"bdfaz dsht" Tarafından Eklenen Konular


Oğlum, Askerim ve gönlümün katresi, Can parem, gönül yarem, Sana kaçıncı hasret yığını bilmiyorum, Ömrünün sonbaharında bir adamın, Kaç ömrünü eskittin öyle bir akşamda, Susu bozulmuş çocuk yeminleri gibi, Eyleşiriz, ahretlikle divan köşesinde, Resmini büyüttük, gönlümüze astık, O ağlar sana, ne kolay işi değil mi? Oğlum der, hıçkıra, hıçkıra ağlar, Ya ben oğlum, Yine ağlamaklı oldum bu akşam. Biriktirdiğim göz yaşlarımda, Azgın dalgalarla boğuşan yüreğim, Saklamaktan yoruldum, Hani dayanak görmese garip anan, Oturup çocuklar gibi basarım feryadı, figanı Ama sırrımı sakla, bilmesin, Sen benim oğlumsun, yürek ortağım, Neyse şu sulu...
Gül derken sana; Ey güllerin kadife tenli kokusunda, Maviye çalan kız çocuklarının, Büyütülmüş düşleri, Ey bir ahuzarın kırık kanat uçları, Mübareğim ve mahremim, gündüz düşümde, Şeker çilem çocuk gözlerimde, Benzetemediğim ve adını bilmediğim, Soğuk yanığı türkülerim, içi kaynayan, Her dokunuşunda tende yara, Gül ey İstanbul bakışlım, Yedi tepeden yediveren, Cemalin her aşığını tebessümlü yüzünde, Binlere ve bilenlere gül, sırrı içinde, Gül, efendisine açarmış en tatlı, Efendim ol, yüreğimin sahibi, Kokun bir meşk-i alem, Rengin, kelebeklerde kırk kanatlı, Sen gel, bütün çiçekler, Sana secde edecekler, Gül ki; büyüklüğünü görecekler, Gül ki; değerini...
Kesirsiz hesaplarım vardı, Oysa benim, Aklımın ermediği dilemma, Suçlarından gönlümü akladığım, Delik ceplerimden sakladığım, Küsüratsız, üç lirayı geçmeyen dünyam, -I- Ekmek, Yaşamanın yüze vuran minneti, Kutsallığın ışığında her kırıntısı, El üstünde, Hürmetle her şeyden üstün tutulan mübarek, Sevilecek sevgili, teninde gül açan, Sıcaklığı iliklerimde, Öperken dudaklarımla, sevgili niyetimle, Oysa bedeli ne ki, Hepsi, hepsi bir lira, Vay be; ucuz roman, Hayallerimdeki asil kahraman, Uğruna mahpus damı, Yoksa para, başını yer yakar adamı, -II- Zeytin, Her sabahın utanmaz bakışlarından, Saklanırken güneşin, Dar sokak sotelerinde, Tabelasız bakkallarda tanıştım onunla, Terazinin altı oyuk kilolarına, Karşı duran Spartaküs oldu, Vazgeçilmezliği anlamıyla doldurdu, Kahve köşelerimin...
Sufi yeşillerin gölgesinde, Hazin ve sessiz, serencam, Kırık kalem yazgıları, Yüreğimin kitabe duvarlarında, Kurşunun tozu sinmiş, hikayeleri, Mistik, alışılagelmiş efsaneleri, Yüzünden çalınmış, ağlayan gamzeleri, Gül/endam, Sofaların kaygısız çiçeği, Sırnaşan pencere kenarlarına, Güneşi görmek bir senin mi hakkın? İnkar yangınları her yanım, Asalet artığı hazin, siyah sularda, Korku nöbetleri tutan söylemler, Rivayetler, Aşka düşen gölge, Kar üzerinde kan damlası, Gül ve endam, iki kardeşin sonsuz kavgası, Ne ayrılan nede sevebilen, umutsuzluk çıkmazı, Kalp sever, gönül iter seni sonsuzluğa, Göz mest olur, söz nazar eder, Bir yanı afet-i sel, diğer yanı çöl yangını, Her...
-Sabahına uyanamayacaksam, o günün akşamı, seni daha çok sevmek isterim, bir gün öncekinden. Her renginde yeniden sevdim sevgili, Mavi oldun, gözlerin dedim, Gök gibi sonsuzluğa uzanan, Huzurla içinde kalıp, kaybolan, Utandı denizler, nazarından. Kırmızıydın, aşkın en alevinde, Yakıp giden, hayatın bir güncesinde, Asaletin üzerindeki renginde, Şarkılarıydın sevdaların seslerinde, Sarıydın, çiçeklerin manidar sözlerinde, Krizantem, gül, papatya, hepside, Seni arzular benim gibi düşlerinde, Dostluğu da barındırır, saklı içlerinde, Beyaz, bembeyazdın gelin elinde, Her renk imrenir, benim gibi özünde, Anlatılmaz kelimelerin serin gölgesinde, Pür-i pak sevdamın sana isminde, Siyah, senin ne...
Gece düşlerinde, elleri soğuk, Birbirine bakan aynı yüzlü sokaklar, Parkanın içi saklı kağıtlarla, Manzarasını arıyor, ressam yorgun, Gece düşlerinde, ufka bakıyor, Herkesin göremediği, o ince çizgide gözü, Aşklarını çizmeli diyor, sevgililerinin, Tualine iki keskin çizgi atıyor, birinde kendi, diğerinde hayalleri, Gece düşlerinde, bir portre, sevda olgusu, Fırçasını koyarken yerine, son kez bakıyor, Bu şehrin aşkı, sevgisi, şairin tutkusu, Düşüne yandığı, asil yalnızlığın korkusu, Gece düşlerinde, herkes küflü uykusunda, Katli vacip bir şaheser yükseliyor, uçuk tonların kuytusunda, Bugünün sefil sevdaları, kendini anlatır aslında, Herkes kendi yerinde...
