"sessizzzz" Tarafından Eklenen Konular


Gökyüzünü yırtarım bu gece. (g) izlerim seni en kuytularımda. Sesim yangına karışır. Simsiyah bir duman gibi salınır arşa. Yokluğunun peşine düşer, biçare varlığım. Teninin karasına inat, bembeyaz karlar altında. Korkusuz bir cengâver gibi saldırsa da bedenim. Titriyor ruhum, bir savaştan çıkmışçasına. Al beni cennetine. Sana, yalnızca sana aittir bu yürek. Ne kadar kaçmak istese de, bil ki sana dönecek. Gittiğim her yerde sen. Akşam çöken karanlık Gece batan güneş sen. Ev de sen, okulda sen. Sen, bedenimi saran alevsen. Son nefesimi versem. Beni kalbine gömsen. Yar, bahçemde ağaçlar...
Gecenin sabaha karıştığı bir vakitti Ve ben yine seni düşünüyordum Dolaşıyordum anılarda yalnız ve kimsesiz Çünkü bende kalan Sadece aşk acısıyla yanan yaralı bir yürekti Önce ayak parmaklarımdan bir soğukluk hissettim Ve sen yoktun yanımda Canım sanki avuçlarımın arasındaydı Bense sona yaklaşmış Dönüşü olmayan bir uçurumda Salıveriyorum kendimi gözlerinin boşluğuna Namütenahi bir aşk sarhoşluğuna Bedenime imza atarken kayalıklar Ruhum yine sana uçuyordu bir kuşkanadıyla Erhan Topkaya
Dağlara çıkmaktır seni sevmek Eşkıya olmaktır Meydan okumaktır Ateş yakmaktır dumanı tüte tüte kalbinde Çölde yağmur beklemektir seni sevmek Bir damla düşmeyeceğini bile bile Göz kırpmadan can feda etmektir seni sevmek Ölürken bile Zor olan ölmek değil Asıl zor olan Sensiz kalmak diyebilmektir güle güle Seni sevmektir Acıklı bir şarkı söylemek Sonra bulmaktır kendini ağlarken kuytu köşelerde Seni sevmektir Her şeyi sana benzetmek Bazen bir çiçeği Bazen güneşi bazen de bir yıldızı Sonra da yakıştıramamaktır seni sevmek Hiç bir şeyi senin güzelliğine Erhan Topkaya
Umursamaz ki dünya seni Dertli misin kederli mi? Yoksa sevdalı mısın bir vefasıza Onun içindir ki sevme hiç bir şeyi Hiç kimseyi sevme sevdiğin kadar kendini Dert etme bırakıp gideni Kaybetmiştir zaten gittiği için seni Seni kaybettiği için de Bil ki kaybetmeye mahkûmdur kendini Değmezmiş deme sakın değmiş zamanında demek ki Yanındayken içine dolan sevinci hisset Beddua etme ama hatırlama bir daha gideni Küsme sevdalara Unutma kayıtsız şartız sevenleri Kısmet değilmiş de senle olmak Bilirim nasıldır unutulmak Erhan Topkaya
Demindeyim yar, zamanın içindeyim. Zamansız, mekânsız. Sokaklar ıssız. Sen yok, beynimde adressiz bir kurşun. Hep aynı güzellikte hayalin. Hep kaçacak gibi duruşun. Çın çın çınlamalı saatler Zamanı durdurmalı ellerimi tutuşun Öpüşünle olmalı beni vuruşun. Erhan Topkaya
Bırak alevlensin yüreğin, aşkı büyütür ateş derdi, aşk tanrısı eros Yağmurlar boşalsın gözlerinden toprağa, çamurlansın ellerin. Ki sevmek zordur, teninde ki kordur, kavuşmasa da aya sevdalıdır güneş. Ay ela olsa gözlerin gibi, kirpiklerin dolansa yüreğime görünür cennetin dibi Karlı dağlarda açmış sahipsiz bir gül gibi, kızıldır yanakların, yoktur güzelliğinin şekli şemali. Sebepli sebepsiz, severim derinden sessiz, kapılıp gitsem de gecedendir karanlığım, batık viraneliğim ellerini uzatsan dirilirim, bilirim sana olan aşkımdır en büyükserseriliğim. Biter ya birden soluğun kesilir, derdi aşk tanrısı eros Simsiyahlaşır gökyüzün, yok oluşun...
