Boşa geçen ömrü seyre dalınca Bir’gün benim gibi yanlız kalınca Acılardan hergün canın yanınca Çektigim acıyı çek’te anlarsın Karman karış...
Durak YİĞİT şiirleri
Diklenmeden dik’dur eğilme sakın NURANİ LAYT demiş Dost’lar bir bakın Ölüm,ayrılık var kabirse yakın ,,,,Fark eder’mi,Kazak LAYT benim adım ?...
Esse’de bir rüzgâr yağsan üstüme Bırakıp gitmene kim sebeb oldu ? Hayat versen toprak ile gül’üme Bırakıp gitmene kim sebeb...
Her zaman gerektir insan insana Edeb erkan ile buyur gir hana Herdem kılı çöpü edip bahane İnsanlığa kurşun sıkılır sanma...
Ondan önce kalkarım Elim yüzüm yıkarım Sonra geçip mutfağa Ekmek var’mı bakarım Koşarım bakkal’aca Alırım francala Fazla oyalanmadan Gelirim hemen...
Tutuşturdun elime gözyaşından kalemi Sönmüyor yüreğimde bu sevdanın elemi Hiç’birşey bitirmiyor hasret denen çilemi ,,,Bana yaşattıkların hangi suçun cezası ?...
Gönül bağı viran hazan başladı Yâr dediğim zalım haşladı beni Ağ’yar ile olup verdi el ele Daha ısınmadan tuşladı beni...
Evinizin önü ince bayırdı Ne emmi,ne dayı biri kayırdı Biz kime ne ettik bizi ayırdı ? Dönmedin sevdiğim gittiğin yerden...
Yokluk belâsına yurdumdan çıktım Çıktığımdan beri hasretim hasret Nice yaşlar döktüm canımdan bıktım Emmi’ye dayı’ya hasretim hasret Gözlerim dalıyor karlı...
Duydum ki Şiirler sultanı hasta Rabbimden şifalar kardeşim sana Bilesin’ki dostlar sen diye yasta Rabbimden şifalar kardeşim sana Sen susmazdın...
Vermişsin bir kere gitmeye karar Bu ayrılık sana bana’da zarar Ne söylesem desem ne işe yarar ,,,Derdi dert üstüne katar...
Bir zaman koşardım coşkun sel gibi Geldi geçti ömür sanki yel gibi Şimdi bakar oldu bana el gibi ,,,Sandım ki...
Bunca yıllık emeği yerle yeksan eyleyip El alemin içinde acımadan peyleyip Ummadığım lafları peş peşine derleyip ,,,Beni yüz’üstü koyup demek...
Zamane rüzgârı tersten esiyor Evlât Baba’sına ahkâm kesiyor Uymuş kör şeytana onla geziyor ,,,,Ne töremiz kaldı ne’de anene ,,,,Bir’şey diyenede...
Arayıpta sorma yorulma boşa Acıyıp bakmadın akan şu yaşa Çevirip yolumu sürdün yokuşa İstemem başına çal bu sevdanı, Kalmam sen...
Baş’tacı etmişim Onu zamansız Çare bulamadım derdim amansız Aşk’a tutulmuşum veriyor sancı ,,,,Kapıldım girdaba şaştım be hancı ,,,,Kurbanın olayım çatma...
İşlemiştim kalbe hep nakış nakış Yıldırım misâli neydi o yakış ? Sen’den beklediğim mutlu bir bakış ,,,Boşa geçen ömrün hayına...
Ben kara’kış yaşarken sen istersin yaz bahar Senin değil elbette benim bağrım hep yanar Kimin umurundasın söyle çileli gönlüm ?...