ben, çölün olayım senin… sen, güneşim ol benim… ki de, gözlerimi körelt! ben, çölün olayım senin… sen, sıcağım ol benim…...
Fikret Turhan Şiiri
sakin suyun üzerine bir gül attım… yüzünde, güller açsın diye… dikenleri, yüzünü çizse bile! sakin gönlüme, bir kor attın… içimde,...
bir sorum vardı, dilimin gerisinde… her sormak istediğimde takılırdım gözlerine… soramazdım! .. bir derdim vardı, gönlümün içerisinde… her söylemek istediğimde...
sen uzaklardayken, ben gözlerimi yumuyordum… sıkı sıkya! içimdeki seni, daha güzel göreyim diye! … sen uzaklardayken… ben kulaklarımı kapatıyordum… sıkı...
sen, suya yazıyordun yüreğindekileri… ne taşıyor.. ne haddini aşıyor diye… ben, suya döküyordum yüreğimdekileri… hem taşıyor.. hem haddini aşıyor… üstelik...
seni gördüğümde, gözlerimin içi değil yüreğim gülüyor… tebessümler, damar gibi…kan gibi.. bedenimi sarıyordu! seni duyduğumda, yalnız kulaklarım değil bedenim gülüyor…...
gece, aysız..yıldızsız… koyu bir karanlıktı anlamsız! … gönlüm, sensiz…sessiz… geceden beter hem karanlık, hem de anlamsızdı! .. gece, eğer eserse...
öyle canlar var, nefes alır! lakin ölüdürler… öyle canlar var, nefes verirler! lakin ölü değildirler… öyle ölüler var, onlar ki…...
öylesine değil… ölesiye! sevmişim seni… boşa koymuşum, dolmamış… doluya koymuşum; almamış… aklımla değil… canımla! sevmişim seni… bu ne sevdaymış! …...
nasıl bir aşk’tı bu? ben, sayfalar dolusu romanlar yazarken… sen, birkaç satırlık küçük bir notu bile esirgiyordun benden… nasıl bir...
yeri, yaprağın arası… karaüzüm, üzümlerin hası… yeri, gönüllerin arası.. karagözlü, güzellerin hası.. yeri, doğanın arası… karaüzümle, karagözlü yanyana zamanların hası…...
uykuda, hep ölüyorduk… haberimiz olmazdı… dinleniyoruz sanıyorduk, ruhumuz göklerde dolaşıyordu… uykuda, ölüyorduk ya… uyku, ölüme talimdi aslında! beden cansız iken...
bir sana…bir bana… göl sana…damla bana… bir sana…bir bana… nan sana…lokma bana… bir sana…bir bana… soluk bana…asuman sana… bir sana…bir...
gözlerini gördüm, bebeğim dondu kaldı… çözeyim dedim, kaşların kızarım der gibi yukarı kalktı! sesini duydum, dilim tutuldu kaldı… çözeyim dedim,...
seven,sevdiğini bilir.. çeken,çektiğini… seven söylesin… çeken bitirsin.. ömür dediğin ne ki! böylece geçsin… seven,sevdiğini bilir.. eden,ettiğini… seven söylesin… eden kusurunu...
adını, fısıldadım… dağıldı, ses dalgaları uzayın en uzağına içinde, sevdamı taşıya..taşıya.. adını, serdim… dağıldı, denizin dalgaları ufukların en uzağına… üstünde,...
duygular,içimdi… içimi çözen,sevgiydi.. sevgiyi seren, sözlerimdi… sözlerimi yücelten,sizin beğenilerinizdi… dostlar,kötü gün içindi… sizleri yücelten,yüreğinizdi… yüreğiniz,sevginin en güzel yeriydi… fikret turhan-yalova...
akşamın üzeri güneşin son demleri göle düşmüştü! ve de…göl, serin serin yanıyordu… bahçenin tahta köprüsü, gölün kenarına doğru yükselerek gelmişti…...