Siirler.Biz

DÜŞ

Tutma ellerimi Sözler verme boşuna İnanır mıyım sanıyorsun yalanlarına Geçtik bunları Uyan...
kapılara vuruyor sökerken şafağın rengi dereler kıpırdanıyor balıklar solucanlar gıcırtıyla uyanıyor insanlar bense kaç aydır uykuyu unutmuşum çapaklarım kiremit renkleriyle...
Acılarının insan yüzüne vurmadığı, Aşkın daha icat edilmediği günlerdi, Gece yalnızlıklarının, dostluk ateşlerinde, Köze döndürüldüğü, sarı kızıl gölgelerinde, Yıldızlar dökmemişken daha gökyüzünden, gül yüzüne, Aşk...
Küçüktün, Daha tomurcuklanmaktaydın geleceğe, Düş eskileri, yarım kalan manzaralar, Bahardan çıkmış, yeni yetme yaz başlarında, Aklının ermediği aşk oyunları, Ve büyümek korkusu, senden çok uzaklardaydı, Azledilen...
Gecelerindeydik hayallerin, Aşkın demir aldığı, sessiz yakamozlarında, Ve hıçkırıklarındaydık, Denizkızının gözyaşlarındaki, hüznün adında, Geceydi, Sandalın köhneleşen yıllarını anlatırken denizin sisi, Bir mumun titrek ışığında saklanan, Ve sallanarak...
Adet görenek dedik, hepten israfa daldık Hakka uyanamadık, gafletten uyku aldık Koşmak şöyle dursun, emekledik de kaldık Ömrümüzü har vurup, harmanları savurduk Bilgiç olduk...
İşte buradasın  Belki çok önce,  Belki az önce  Edilmiş bir söz gibi  Yer etmiş bir iz gibi,  İsimsiz bir his gibi  Aklımdasın  Ölümsüz bir düş gibi  Öyle bir...
Duygularımın tutsaklığından aşırıp kendimi Rüyada olsa görmek isterdim, bu vuslatsız kabusun dışında Ve adını mıh gibi sapladığım beynimden Soyutlaştırmak isterdim yeni bir sevdayla...
Bilmem hayal miydi yoksa düş müydü Gönül arzusunu buldu bu gece Yalın kılıç mıydı bir ateş miydi İçerim köz ile doldu bu gece Bilemedim...
Söğüt ağaçlarının Bulutsu serinliği Gümüşsü bir renge Çevirirken akşamı Uzak dağ başlarını düşürür aklına Çıkar sedef kakmalı Gümüş çakını o zaman Bir dal kes ışkınlardan Ve usulca yaslan Yaşlı bir...