'Bir kez daha ölürken insanlık, şatafatlı ışıkların süslü varyetesinde, Melek Karaaslan seni gönderdik huzura, utanmaz bakışların kirli gözlerinde.' Melektim ve yeniydim eski dünyada, Bir avuç beden, küçük gözlerimdi aslında, Her şeyi oyuna saydığım çocuk ruhumda, Bir gördüm, birde kayboldum, okul sıralarından, Büyük gelmişti boyuma çocukluk, Doktor olacaktım, belki de sıradan bir insan, Okurken ben olacaktım, tebeşir kokulu kitaplarından, Annem olacaktım, Severken, kendimi bulacak, aşık olacaktım, Melektim ve görmedim hiç gülen gözlerini, Kocan dediler yutkundum, olmaz diyemedim, Daha çok erken, oyunlarım var bitiremedim, Aşk bile...
/Terk etme sanatında, geri dönüş sahnesinin kim bilir kaçıncı tekrar çekimi./ Sırra kadem basışının, kim bilirliği, Muşambalar üzerinde seriliydi, Kurumaya bırakılan yüreklerin yanında, Isırgan doldurduğun koynunun yanı başında, Sessizlik, kulakları delecek çığlığında, Bekliyor, Beklemeli mi? Kuş uçurtmalarım gibi, Son gidende gelmedi, gök/boran t/arafında, Kıyamet rengi bulutlar ve acımtırak damlalarında, Düşerken sefilce ayak, altlarıma, Bekl/emekli aşk, unutulmuş yüreğimin flu notalarında, Şimdi geldin mi? Ya yüreğimin ezikliği? Kadirşinas üsluplarımın kırık kemikleri, Kırmızı elbisenin solgun renkleri, Değişmeyen ne kalmışsa içinde, Göster hadi, Gitmeler ve geri gelmeler arafında, Sırat bir kıl, beklerim seni aşkın...
Semt karakolunun, gri duvarlarında, Yakarış korkularının sesi çınlar, Bir feryadın ağlamaklı acısı, Dayak yiyen kadının, Sığındığı son yuvası, Kurtarın beni, Yalvarırım komiser amca, Mecbur kaldım, hayatımdan bıkınca, Adam sarhoş, dayaktan sonra, şişeyi kafada kırınca Yüzü gözü şiş, kafada yirmi dört dikiş, Kaza diyor, görmedim, Karakolun babacan komiseri, Bir ağabey edası ile ve iyi niyetle, Kızın sözünü keserek, anlatıyor hayatı, 'Bak kızım, her evde olur bunlar, Böyle her kavgaya yuva yıkılmaz.' O ara odanın açık kapısının karşısında, Merakla uzatıyorum boynumu, Anladığım dilde figanların, Anlamadığım dildeki cevabı, yalvarışların, Şimdi geri dönüş zamanı,...
Acılarının insan yüzüne vurmadığı, Aşkın daha icat edilmediği günlerdi, Gece yalnızlıklarının, dostluk ateşlerinde, Köze döndürüldüğü, sarı kızıl gölgelerinde, Yıldızlar dökmemişken daha gökyüzünden, gül yüzüne, Aşk asılı kalmış hasretle, insan elinden, tek bir sözüne, Sevmenin büyüklüğü, tuz gibi, su gibi, nimet gibi, aklımda, Metafor rüzgarları, sağanak, sağanak, klişelenmiş saklımda, Tuana, benciliğin ve ihanetin adına, yalnızlığa, Tükenişleri, indirilen kılıç ve son umutsuzluğa, Gök nakaratında, yerin sevdaya aç türküsünde, İner gönüllere aşk denen, utkunun tek ülküsünde, Manalar yeşile dönmüş, pembeye, sana ve güzel şeylere, Tuana, adın...
-Mutluluğu anlatacaktım çocukluğumda. Baktım ki çok geç kalmışım, Sen almışsın.- Mutlu bir şiir, dökülsün kalemimden, İçi beyaz, kırmızı ve mavi renklerden, Beyaz sen, kırmızı aşk ve mavi gözlerin olsun, Birde saç tokaların, Kokusunda renklerin, sevgisini bulsun, Deniz gibi dalgalanan, saçlarını durultsun, Mutlu bir şiir, yayılsın gözlerinden, Bakmaya doyulmayan, Tutuşup yakar, dokununca ellerin, Öpmeye doyulmayan, Düşün ki kelimelerin kifayetsizliğini, Ve yüreğimin seninle raks edişlerini, Mutlu bir şiir, yazılsın düşlerimden, Silkeledim yüreğimi, pencereden dışarıya, Daha güneş doğmadan, Koynuma yıldız doldurdum, Fütursuzca utanmadan, Koynunda saklanıp, sabaha uyanmadan,
Bugün el yazması bir mektup gönderiyorum sana, El yazması, kan damlayan divitinden ve gözlerinden, Tarih gibi, sakladığım duygularım ve acılarım saklı içinde, Kendi intiharlarının bana bıraktığı, kalıntılar her yanda, Ne sevdiğim diye başladı mektup, nede seni seviyorum diye bitti, Bir adam vardı içinde, ansızın ve acıtarak kalbimi çekip gitti, Göstermedi güzel yüzünü, hep hayalini sevdirdi, Diliyorum, okuduğunda mektubumu, kanın donsun Ki, kanıma girdiğin günün laneti üzerinde olsun, Sonbahar günlerinin, hazan sarısına mı yandın be adam, Elimde kalan koca bir kış,...
Sayfa başına git