siirler

sözlerim, hep sımsıcaktı yüreğimde kurgulanıp dilimde buğulanıyor kulaklara ılık ılık akıyordu… gözlerim, hep ıpıslaktı yüreğimden taşıp pınarlardan taşan yaşlar yanaklara...
ikimiz gönüllerimizde ayn yoğunluğu yaşıyordu inan ki gözlerimiz birbirine değince bir nehir akıyordu içlerinden senle benle dolu denize doğru… Fikret...
çiçekler, aşkı anlatıyordu… oysa; ne bahçesine ne balkonuna bir eken bulunmuyordu… ağaçlar, geleceğimizi koruyordu… oysa; ne bağlara ne dağlara bir...
Maviler, Denizlere bulandı Denizler ise gözlerine Dokundum denizlere Gözlerin kaldı ELLERİMDE…. Sarılar, Başaklara bulandı Başaklar ise saçlarına Topladım başakları Saçların...
gönül yanar göz ağlardı sönen sönsün kalan kalsın onlar bana yeter bile… gönül ağlar göz yanardı gülen gülsün kalan yansın...
Seni başka sevmiştim etmiştim başım tacı Dinmeden artar durur yürekte ki, bu sancı Hani bir söz şöyle der,sen yolcusun ben...
bir çiçek düşlüyordum; rengi sen… kokusu sen… öyle ki gözümde tüten… nefesimde büyüyen… bir çiçek düşlüyordum; dalı sen… yaprağı sen…...
ölüm, melodi gibiydi yani evrenseldi… bir gün bulutlara komşu olunca aynı şarkılar çalacaktı yıldızdan yıldıza evrenselliğin modunda! … melodi, ölüm...
toprak; güneşi bekler yağmuru bekler üçü de uygun koşullarda çekirdeği delerdi fidan; bulutu özler rüzgarı özler keyfince güneşe doğru giderdi…...
Üzülme saçlarına düşen o ilk aktan Hep genç kalan gönlümün aşkına inan Yalnız sensin bu alemde aşkıma ilk yanan Hep...
karlar; güzden kalan o bulanık izleri siler, yere en güzel sayfaları sererdi biz yenilerini çizelim diye… karlar; doğanın gizemi baharın...
acelen neydi? deme… sabahın köründe dikilirim önüne sen görmesen de ellerimi uzatırım tutmasan bile… acelen neydi? deme… akşamım köründe dikilirim...
bilmeli ki iki dünya varsa; biri ahiri.. biri zahiri… iki de ben olmalıydı biri fani.. biri ebedi… işte, belli ki...
gözlerim, isyan etti insanlığı yakan o yangınlarda… kulaklarım, isyanın da ötelerindeydi insanlığı yıkan o feryatlarda… yüreğim, çıldırmayı denedi insanlığı havaya...
ben, bir masada ekmek olsam beni, yalnız sen parçala isterdim… ben, bir bardakta su olsam beni, yalnız sen yudumla isterdim…...
SEVGİ; BAKMAKTIR… BAK BAKABİLDİĞİNCE… SEVGİ; KONUŞMAKTIR… SÖYLE SÖYLEYEBİLDİĞİNCE… SEVGİ; DOKUNMAKTIR… OKŞA OKŞAYABİLDİĞİNCE… SEVGİ; YAŞAMAKTIR… SEV SEVEBİLDİĞİNCE… Fikret Turhan-Yalova, 15.02.2016
Gün batmasın artık akşam olmasın Ölürüm bu gece çıkmam sabaha Hergün içer’iken böyle kör kütük Nasıl edem bu sevdalı baş’ile...
onlar ki.. dışları kış olsa da içleri hep bahar KADINLAR…. onlar ki.. kuru dallarda patlamayı bekleyen yeşil yaprak KADINLAR…. onlar...