içimde öyle bir volkan var ki patladı patlayacak içi de tıka-basa aşkınla dolu öyle bir patlayacak ki alemdeki; tüm renkler...
siirler
senin o aşkın var ya hiç yokken bana ıslık çaldırır durup dururken bana kahkahalar attırır bir de utandırır bakan var...
bebeğim, ne yapıp edeceğim seni kendime aşık edeceğim… kalbimi mi istiyorsun? söküp ellerine vereceğim… mehtabı mı istiyorsun? indirip gözlerine sereceğim…...
Kim olduğunu sordular Sustum söylemedim Tarif et dediler yapamadım Seni tarif etmek O kadar zorki sevdalım Güneşten sıcak Aydan berrak...
Kim olduğunu sordular Sustum söylemedim Tarif et dediler yapamadım Seni tarif etmek O kadar zorki sevdalım Güneşten sıcak Aydan berrak...
biz, nasıl bir dünyada yaşıyorduk ki bizim, binalarımız yükselirken insanlığımız hızla alçalıyordu… biz, nasıl bir dünyada yaşıyorduk ki bizim, dertlerimiz...
Her’dem hasretinle yanıyor içim Duy artık sesimi gönül Sultanım Sensiz bu dünya’da inan ki hiçim Duy artık sesimi gönül Sultanım...
Bir akşam üstü, Gün batarken dağlarda, Dolaştım yapayalnız, Ardıçlar,çamlar arasında. Mazi canlandı gözümde, Yüreğim sızladı; Yaş vardı gözümde. Ruhu gamlı,...
kaşını seveyim gözünü seveyim bir yüzüme güleydin ben de görüp öyle öleydim… kaşı kara yarim gözü kara yarim yeter ki...
haydi gönlüm, henüz vakit varken mevsimini de yakalamışken bırak kendini rüzgarların esişine bir de göreceksin ki kırlar bayırlar saygıyla önünde...
seni öyle bir sarasım gelirdi ki kalbini, kalbim dinlesin isterdim… seni, öyle bir öpesim gelirdi ki dilini, dilim emsin isterdim…...
ne zaman sen içime doğdun kırda çiçeklerle çiçekte kelebeklerle kelebekte güneşlerle yeni bir dünya oldun yüreğimde… ne zaman aklıma gelsen...
benim, o küçük kalbimin senin için kocaman kocaman nasıl çarptığını seni seviyorum diye diye nasıl haykırdığını bir duyabilseydin eğer hep...
gönüllere karlar düşerdi yaz maz demeden kimileri bu işe iklimler bozuldu diyeceklerdi hiç düşünmeden… gönüller titrerdi sıcak mıcak demeden kimileri...
yol var dağlara doğru gidesim gelir hep.. ağaç ağaç yaprak yaprak göresim çiçek çiçek çilek çilek öpesim gelir hep… yol...
yeter miydi? be gülüm; yaprağına vursa yağmurdaki tüm katreler çiçeğine konsa bahçemdeki tüm kelebekler öyle bir sevda armonisi olurdu ki...
zaman birdi sen gibi ben gibi ay gibi güneş gibi zaman akıp giderdi su gibi rüzgar gibi ay gibi bulut...
önce çisil çisil yağmur gibiydi saçlarında parlayan o ürkek bakışlı aşkımız… sonra dolu dolu boran gibi oldu entarini bedenine dolayan...