Sen benim hiç solmayan çiçeğimdin Ne gülen yüzüne bakabildim Nede beni seven kalbini görebildim O kadar doluyum bir o kadar...
siirler
neydi o? yılların alıp götürdüğü götürüp de bir yerlere gömdüğü sonra da birden bire bir aynanın içinde beğen-beğenme demeden önümüze...
her hayat, siyah-beyazdı aslında onu renklendirmek bize kalmıştı… o zaman ilahi emir gibi önce okumakla işe başlamak gerekti… zira okumak,...
seslerde arıyordum seni denizde dalgaların ormanlarda yaprakların ruhumda duyguların uğultusunda adın netleşiyordu ben sağa-sola savruldukça… çiçeklerde arıyordum seni papatyalarda kelebeklerin...
haydi dostlar, çirkinlikleri itelim elimizin tersiyle güzelliklere yol verelim limiti olmayan bir sürat ile hiç olmasa aktifi pasifi eşitleyelim iş...
yaşam, tam ortasındaydı nefesin; ne önünde ne arkasında… gerisinde, anılara… ötesinde, umutlara sarılırdı insan… yaşam, öyle bir hesaptı işte; yaşadıklarını...
Gündüzleri yaşadım kaldı ömrümün geceleri Sadece bana havlıyor sanki mahallenin köpekleri İnsan yaşlandıkça daha mı çok özler eski günleri Şu...
unutma..! nilüferler; batağın koyu karalığında, kaktüsler; çölün kavurucu sıcağında; kah sarı… kah pembe… kah beyaz… çiçeklerini açmakta umut adına sakın...
saz mıydı? gönlüme vuran… söz müydü? gönlümü yaralayan… ey benim derdim yarim bir ah çek de neredesin bileyim bu yanık...
benim bağım sendin lakin, ekili bir fidanın yoktu ben ekerdim seni gönlümce biraz gül biraz menekşe bu benim elimde…! benim...
Kadın, Sestir; Yeter ki Duymasını bil… Kadın, Gözdür; Yeter ki Bakmasını bil… Kadın, Eldir; Yeter ki Tutmasını bil… Kadın, Saçtır;...
aşkı, efsanelere koymuşlar kim inanır kim inanmaz diye tarihin içine salmışlar… aşkı, masallara koymuşlar bir varmış bir yokmuş diye birbirlerine...
düş gibiydin bu güz günlerinde yağmurlar gibi dinmeyen gözlerimde hapşırıp durunca ben çok yaşa demeliydin sen… giz gibiydin bu güz...
BUGÜNLERDE DUYGULARIM MEVSİMLER GİBİ BİRBİRİNE GİRDİ HANGİSİ DÜNYEVİ? HANGİSİ SEMAVİ? HİÇ BELLİ DEĞİLDİ… OYSA… DUYGULARI YANSITMANIN DİLİ YA BİR ŞİİRDİ...
ilkinin yağmurları aşka davetti yani; yaprak demekti… çiçek demekti… çiğ demekti… kısaca, sen demekti… sonuncunun yağmurları veda etmekti yani; gazel...
Sen bana Unut desen de Sözlerin, Fırtınalar estirmekte Gönlümün derinlerinde Belki bir gün anlarsın diye Bu garip de Garip garip...
can, yanar mı? yanar… koru yok dumanı yok… yürek mangal gibi sanki bir yanardağ kükredi kükreyecek… can kanar mı? kanar…...
bulutlar, üstünü örtse de yağmurlar da çiçekler de onsuz olmaz…! dünya, sırtını dönse de yıllar da günler de asla onsuz...