ölmeden Gel Gel sultanım deli gönlüm birini Bulmadan gel geleceksen sunam oy Bir bası kalbimdeki yerini Almadan gel geleceksen sunam oy Aldırma soğuğa kışın karına Basarım şu yüreğimin koruna Gönlün varsa sevdiceğim yarına Kalmadan gel geleceksen sunam oy Ayrılık yüzünden olan derdimi Bir tabibe sorsam acep doğrumu Bu zalim ayrılık kara bağrımı Delmeden gel geleceksen sunam oy Yüreğimde yaralar etti zuhur Öldürüyor her gün çektiğim kahır Gündüzüm perişan ler zehir Olmadan gel geleceksen sunam oy Sarılma sevdiğim dala budağa Hasretin dönüştü gönlümde dağa Yar hasretin beni yere yatağa Salmadan gel...
Sevdiceğim duydun mu? Dizimin yettiği takat gücüyle Boş dönerim her gün aynı acıyla Geleni gideni gözüm ucuyla Yollarda aradım seni duydun mu? Gezmediğim cadde sokak kalmadı Seyyah oldum derde çare olmadı İsmini danıştım kimse bilmedi Dillerde aradım seni duydun mu? Her senenin baharında yazında Çayırında çemeninde sazında Arı misali çiçeğin özünde Güllerde aradım seni duydun mu? Anılar gözümün önüne gelir Sensiz geçen her gün ızdırap olur Leylanın mecnunu sınıfta kalır Çöllerde aradım seni duydun mu? Sineme düşürdün gittin odunu Bende kazdım yüreğime adını Dama çıkıp bakışının tadını Ballarda aradım seni...
Memleketim Teri Emeği dökene Eldir benim memleketim Yokluk yoksulluk çekene Daldır benim memleketim Dede torun evladıyla Anılıyor hep tadıyla İlçem Bulanık adıyla Baldır benim memleketim Muhacirle Kürt boyuyla Edep hayâ pak huyuyla Muradıyla kör suyuyla Koldur benim memleketim Medeniyet görgüsüyle Vatan aşkı ülküsüyle Burası muş türküsüyle Dildir benim memleketim Sıra sıra dağlarıyla Gizemiyle sırlarıyla Mor sümbüllü kırlarıyla Güldür benim memleketim Gurbet elde cananlara Can suyudur bananlara Hasret çekip yananlara Yoldur benim memleketim Zemherisinde yazında Hicranımın bu nazında Zülfikar’ımın sazında Teldir benim memleketim Mustafa Deniz
Ne Çare Sultanın birine olmuşum âşık Sultanım gönlüme vermez bir ışık Gönlüm pare pare aklım karışık Can evimi yakıyorum ne çare Kara talih beni senden ıralar Senden ayrı kalmak gönlüm yaralar Sen gideli kokmaz oldu buralar Lale sümbül ekiyorum ne çare Deli gönlüm hasretinle yüklüdür Yar hatıran yüreğimde saklıdır Aklım alan sevdan bende köklüdür İlmek ilmek söküyorum ne çare İçerim kor dolu yüreğim tandır Yanarım sevdiğim nice zamandır Sana olan sevgim ela ceylandır Aşkın ile sekiyorum ne çare Gül yüzlü sevdiğim özlemin var ya Karlar erir seller sular...
Ela gözlüm ummadığın bir anda Ela gözlüm ummadığın bir anda Ansızın kapını çalar giderim Yük olmam üstüne geldiğim günde Bir gece misafir kalır giderim Çirkin kalır isem güzel yanında Yerim yoksa yüreğinde canında Dağları set çeksen benim önümde Ferhat olur dağı deler giderim Hasretinle yanıp dolduğum gibi Aşkınla divane olduğum gibi İstemezsen eğer geldiğim gibi Pılımı pırtımı alır giderim Üzülürsen dayanamam ölürüm Bilmez misin gıdım gıdım eririm Korkarım yar seni iki görürüm Kara bulut gibi dolar giderim Gelişim gönlünde yara açarsa Gönlün celallenip keyfin kaçarsa Yüzüme de içinden ne...

Sayfa başına git