"Acısı" ile Etiketlenen Konular


Denize vurmuş ay ışığı ben gülerim Canımı yakmış özlemin acısı dolar gözlerim Birazcık gülsem günaha girerim Özleminden sevdiğim, bu mecnun hallerim Yar, gözlerindi beni benden alan Ya da özlemindi canımı acıtan Kaderdi bizi ayıran Duymadı bir türlü yaradan Hani Seviyordun şimdi acıdan yoksunum Dolaştım durdum boşa yoruldum Bakamadığım gözlerinde acıyı okudum Göz yaşlarımla acıdan yandım kurudum Karanlık düştü yine kalbime Biraz kederli şu halime Dün yine kapıldım gittim Bıraktığın o resme.. Aydoğan Batay
Çarşıya indim bugün öğleden sonra, Kitapçılarda kitaplara bakıyordum, Ve o kitap ilişti gözüme biranda, "Aşk Acısını Unutmanın Yolları" Sayfalarında umut aradım, hızlıca, Bir solukta içtim baştan sona, Allah´ım bu ne büyük martaval, Nasıl bir çelişki, nasıl yalanlar, Aşktan kaçmayı öğütlerken sayfalarca, Şair bile pes etmiş en sonunda, Kalbini dinlemiş, sessizliğinde hayatın, Anlamını son cümleye saklamış, Kitabın son sayfasındaki not gibi, "Gerçekten seviyorsan bırakma peşini"
acısı tatlı gelen tek şey belkide aşk üzülürken bile tatlı tatlı hayal ederiz o yaşanmışları kızarken bile affediciliğimiz hep tavan yapar gelse affederiz belkide terkedilmişliği değerli kılar yaşananlar eee yaşanmış ya, yaşayamayanlarda var... 07.10.2011 Hıdır Daştan
herkesin kalbinde batan bir gemi vardır kurşun gibi kelimelerin izdüşümünde saklı gündüze hasret bir gece vardır hep hüzün patlamalarında ışıksız kalan öyle sebebsiz dalıp gitmeler bir dublede şarkılarda ağlamalar içimizde bir yara vardır işte zamanla bandajladığımız bilirizki hiç kapanmayacak keşke görebilselerdi sevilenler bizdeki kendini gönlümüzdeki sarayları bilselerdi şimdi tek çözüm var aşk yarası için lütfen aramızdaki en hızlı şair yakalasın şu zaman denen çılgın koşucuyu belki sırtımızdan kalbimize tekme atan geçmişe ilk defa yüzümüzü döneriz Hacı Halil İstanbullu
Başımızda bin bir türlü telaş var Geçer diye bekliyorum zamanla Kurt kuzuya saldırıp ta götürmüş Dağa çöken simsiyah bir boranla Koyun meler kuzu meler çark eder Çoban uyur köpek bunu fark eder Söyledim ya başımızda duman döner Geçer diye bekliyorum her zaman Dost acısı bunları hep yazdıran Dost özlemi yaralarımı azdıran Yüreğime çöktü acı ile bir boran Geçer diye bekliyorum her zaman Özlem ektim çim olmadan kurudu Göz yaşlarım damla, damla yürüdü Dost hasreti yüreğimde büyüdü Diner diye bekliyorum her zaman Mahmut Ali BULUÇ 07...
Yüreğim acıyor, Yüreğim sızlıyor… İçimde mutluluğun rüzgarı esecek iken, Yaprak kımıldamıyor… *** Ey beni yoktan yere üzenler, Ey beni gözyaşlarına gark edenler, Her koşulda, her durumda, Fitneyi yeğleyenler, Sözüm yok size…. Ben Allah’ıma havale ettim sizi, Yaşadıklarımı o biliyor…. İbrahim Ormancı
Çok uğraştım hayat bağı kurmaya, Ayrılık acısı bağrımı yaktı. Baht rüzgarı ile hatır sormaya, Talihim cefayı sineme çaktı. Hayal ağacımda diledim dilek, Gönül bostanımı bozdu bir melek, Çiçek açtı arzum budadı felek, Esti kader yeli kalbimi söktü. Derya oldu derdim bahtını sorar, Aşkın ateş oldu yüreğmi sarar, Gözlerim köşede hep seni arar, Acı, tuzlu terin burnuma koktu. Ömür geçer gider bitmez yollarda, Çürüdüm, eridim yaban ellerde, Perişan hallerim gezer dillerde, Hem çirkin hem güzel el alem baktı. Kurudu dallarım gül açmaz bahar, Senden başkasına vermedim ikrar, Adını daima...