Gecenin bir vakti Elimde bir bardak çay Çay sırf dem Aklımdasın sevdiğim hatırlarım her dem Zaten unutmak değil Unutanı unutmayı unutmak erdem Gecenin bir vakti Elimde bir fotoğraf Fotoğrafta ben Benim yanımda sen Tenime değmişti unutamadığım o ten Gecenin bir vakti Sessizlik sarmış dört bir yanımı Çınlar kulaklarımda bir ses adı sen Haykırıyorum sana aşkımı Sesime kulak versen Güneş doğacak birazdan Şimdi tan vaktidir Geçmişi silmenin Seni unutmanın tam vaktidir Dün olsun bende bugünümde yoksun Yoksun hayalimde ne azsın ne de çoksun Oysaki ben çocuktum En çok sevdiğim oyuncağımdın sende Oysaki sen bahardın Baharı bekleyen çiçektim bende Zor...
Durduk yere gülmek zorunda kalır ya insan, O haldeyim Gülerken yüzümde oluşan çizgiler, Aslında kesik kesik yüz bıçak darbesi. Bazen, saklamak gerek ya gerçekleri. Dedim ya işte o hallerdeyim. Hani en tepedeydim ya, zirvede bir yerde. Şimdi ayakların altında, Eğil de bak, yerlerdeyim. Aklıma geldin, al başına belayı. Desene, bu gece de kederlerdeyim. Çekiyorum sigaramdan bir nefes. Dönüyor başım, karşımda sen. Ah bir de ses verebilsen. Biliyorum yaşamak çok zor. Güle güle sevgilim, gidiyorum. Bu eksik ve yitik ruh halimi, Yüreğimin en kuytularında, Bir başıma (y) aşıyorum. Erhan Topkaya
Seni Beklemekteyim Git gide kayboluyorum Soluklaşıyor yüzümdeki çizgiler Bir üzüm yaprağı gölgesinde Seni beklemekteyim (Belki gelirsin diye) Zamanda çıldırıyor sanki Kayıp giden bir günde Saatler de yoruldu artık Şırıl şırıl akan nehirde Ben hiç usanmadan Seni beklemekteyim (Belki gelirsin diye) Yitik bir günden ne kalır ki geceye Sensiz bir gün ardından ayın şavkı düşmekte Düşen bir gecenin ardında Seni beklemekteyim (Belki gelirsin diye) Bir yanılsamadır yüzünü görüşüm Yağmura karışan bir fırtına gibi İçime saplanıyor gülüşün Kanımı dondursa da tenime dokunuşun Hasretin göğsümde Seni beklemekteyim (Belki gelirsin diye) Erhan Topkaya
Bazen bitmek istiyorum Gitmek, Doludizgin dörtnala kendimden uzaklara Ne varsa bırakıp en koyusuna gitmek Bağırmak istiyorum Bağırmak, Kapkara gecelere sağır edercesine kulaklarımı Beni senden alıp ölümüne gitmek Bir cinayetti bakışların, gülüşün ise çaresizliğe müebbet Oysa bir bakış yetmez miydi? Bir oyun gelirdi bana senin için idama gitmek. Kim bilir nasılda güzeldir gülerek can çekişmek. Aynalarda yalan mıydı sahibi sen değil miydin gözbebeklerimin Hazır iltica etmişken kendimden tüm hücrelerim Sen ağlayarak çekmelisin tetiği Bense gülerek ölmeliyim. Erhan Topkaya
Gökyüzünü yırtarım bu gece. (g) izlerim seni en kuytularımda. Sesim yangına karışır. Simsiyah bir duman gibi salınır arşa. Yokluğunun peşine düşer, biçare varlığım. Teninin karasına inat, bembeyaz karlar altında. Korkusuz bir cengâver gibi saldırsa da bedenim. Titriyor ruhum, bir savaştan çıkmışçasına. Al beni cennetine. Sana, yalnızca sana aittir bu yürek. Ne kadar kaçmak istese de, bil ki sana dönecek. Gittiğim her yerde sen. Akşam çöken karanlık Gece batan güneş sen. Ev de sen, okulda sen. Sen, bedenimi saran alevsen. Son nefesimi versem. Beni kalbine gömsen. Yar, bahçemde ağaçlar...
Hayata meydan okumaksa sana aşık olmak Kafa tutmaksa dünyaya Vazgeçmekse candan Yok olmayı göze almaksa sana aşık olmak Sana aşık olmak Senin gözlerinden bakmaksa hayata Yalanlarına bilebile aldanmaksa O da seviyor deyip Kendini kandırmaksa sana aşık olmak Sana aşık olmak Ayak parmaklarından Saç diplerine kadar acı duymaksa Can verirken bile adını anmaksa sana aşık olmak Sana aşık olmak Evreni yakacak kadar cesur Ama elini tutamayacak kadar korkak olmaksa Beklemekse gelmeyeceğini bilebile sana aşık olmak Sana aşık olmak Yazın donmaksa kışın yanmaksa Yağmur altında alev almaksa Uçurumdan düşerken bir dal tutmak...

Sayfa başına git