Tutma ellerimi Sözler verme boşuna İnanır mıyım sanıyorsun yalanlarına Geçtik bunları Uyan artık bırak geçmişi Yürü yarınlara Bir temiz sayfa...
DÜŞ
kapılara vuruyor sökerken şafağın rengi dereler kıpırdanıyor balıklar solucanlar gıcırtıyla uyanıyor insanlar bense kaç aydır uykuyu unutmuşum çapaklarım kiremit renkleriyle...
Acılarının insan yüzüne vurmadığı, Aşkın daha icat edilmediği günlerdi, Gece yalnızlıklarının, dostluk ateşlerinde, Köze döndürüldüğü, sarı kızıl gölgelerinde, Yıldızlar dökmemişken...
Küçüktün, Daha tomurcuklanmaktaydın geleceğe, Düş eskileri, yarım kalan manzaralar, Bahardan çıkmış, yeni yetme yaz başlarında, Aklının ermediği aşk oyunları, Ve...
Gecelerindeydik hayallerin, Aşkın demir aldığı, sessiz yakamozlarında, Ve hıçkırıklarındaydık, Denizkızının gözyaşlarındaki, hüznün adında, Geceydi, Sandalın köhneleşen yıllarını anlatırken denizin sisi,...
Adet görenek dedik, hepten israfa daldık Hakka uyanamadık, gafletten uyku aldık Koşmak şöyle dursun, emekledik de kaldık Ömrümüzü har vurup,...
İşte buradasın Belki çok önce, Belki az önce Edilmiş bir söz gibi Yer etmiş bir iz gibi, İsimsiz bir his...
Duygularımın tutsaklığından aşırıp kendimi Rüyada olsa görmek isterdim, bu vuslatsız kabusun dışında Ve adını mıh gibi sapladığım beynimden Soyutlaştırmak isterdim...
Bilmem hayal miydi yoksa düş müydü Gönül arzusunu buldu bu gece Yalın kılıç mıydı bir ateş miydi İçerim köz ile...