insanın içine yazın bile kar yağdırırken gözlerden akan gözyaşları buzdan bir hançere dönüşerek kalbe saplanır. Dudaklar kilitlenirken sözcükler ruhumuzda esir kalır... Feride Serin
URAL GİRAY ÇELİKCAN EVLAT ACISI “Allah sıralı ölüm versin” denir ya… Sıranın çok pis bir şekilde bozulmasıdır evlat acısı. Kendi ellerine doğan çocuğu, kendi ellerinle toprağa vermektir. Eşini kaybedersin “dul” denir, eğer bir çocuksan ve anneni ya da babanı kaybedersen “öksüz, yetim” olursun. Çocuğunu kaybetmiş bir anne-babaya ne denir? İsim verilemeyecek kadar büyük bir acıdır, evlat acısı… Evladını kaybetmek bir milattır yaşamında. O andan itibaren hiçbir şey eskisi gibi olamaz. O anne-babanın bakışları...
Aşk Acısı İstanbul İstanbul’u gurbette yaşamak Uzakta,rüyada kaçamak Onu anlamak,yaşamak İstanbul’a sevdalı için Yaşamayan göremez Ne iki gözüyle nede gönül gözüyle Anlaşılmaz iki çift sözüyle Lal olur anlatamaz diliyle Kapılırsın büyüsüne Renklerine,süsüne Hayran olursun İstanbul’un Mest eden lehçesine Köle olasın gelir görsen efendisine Dalarsın maziye Yaşlı vapurların,arka köpüklerinde Bulursun kendini,dönen pervanelerinde Üfül,üfül bir serinlik Kız kulesinin,uçuşmayan eteklerinde Simitçi martıların,titrer yüreklerinde Galata köprüsü balıkçıları Arapsaçı olmuş oltaları Rızık ararken haliç’de Bulanık,derin suları Çekerler tesbih tesbih Yukarıya balıkları Yutkundukça uzaktan Boğazımda kalır kılçıkları Oltalar çekildikçe Batar yüreğime İğneleri,sancıları Tarihin gözüyle baktığımda Selam durur Hazerfan’ı uçuran galata Üsküdar,doğancılar parkına Fısıldaşır hisarlar İstanbul’un fethini Duyarsın hisarlardan atılan Okların,okçuların sesini Kulak ver galata köprüsüne Anlatır haliç’in...
bir rüzgar eser bazen benliğime aniden uzaklaşırım şiire yazacak olduğum harflerimden bazen alır başımı giderim Faroz limanının en ucuna... ılık bir rüzgarın esintisine bırakırım bedenimi güneşi alırım sonsuzluk tuvalimin içine martılar cıvıldaşmaya başlar belki balıklar duymazlar yüreğimin sesini içimi dökerim Karadeniz’in masmavi sularına incecik bir sızıya eşlik edermiş gibi kıpırdaşır dalgalar belki ağlıyorlardır belkide gülüyorlardır bana...bilemem tek bildiğim şey bir tanem ölsem bile; yüreğimdeki sensizliğin acısını öldüremem… Metin Kaya İLHAN
Hasretin acısı var, derinde, çok derinde. Görünce içim yanar onu her seferinde. Halâ saklar dururum kalbimin bir yerinde. Onu benden ayıran yollar utansın, Hasrete yelken açan yıllar utansın. Paylaşmak ne güzeldi, aynı havayı suyu. Kimseye benzemezdi, melek gibiydi huyu. Sevda çekenler bilir bu aşk denen duyguyu. Onu benden ayıran yollar utansın, Hasrete yelken açan yıllar utansın. Oktay Tem
Sayfa başına git